gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerine tepki gösterdim.Zo redeneerde ik.
Fetih, Mahmoud Abbas’ı 2005 Filistin Başkanlık seçimi için aday gösterdi.Fatah steunde Mahmoud Abbas in de Palestijnse presidentsverkiezingen van 2005.
Benden korkup adıma saygı gösterdi.Hij ging prediken in Frygië.
Hemen sonra ABD yolu gösterdi.Aansluitend daarop volgde een tournee door de Verenigde Staten.
Savaşta gösterdiği başarılar nedeniyle Polonya tarafından Virtuti Militiari madalyasına layık görüldü.In Congres-Polen werd de Virtuti Militari omgedoopt in Poolse Militaire Medaille.
Aynı zamanda güneş saati de gölgenin gösterdiği sayıya göre saati gösterir.Je schaduw wijst dan het uur aan.
Bu dönemde Galya'da yeniden sorunlar baş gösterdi.Geheel Wales was nu in zijn handen.
Böylece sahnelerde assolist olarak da kendini gösterdi.Daarop bracht hij zichzelf in als keeper.
1978'de bağımsızlıkçı hareketler yeniden boy gösterdi.Na 1978 werden religieuze activiteiten weer mogelijk.
Çalışmaların havaalanının Güney Florida ve Everglades National Park'ta ekosistem yok edeceğini gösterdi.Het toestel stortte neer in het moeras van de Florida Everglades.
Mart ayında haftanın oyuncusu seçilme başarısı gösterdi.In maart 2008 werd hij verkozen tot Speler van de Maand.
Ulaşıma özel bir ilgi gösterdi.Hij had bijzondere interesse voor de bosbouw.
Eğitimde gösterdiği başarı ona altın madalya kazandırdı.Voor zijn inspanningen in de series ontving Vendt de gouden medaille.
Bu nedenle arkeologların en çok ilgi gösterdiği yapılardandır.Dit alles roept bij de archeoloog vooral vragen op.
Pace, aynı zamanda Law & Order: Special Victims Unit'de boy gösterdi.Hij verscheen ook in Law & Order: Special Victims Unit.
Ajans kısa sürede okuyucu ve izleyicilere büyük ilgi gösterdi.De taal heeft in korte tijd veel aandacht gekregen van de media en taalkundigen.
Mısır'ı kurtarmış olan üvey annesi Şecer-üd-Dürr'e hakaretkar tutumlar gösterdi.Bij haar geboorte werd zij door haar moeder (die zij nooit heeft gekend) ter adoptie afgestaan.
Halk bu olaya büyük tepki gösterdi.Het publiek reageerde geschokt.
"Akım" Cardenas'ı aday olarak gösterdi.De PARM besloot echter Cárdenas als presidentskandidaat te steunen.
Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.De olieproductie in het gebied nam zeer sterk toe.
Görev süresi boyunca ekonominin liberalleşmesi için gayret gösterdi.Zijn vrije tijd wijdde hij aan de verbetering van zijn economische verhandeling.
Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı.Sindsdien was hij niet meer de oude en verkoopt hij zelfgeschreven gedichtjes.
DFB-Pokal'da kendini gösterdi.De zelfmoordenaar bij DBNL.
Dünya'nın yuvarlak olduğu konusunda yeni deliller gösterdi.Hij is ervan overtuigd dat de aarde rond is.
Burada çok iyi bir performans gösterdi.Hier presteerde hij uitstekend.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Onder zijn officieren had hij onder andere hierdoor een uiterst slechte reputatie.
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Hij sleepte voor zijn prestaties verscheidene prijzen in de wacht.
Fakat yeniden sakatlık sorunu baş gösterdi ve 1998-99 sezonunda sadece 7 maçta forma giyebildi.Daar keerde de knieblessure terug en speelde hij in het seizoen 1996-1997 slechts 9 wedstrijden.
Aynı anda diğer şehirlerde yağmalamalar baş gösterdi.Niet lang daarna ontstonden in andere steden ook damesteams.
Caligula onlara bir daha ne aşırı sevgi ne de saygı gösterdi.Venka werd nooit meer met minachting behandeld.
Atkinson maçta 2 sarı kart gösterdi.Tijdens dit duel gaf Buquet twee gele kaarten.
O, bana resmini gösterdi.Hij toonde me haar foto.
O, bana resmini gösterdi.Hij toonde me zijn foto.
