gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok eleştirmen filmi 2013'ün en iyi filmlerinden biri olarak gösterdi.Mulți critici au catalogat filmul drept cea mai bună producție cinematografică a anului 2013.
Eylem aynı zamanda, üç ülke arasındaki dayanışmayı da gösterdi.El a ilustrat și solidaritatea între cele trei popoare.
Davies gösterdiği performansla eleştirmenler tarafından övülmüştür.Performanța lui Clooney a fost lăudată de critici.
1 asist ve 1 gol başarısı gösterdi.A reușit 9 assist-uri și un gol.
Maçtan sonra ikisi birbirine saygı gösterdi ve elleriyle "Too Sweet" işaretini yaptılar.După meci, ambi s-au salutat în semn de respect cu un «Too Sweet».
Yiyecek sıkıntısı baş gösterdi ve karaborsacılık yaygınlaştı.Foametea era în plină expansiune și mărfurile s-au rărit.
Bu filmle uluslararası birçok ödül kazanma başarısını gösterdi.Filmul a obținut numeroase premii internaționale.
Fikri Bright'a gösterdiler ve üçü beraber yedi sayfalık taslağı NBC'ye sundu.Cei doi, împreună cu Bright, au trimis un manuscris de 7 pagini al serialului către NBC.
Maçtan sonra ikisi birbirine saygı gösterdi.După meci, cei doi s-au îmbrățișat în semn de respect.
Bunlar Güneş'in kendi çevresi etrafında döndüğünü gösterdi.Această deplasare dovedește că Soarele se învârtește în jurul propriei sale axe.
Maddi durumun düzelmesi kulübün sonuçlarına da etki gösterdi.Reunificarea reușită a statelor a avut consecințe și asupra numelui țării.
Eğitimde gösterdiği başarı ona altın madalya kazandırdı.La proba pe echipe a câștigat medalia de aur.
ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösterdi.Reacția din SUA a fost foarte asemănătoare.
Bulunduğu her sahnede kendisini başarılı bir şekilde gösterdi." yorumunda bulundu.În toate expozițiile el a înregistrat succese".
DİSK ve bağlı sendikalar yeni yasaya tepki gösterdiler.NASA și alții au răspuns afirmațiilor făcute în carte.
2009 yılı Şubat ayında yayınlanan Sızan detayları nihai metni de mevcut 6 bölüm bölümü gösterdi.Difuzarea documentarului, în februarie 2003, a avut într-adevăr consecințe profunde.
Yazar ve editör Damon Knight "bilim kurgu söylediğimiz zaman gösterdiğimiz şeydir." demiştir.Criticul și autorul de science fiction Damon Knight scria că Wyndham "...nu a înțeles ce lucru bun avea.
İşlerinde yine çok başarı gösterdi ve “turuncu kralı” adını aldı.Multiplele sale succese pe zgură i-au adus numele de „Regele zgurii”.
2011 yazından sonra çatışmalar şiddetlenerek artış gösterdi.În perioada de după alegeri hărțuielile asupra sa au sporit în intensitate.
13. yüz yılda, Nasir al-Din Tusi (Nasireddin), küresel geometri konusunda ilerlemeler gösterdi.În domeniul biologiei, Nasir al-Din al-Tusi a avut concepții progresiste pentru acea epocă.
Sonraki yıllarında pek çok diplomatik beceri gösterdi.De fiecare dată a dat dovadă de înalte abilități diplomatice.
Karadaki İtalyan ilerlemesi bir dizi aksaklık baş gösterdi.Caligrafia arabă a cunoscut câteva etape de dezvoltare.
Hükümet ise bu talebe ilgi gösterdi.Drept urmare guvernarea și-a manifestat dezinteresul pentru acest caz.
Genelkurmay Başkanlığı Kırca'nın ölümü üzerine, basında yer alan haberlere sert tepki gösterdi.Autoritatile maghiare l-au condamnat la moarte prin spanzuratoare pe pr.
Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir.Este sugerat de unii oameni că el este destul de frumos.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Reacțiile internaționale față de atentat au fost variate.
The Sims 3, ilk haftasında 1.4 milyon satarak büyük bir ticari başarı gösterdi.Numai în prima săptămână de la lansare, The Sims 3 s-a vândut în 1.4 milioane de exemplare.
Fakat antisemitik ve Yahudilere karşı ayırımcılık hareketleri baş gösterdi.Neîngăduitor când ar fi vorba de măsuri contra evreilor sau altor străini.
Frederic’in savaştan kaçtığı zamanlarda gösterdiği tutumun tam aksi bir tutum sergiler.De fapt, prusacii au câștigat bătălia din momentul în care Frederic a fugit.
Arkeolojik çalışmalara özel bir dikkat gösterdi.De asemenea a manifestat un interes deosebit pentru activitatea arheologică.
