gösterdi ile cümle

gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
29 Ağustos 2008, John McCain Alaska Valisi Sarah Palin'i Başkan Yardımcılığına aday gösterdi.Il 29 agosto 2008 ha scelto come candidata vicepresidente la governatrice dell'Alaska Sarah Palin.
Dag Hammarskjold Parkı'ndaki gösterilere 200 bin kişi katılım gösterdi.L'incontro si disputò di fronte ad 82.000 spettatori presenti ad Hampden Park.
1550 ve 1580'de şehirde tekrar veba salgını baş gösterdi.La peste ricomparve nel 1550 e nel 1580.
Özellikle atışma dalında başarı gösterdi.Di particolare interesse la salma rinvenuta al suo interno.
Kadın utangaç başı ile razılık eledi (gösterdi).La sposa di Nefermaat fu Itet (o Atet).
Bağımsızlığın ardından istikrarsızlık baş gösterdi.In seguito l'inflazione si stabilizzò.
2009-10 sezonunda Durant, kariyerinde ilk kez All-Star Maçı'na seçilme başarısı gösterdi.Durante l'ottima stagione 2009-10 viene convocato per la prima volta in carriera all'All Star Game.
Kitaba Melania Trump'ın sözcüsü de tepki gösterdi.Il riconoscimento le è stato conferito da Melania Trump.
Böylece, aslında yapının sonlu Galois genişlemelerinin Galois gruplarıyla belirlendiğini gösterdi.Cioè, tutti i gruppi finiti si possono presentare come gruppi di Galois.
2012'de Slant Magazine, albümü "1980'lerin En İyi Albümleri" listesinde 10. sırada gösterdi.Nel 2012, Slant Magazine inserì l'album al numero 15 nella sua lista dei "Best Albums of the 1980s".
1977-78 sezonunda ayrıca 6 gol kaydederek kendini büyük takımlara gösterdi.Nella stagione 1976-1977 mette a segno 6 reti, suo record personale.
All I Ever Wanted, uluslararası pazarlarda önemli başarılar gösterdi.Ebbe grande successo su tutti i mercati mondiali.
1832'de 98. Piyade Birliği'nin Albayı oldu ve Birinci Opium Savaşı boyunca üstün hizmet gösterdi.Nel 1832 divenne tenente colonnello del 98º Reggimento e partecipò nel 1842 alla prima guerra dell'oppio.
Ancak Merkez-sol Partisi, çok az oyla belediye başkanı Massimo Cacciari'yi aday gösterdi.Il matrimonio è stato officiato dal sindaco Massimo Cacciari.
28 Ekim 1940'ta Yunan-İtalyan Savaşı baş gösterdi.Il 28 ottobre 1940 prese il via la campagna italiana di Grecia.
Atkinson, sonraki sezon ise daha başarılı bir performans gösterdi.Gifford, tuttavia, attribuiste questi ad una fase costruttiva successiva.
Bu başarıda gösterdiği katkılarına rağmen sezon sonu serbest bırakıldı.Nonostante la conquista del titolo nazionale, a fine stagione è stato ugualmente esonerato.
Kent nüfusu 1921-1948 yılları arasında yıllık ortalama %4.08 artış gösterdi.La popolazione, dal 1921 al 1948, crebbe con una media annua del 4,08% di persone in più.
Abbasov Mehdi gösterdiği yiğitliye göre "Mikhaylo" lakabını almıştır.Mehdi Abbasov ha meritato il soprannome di "Mikhaylo" per il coraggio dimostrato.
İki güreşçi,, ringe girişleri esnasında birbirine karşı gösterdikleri gerginliği de sona erdirmişti.I due gemelli litigarono furiosamente al centro del ring arrivando anche alle mani.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante il monsone d'inverno, però, le correnti del nord sono rovesciate.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Diverse furono le reazioni politiche internazionali riguardanti il massacro.
Türkiye Ekonomisi, 1990-2008 arasındaki 18 yıllık ölçekte ortalama %4 büyüme gösterdi.L'economia cinese crebbe con una media del 10% tra il 1990 ed il 2004.
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)Era così veloce che riusciva a coprire tutti gli spazi. (...)
Ayrıca bazı insanların neomisine karşı alerjik reaksiyonlar gösterdikleri bilinmektedir.Non si sono notati neppure particolari problemi da persone con allergie.
Ve Grek dünyasını perdeleyerek bize gösterdi.Sono i greci ad averci inventati.
Bir sonraki sezon ise kendini gösterdiği sezon oldu.La stagione successiva si rivelò decisiva.
Giuly, Fransa formasını 17 kez giydi ve 3 gol atma başarısı gösterdi.Foley si ruppe il naso ed ebbe bisogno di diciassette punti di sutura dopo l'incontro.
