gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arnavutluk'un NATO üyeliği için çaba gösterdi.Chorwacja rozpoczęła zabiegi o członkostwo w NATO.
2009-10 sezonunda Durant, kariyerinde ilk kez All-Star Maçı'na seçilme başarısı gösterdi.W sezonie 2005/06 Parker pierwszy raz w karierze został wybrany do All-Star Game.
Halk ise bu maddelere hükümetten daha fazla tepki gösterdi.Dało to rządowi więcej czasu do namysłu.
Bu takımda iyi bir performans gösterdi.No i grałem przecież w dobrej drużynie.
Bu arada Pepsi reklamlarıyla ekranlarda boy gösterdi.Wystąpiła w reklamie Pepsi.
Yine de Haçliler disiplinsizlik örnekleri gösterdiler.Widoczne były oznaki braku dyscypliny.
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)W każdej dziedzinie życia wykazywał oryginalność....)
Bu çalışmaları nedeniyle 1988 yılında kariyerinde yükselme gösterdi.Pod tym nazwiskiem występowała do zakończenia kariery w 1988 roku.
Burada 9 maçta 5 gol atarak iyi bir performans gösterdi.Świetne widowisko i walka przez pięć setów!
Albümün ilk teklisi "Don't Phunk with My Heart", büyük bir başarı gösterdi.Pierwszym singlem nagranym z tego album był "Don't Phunk with My Heart".
Bu iki yaklaşım, birbirleriyle tutarsız sonuçlar üretmesi, onların çok farklı olduğunu gösterdi.Argumentował, że chociaż wszyscy oni praktykują to samo, to wyniki są różne.
Troçki daha sonra deneyim Lenin'in haklı olduğunu gösterdi diyecekti.Jakże lepiej ode mnie zrozumiał Pruszyński wtedy, co się z nami stanie.
İlk hasat 1956'da şaşırtıcı bir başarı gösterdi.Zbiory w 1956 okazały się oszałamiającym sukcesem.
Bununla birlikte bazı kaynaklarda hareketin çözüm süreci ile birlikte hızla yayılma gösterdiği belirtilmiştir.Trzeba jednakże stwierdzić że inne źródła oceniły Presto bardzo dobrze.
3 oyuncu kupayı 5 kere kazanma başarısını gösterdi.Trzem zawodnikom udało się zdobyć ją trzy razy.
Birçok kimse Isser Harel ve dönemin başbakanı David Ben-Gurion'a tepki gösterdi.Doprowadziło to do dyskusji publicznej i ustąpienia premiera Dawida Ben Guriona.
Maddi durumun düzelmesi kulübün sonuçlarına da etki gösterdi.Dobrze gospodarując dochodami klasztoru sprawił również, iż poprawiła się jego sytuacja materialna.
Her yıl bir filmde boy gösterdi.Przez długie lata występował w kilku filmach rocznie.
Erişim tarihi: 3 Temmuz 2011. ^ "BDP, 6 KCK sanığını aday gösterdi".MP Rewia 36/2011: Kiedy się oświadczył, miał 6 lat! (pol.).
Pace, aynı zamanda Law & Order: Special Victims Unit'de boy gösterdi.Wystąpił też w serialu Prawo i porządek: Sekcja specjalna (ang. Law & Order: Special Victims Unit).
ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösterdi.Amerykanie zareagowali na apel bardzo żywiołowo.
Buna rağmen Tigana, millî takıma seçilme başarısını gösterdi.Dzięki determinacji Jimowi udaje się jednak stworzyć drużynę, która osiąga sukcesy.
Ölümünden sonra Peleliu'da gösterdiği cesaretten dolayı rütbesi korgeneralliğe yükseltildi.Za odwagę wykazaną podczas boju pod Huciskiem został awansowany do stopnia plutonowego.
Akdeniz'in etrafındaki birçok yere Bu merkez noktasını gösterdiği söylenen omphalos taşları dikilmiştir.Na całym świecie znaleziono setki miejsc, gdzie występuje ten fenomen.
Görev süresi boyunca ekonominin liberalleşmesi için gayret gösterdi.Przez cały okres sprawowania funkcji walczył z ruchem wyzwoleńczym.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Między parą policjantów zaczyna się rodzić nieśmiałe uczucie.
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Za swą aktywność otrzymała wiele nagród.
Çeşitli dernek ve kuruluşlarda faaliyet gösterdi, konuşmalar yaptı, yazılar yazdı.Formułował rozporządzenia i dyrektywy, tworzył przemówienia i proklamacje.
Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.W tym samym czasie w kraju drastycznie spadła produkcja żywności.
Avusturya kuvvetleri arasında kopukluk ve geri çekilme baş gösterdi.Wywołało to w sztabie austriackim zamieszanie i niepokój.