Titanik'i 1997'nin en iyi dokuzuncu filmi olarak gösterdi.El l-a numit al nouălea său film preferat al anului 1997.
Bizanslılar kısa bir süre için zayıf bir direnç gösterdi ve ardından bozguna uğradı.Bizantinii atacau scurt, în momente propice, după care se retrǎgeau.
Takım, ligde ve Avrupa'da başarılı bir performans gösterdi.Opereta s-a bucurat de un mare succes în Europa și peste ocean.
Tarihler Ağustos 2013'ü gösterdiğinde ise Atlantic Records ile bir anlaşma imzaladı.După o neînțelegere cu Motown Records, Mars a semnat cu Atlantic Records în 2009.
Seçimlerde solcuların başarılı olması üzerine ise çok kanlı bir savaş olan İspanya İç Savaşı baş gösterdi.Diviziunea internă rămânea puternică, ceea ce a alimentat războaie civile foarte sângeroase.
Sovyetler Birliği başarılarıyla ABD'den bir adım önde olduğunu gösterdi.Dar SUA s-a aflat cu un pas în față.
Okulda başarılı olmasına karşılık isyancı bir tutum gösterdi.La școală s-a remarcat repede ca rebel.
Ülkede açlık baş gösterdi.Foametea din India se încheie.
2006-07 sezonunda ise 56 maçta dokuz gol atma başarısı gösterdi.În sezonul 2006-07 el a oferit 19 pase decisive în toate competițiile.
Birçoğu geri dururken, bir kısmı direniş gösterdi.Din cauza vârstei, mulți dintre ei s-au retras.
Recep Adanır, bu turnuvada çok başarılı bir performans gösterdi.Un drum autentic în mica lume a marii performanțe.
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.Esküszöm, hogy az általad megnyitott úton feltartóztathatatlanul igyekszem eljutni az általad kijelölt célhoz.
Gaga ayrıca "Hair"ın kapak görselini 13 Mayıs 2011'de Twitter hesabından gösterdi.Gaga 2011. május 13-án Twitter felhasználóján mutatta be a Hair borítóját.
Channel 4, şarkıcıyı dünyanın en büyük pop yıldızları arasında gösterdi.A Channel 4 a világ legnagyobb popsztárjai közé sorolta.
Pace, aynı zamanda Law & Order: Special Victims Unit'de boy gösterdi.Heredia feltűnt még a Law & Order: Special VIctims Unit szériában.
Danimarka kısa sürede teslim olurken Norveç direnme gösterdi.A norvég győzelem után York megadta magát.
Lois ve Peter, okulda kurbağa yalama problemi baş gösterdiğinde endişelenmeye başlarlar.Lois és Peter is értesül a híradóból, hogy a békanyalogatás gondot okoz az iskolában.
Gezegenin manyetik alanı bulunmadığını gösterdi.Megmutatta, hogy a holdnak nincs magnetoszférája.
Kent nüfusu 1921-1948 yılları arasında yıllık ortalama %4.08 artış gösterdi.A népesség növekedési aránya 1921 és 1948 között átlagosan 4,08 százalék volt évente.
Bu isim, İngilizce konuşan ülkelerde yaygınlaşmadan önce, Fransa'da yaygınlık gösterdi.Ezt Franciaországban már az angol nyelvet használó országokban történt elterjedése előtt is alkalmazták.
2001 yılında Spielberg, Tenten'i bilgisayar animasyonuyla yansıtmak konusunda ilgisini gösterdi.Spielberg 2001-ben arról beszélt, hogy érdekelné Tintin számítógépes animációs feldolgozása.
Halbuki pencere döneminin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini vurgulamak gerekir.Zavaró lehet a fájl átírogatása, ha valaki gyakran váltogatja az ablakkezelőjét.
İkisi birlikte düzenli olarak çeşitli performanslar gösterdiler.Ők ketten közös alkalmi kiállításokat is rendeztek.
Kızlar büyük bir başarı gösterdiler.A lány előadásai nagyon nagy sikert aratnak.
Tolkien 1946'da büyük bir çaba harcadı ve el yazmalarını 1947'de yayımcılarına gösterdi.1946-ban sokat haladt előre, és 1947-ben megmutatta a kéziratot a kiadónak.
Chelsea ilk önemli başarısını 1955'te lig şampiyonu olarak gösterdi.A Chelsea első nagy sikerét 1955-ben érte el, amikor megnyerte a bajnokságot.
Düşünce ve fikirleri zaman zaman değişime uğradı ve çelişki gösterdi.De idővel megváltozott a természete, kötekedett és veszekedett.
Fransızlar bu duruma tepki gösterdiler.A franciák éltek a lehetőséggel.
Nitekim durumun öyle olmadığını zaman gösterdi.Nagyon úgy látszott a történtek kapcsán, hogy ez most nem így van.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Kimutatják, hogy még álmunkban is az agy valamennyi területe mutat valamilyen szintű tevékenységet.