Bizim bir aile olduğumuzu gösterdiler.Siamo tutti una famiglia.
Kızlar büyük bir başarı gösterdiler.Gli attacchi ebbero un successo notevole.
1996 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda gösterdiği performanstan sonra Galatasaray'a imza attı.Dopo il Campionato europeo di calcio 1996 Terim ha firmato un contratto con il Galatasaray.
Babasının Astronomi'ye gösterdiği ilgi sebebiyle Dondi'de astronomiye karşı bulunan merak içten içe büyüdü.Visitando il suo osservatorio astronomico a Palermo si è acceso in Smyth l'interesse per l'astronomia.
Bu ilk temsiller sonunda seyirciler gayet soğuk olarak ilgisizliklerini gösterdiler.Fu in ogni caso la prima volta che il grande pubblico vide a colori i suddetti personaggi.
Damon bana pul albümünü gösterdi.Деймон показал мне свой альбом с марками.
Tehlikenin karşısında cesaretini gösterdi.Она показала свою смелость перед лицом опасности.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.Том показал Мэри, как вскипятить воду в бумажном стаканчике.
Kapıda biletimi gösterdim.В дверях я показал свой билет.
Tom Mary'ye fotoğraf albümünü gösterdi.Том показал Мэри свой фотоальбом.
Ona yolu gösterdim.Я показал ему дорогу.
Okutman ilginç slaytlar gösterdi.Лектор показывал интересные слайды.
O kısaca gerekçelerini gösterdi.Он вкратце предъявил свои аргументы.
İmam İbrahim, kendisine yakın ilgi gösterdi.Поклонником учения был Авраам.
Carl'ın bilimdeki yeteneğini "Fat Man and Little Boy" bölümünde gösterdi.Он демонстрирует свои таланты в науке в эпизоде «Fat Man and Little Boy».
Öncelikle sivil halkını nispeten güvenli yere ulaştırmaya gayret gösterdi.Ибрагим же заранее спрятал своих людей в засаде.
Aksine, çocuklarının dürüstlerin ölümüyle buluştuğu için sevinç gösterdi.Напротив она проявила радость по поводу того, что дети её встретили смерть праведников.
Aralarında Mendel Portugali'nin de bulunduğu çoğu genç cemaatin korunması için çaba gösterdi.Многие из молодых евреев, в том числе Мендель Португальский, пытались защитить сообщество.
Yapılan analizler depremin üç olaydan oluştuğunu gösterdi.Анализ показал, что землетрясение представляет собой серию из трёх толчков.
1550 ve 1580'de şehirde tekrar veba salgını baş gösterdi.В 1550 и 1580 годах в городе свирепствовали эпидемии чумы.
New Times Broward-Palm Beach'ten Erika Howard, eseri, albümün en dolu şarkısı olarak gösterdi.Эрика Ховард из «New Times Broward-Palm Beach» назвала песню наиболее «говорящей» на альбоме.
Ayrıca farklı yerlerdeki olayların eşzamanlılığının tanımının sadece bir kuralı olduğunu gösterdi.Он также показал, что определение одновременности событий в разных местах является лишь соглашением.
Lokomotiflerde yedek parça sıkıntısı baş gösterdi.Куда хуже дело обстояло с локомотивами.
Burada çok iyi bir performans gösterdi.«Мы действительно сделали красивое шоу.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Международная реакция на массовые протесты в Венесуэле была различной.
Ülkede açlık baş gösterdi.В стране царил голод.
White'ın teşhisi gösterdi ki, AIDS eşcinsellere ait problem değildir.Блю оставил там сообщение о том, как трудно быть геем.
Albümün ilk teklisi "Don't Phunk with My Heart", büyük bir başarı gösterdi.Первым выпущенным синглом с альбома был «Don't Phunk With My Heart».
Haziran ayında, BBC Radio 1'de Diplo ve Arkadaşları programında performans gösterdi.Несколько лет на радио BBC Radio 1 ведёт еженедельное шоу 'Diplo & Friends'.
Dünya'nın yuvarlak olduğu konusunda yeni deliller gösterdi.Я категорически настаиваю на том, что Земля круглая.
“Bize tuhaf olanı gösterdi, böylece tuhaf olan sıradanlaştı ve biz onun hakikaten ne olduğunu görebildik.”«Мы уже осмотрели окопы и, — сказал он, — они нам очень понравились!».
Savaş sonrası dönemde Yahudilerin çoğu dikkatleri üzerilerine çekmemeye özen gösterdiler.Я думаю, что если бы они жили сегодня, большинству из них было бы стыдно за то, что случилось с евреями.

İlgili Sayfalar