Gösterdiği ışık değişimi Algol'den daha karmaşık ve ilginçti.Zmiany wówczas zachodzące w komórce są bardziej gwałtowne i spektakularne niż w przypadku opisanym wyżej.
Burada gösterdiği başarıdan sonra ise Utah Jazz tarafından geri çağrılmıştır.Następnie został zwolniony przez Utah Jazz.
Fidanlık yetkilileri yol gösterdi.Wytyczne władz zwierzchnich.
Bu dönemde Picabıa'nın sinema ve fotoğrafa da büyük ilgi gösterdiği bilinmektedir.W tym okresie Płatonow zainteresował się także sztuką sceniczną i filmową.
Seçim sonuçları en azından önemli kentlerde, Cumhuriyetçi partilere büyük bir kayma olduğunu gösterdi.W wyborach nowych merów okręgów paryskich zdecydowane zwycięstwo odnieśli umiarkowani republikanie.
Kenti savunan garnizon kısa bir direnme gösterdi.Strażnica „Trybuchowce” stawiła krótkotrwały opór.
CMLL öbür patlama periyoduna, genç yıldızları ön plana çıkararak yol gösterdi.Kolejną istotną konsekwencją publikacji HDF było zauważenie bardzo niewielu gwiazd na pierwszym planie.
Britanya Savaşının başarısızlığı adanın işgal edilemeyeceğini gösterdi.Strategia „zagłodzenia” Wysp Brytyjskich okazała się nieskuteczna.
Yiyecek sıkıntısı baş gösterdi ve karaborsacılık yaygınlaştı.Ceny futer rosły, a populacja była intensywnie przetrzebniana.
Britanya generali Caratacus 50 yılında yakalandığında Claudius kendisine merhamet gösterdi.När den brittiske generalen Caratacus tillfångatogs år 50 e.Kr. beviljade Claudius honom nåd.
1999 da Viyana'daki bir araştırma ekibi Fullerene büyüklüğündeki moleküller için kırılımı gösterdi.1999 visade en forskargrupp i Wien diffraktion för molekyler som är stora som fullerener.
Evrensel geometriyi kullanarak sonraki çalışmalar kara deliklerin daha genel özelliklerini gösterdi.Med hjälp av global geometri, har senare studier visat mer allmänna egenskaper hos svarta hål.
Ancak 2006'da IGN.com ilk sezonun en iyi bölümü olarak "The Crepes of Wrath" bölümünü gösterdi.Under 2006 gav IGN.com avsnittet "The Crepes of Wrath" priset som det bästa avsnitt av första säsongen.
Čolić erken yaşta spora ilgi gösterdi.Ruste visade tidigt talang för idrott.
Hristiyanlar buna çok alâka gösterdiler.De kristna kunde nu agera helt öppet.
Üstün başarılar gösterdi ve yaralandı.Han hade tur och klarade sig oskadd.
Bu üniversite 2005-2010 yılları arasında faaliyet gösterdi.Vid detta universitet var hon även prorektor 2005–2010.
Suçlu olarak, Nero Hristiyanlar olarak bilinen bir tarikatı hedef gösterdi.För att avvärja beskyllningarna från sig själv utsåg Nero de kristna till måltavla.
DFB-Pokal'da kendini gösterdi.Laget hade några framgångar i DFB-Pokal.
13 Mayıs - Stockholm'de Çiçek hastalığı salgını baş gösterdi.16 maj – Smittkoppor konstateras i Stockholm.
Martyn, İngiltere formasını 23 kez giyme başarısı gösterdi.Barmby har även representerat det engelska landslaget vid 23 tillfällen.
Bu amaçla kitap ve kütüphane için daha fazla fon ayrılması için çaba gösterdi.De omändrades för detta ändamål till en större läse- och bibliotekssal.
Buna karşılık kültürel yaşam büyük bir canlanma gösterdi.Frihetstiden innebar ett stort kulturellt uppsving.
29 Ağustos 2008, John McCain Alaska Valisi Sarah Palin'i Başkan Yardımcılığına aday gösterdi.29 augusti – John McCain valde Sarah Palin till sin vicepresidentkandidat.
Her yıl bir filmde boy gösterdi.Sedan dess har han gjort en film om året.
Halk bu olaya büyük tepki gösterdi.Publiken reagerade starkt.
1828'de Friedrich Wohler üre sentezinin (bireşimin) mümkün olduğunu gösterdi.1828 visade Friedrich Wöhler att det var möjligt att syntetisera urea.
Dördüncü ligde ise çok etkili bir performans gösterdi.Den fjärde matchen blev lika spännande.
'Nadir Nadi Beyi göreceğim,' dedim, mektubunu gösterdim."I familjekretsen sågo vi honom ej mycket" skrev dottern.
Orta Çağ'ın ilerleyen yıllarında Katalan edebiyatı büyük etkinlik gösterdi.Var det rimligt att göra åverkan på det medeltida murverket?