Çin'deki nüfus sayımı Vietnam'da bir milyon kişinin yaşadığını gösterdi.Chiński spis ludności wykazał prawie milion ludzi mieszkających w Wietnamie.
Tahıl ürünleri üretimi %18 artış gösterdi.Uprawa zbóż wzrosła o 18%.
Hamas, ilk intifada sırasında benzer davranış gösterdi.Szczególną aktywność wykazał w trakcie pierwszej intifady.
Eritre, Mikronezya ve Palau bu yıl olimpiyatlara ilk kez katılım gösterdiler.Po raz pierwszy na igrzyskach pojawiły się Erytrea, Mikronezja i Palau.
Bizim bir aile olduğumuzu gösterdiler.Uznaje ich jako rodzinę.
Her sezonda First Team All-American takımına seçilme başarısı gösterdi.Pod koniec sezonu został wybrany do First Team All-America.
13. yüz yılda, Nasir al-Din Tusi (Nasireddin), küresel geometri konusunda ilerlemeler gösterdi.Perski matematyk Nasir al-Din Tusi (Nasireddin) w XIII wieku rozwijał geometrię sferyczną.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Ukazują, że nawet w trakcie snu wszystkie części mózgu wykazują pewien poziom aktywności.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.Często w swoich sztukach wyrażał moralne alegorie.
Bir yıl sonra şehirde büyük bir veba salgını baş gösterdi.Rok później w mieście wybuchła zaraza.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.Pomysł zarzucono bo nie były przydatne.
Kadı açık bir şekilde Yahudilere yakınlık gösterdi.Bojówka ostro występowała przeciwko Żydom.
Styles'ın TNA başkanı Dixie Carter ile ilişkisi olduğunu düşündüren fotoğrafları gösterdi.Daniels przedstawił wówczas kilka zdjęć sugerujących romans Stylesa z prezes TNA Dixie Carter.
The Sims 3, ilk haftasında 1.4 milyon satarak büyük bir ticari başarı gösterdi.W pierwszym tygodniu wydania The Sims 3 liczba sprzedanych egzemplarzy wyniosła 1,4 mln.
Ancak grupta sorunlar baş gösterdi.Jednakże w zespole pojawiły się problemy.
Kuzeydeki taarruz planlandığı gibi gelişme gösterdi.Biegnie do portu sprawdzić, czy wszystko poszło zgodnie z planem.
2003 yılında takımıyla birlikte NCAA Turnuvasında Final Four oynama başarısı gösterdi.W 2009 roku, razem ze swoją drużyną trafił do Final Four rozgrywek NCAA.
2012'de Slant Magazine, albümü "1980'lerin En İyi Albümleri" listesinde 10. sırada gösterdi.W 2012 Slant Magazine umieścił album na pierwszym miejscu listy najlepszych albumów lat 80.
Burada çok iyi bir performans gösterdi.I tu zaprezentował dobrą formę.
Anastasius, çalışkan bir reformcu ve iş bilir bir yönetici olarak kendini gösterdi.Anastazjusz okazał się energicznym reformatorem i kompetentnym administratorem.
1993'te meslek yaşamında gösterdiği başarı için özel bir Oscar'la onurlandırıldı.W 1993 otrzymał Oscara honorowego za całokształt twórczości.
Gösterdikleri üstün hizmet karşılığında yurttaşlara onursal bir hediye olarak başı olmayan bir ok verilirdi.Rząd w Londynie nie zaoferował im w zamian za służbę żadnych widocznych korzyści.
Bu pozisyonda birliklerini örgütlemek ve eğitmek için büyük bir yetenek gösterdi.Podczas wykonywania tych zadań wykazał duże zdolności organizacyjne i szkoleniowe.
Daha sonra partinin askeri nitelikli organizasyonu olan Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold’da boy gösterdi.Należał do założycieli organizacji Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold.
Şarkı iyi bir ticari başarı gösterdi, Avustralya, Kanada ve Japonya'da ilk onda yer aldı.Piosenka osiągnęła bardzo duży sukces komercyjny, dochodząc do pierwszej pozycji w Australii i Polsce.
20th Century Fox, bu diziyi geliştirmeye ve başka bir kanala satma işine ilgi gösterdi.20th Century Fox zaznaczył, że istnieje możliwość kontynuacji w sytuacji zakupu serialu przez inną sieć.
1973-2009 yılları arasında faaliyet gösterdi.Jego działalność miała miejsce w latach 1972–2009.