gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük yararlıklar gösterdi.Demuestra grandes avances.
Zehir hemen ölümcül etkisini gösterdi ve Britannicus ağzından köpükler çıktığı halde yere düştü.El veneno fue fatal y Británico cayó al suelo soltando espuma por la boca.
Sovyetler Birliği, 1952 Yaz Olimpiyatları'nda gösterdiği performans nedeniyle turnuvaya katılmadı.La Unión Soviética no participó debido a su mala actuación en los Juegos Olímpicos de 1952.
Bu pozisyonda birliklerini örgütlemek ve eğitmek için büyük bir yetenek gösterdi.En esta posición demostró su gran habilidad para la organización e instrucción de sus tropas.
Bu takımda gösterdiği performans ile 2005 yılında İtalya All Star kadrosuna girdi.Con esta disco realizó giras por toda Italia el 2005.
Owens bunu inkâr etse de, Strowman bu sözü aldığı videoyu gösterdi.Owens lo negó, pero Strowman mostró imágenes que confirmaban su afirmación.
Albümün ilk teklisi "Don't Phunk with My Heart", büyük bir başarı gösterdi.El primer single del álbum fue "Don't Phunk with My Heart".
Tasarım ayrıntıları teleskobun özellikleriyle ve optik olarak nasıl performans gösterdiğiyle ilgilidir.Lad especificaciones de diseño determinan las características del telescopio y cómo actúa opticamente.
Nitekim, Hans Bethe nin gösterdiği gibi, Lamb kayması nın açıklanması bir öz-enerji terimini gerektirmiştir.En efecto, como demostró Hans Bethe, el efecto Lamb necesitaba un término de auto-energía para ser explicado.
2001 yılında Spielberg, Tenten'i bilgisayar animasyonuyla yansıtmak konusunda ilgisini gösterdi.En 2001, Spielberg reveló su interés en representar Tintín con animación por ordenador.
Ancak şarkı, diğer birçok ülkede daha yüksek başarı gösterdi.La canción funcionó mejor en otros países.
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."Y si se desentienden, apoderaos de ellos y matadles donde les encontréis.
Directors Guild of America, Huston'ı "En İyi Yönetmen" kategorisine aday gösterdi.Nominación al Directors Guild of America por Mejor Dirección.
İntikam olarak Aeschines, Demosthenes tarafından yapılan suçlamalara karşı durmaya gayret gösterdi.En un intento de venganza, Esquines buscó imputar la culpa de estos desastres a Demóstenes.
Channel 4, şarkıcıyı dünyanın en büyük pop yıldızları arasında gösterdi.El cuarto día Dios estableció la diferencia entre los grandes cantantes y pequeñas estrellas locales.
Gösterdiği başarılardan dolayı birçok ödül almıştır.Recibió muchos premios por su desempeño.
Savaştan sonra satranca geri döndü ve birçok uluslararası etkinlikte boy gösterdi.Después de la guerra, volvió a jugar al Ajedrez en muchos eventos internacionales.
Bu yeteneğini özellikle, “Birleşik Hollanda’nın çöküş tarihi” eserinde gösterdi.El puesto se lo había ganado sobre todo con su Geschichte des Abfalls der Vereinigten Niederlande.
İlk büyük başarısını 1570 yılındaki Kıbrıs serdarlığı sırasında gösterdiğinden "Kıbrıs Fatihi" olarak anılır.Se refiere a su «muy serio quebranto experimentado en 1500».
Dördüncü ligde ise çok etkili bir performans gösterdi.El cuarto partido fue también emocionante.
Kulüp aynı yıl birinci lige terfi etme başarısı gösterdi.Al año siguiente el club logró su primer ascenso.
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.Le mostró en primer lugar dónde había pecado, y entonces le ofreció su explicación.
Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi.En Marsella intentó conseguir la liberación de su marido en cuanto hubo posibilidad de salir del país.
Futbolcular çok ilgi gösterdi.Los futbolistas ganan mucho.
Benzenin gösterdiği tipik tepkimelerden biri, substitüsyon tepkimeleridir.Las reacciones típicas del benceno son las de sustitución.
2012'de Slant Magazine, albümü "1980'lerin En İyi Albümleri" listesinde 10. sırada gösterdi.En 2012, Slant Magazine colocó el álbum en el # 19 en su lista de "Los mejores álbumes de la década de 1980".
Eflak seferinde önemli yararlılıklar gösterdi.Hizo, en esta ocasión, prodigios de valor.
Japon basını kendisine büyük ilgi gösterdi.La inteligencia japonesa estaba encantada de tenerlo en sus manos.
Sonraki yıllarında pek çok diplomatik beceri gösterdi.Hizo en siguientes años una destacada carrera administrativa.
Arkeolojik çalışmalara özel bir dikkat gösterdi.Se interesó en los estudios arqueológicos.
Daha sonra partinin askeri nitelikli organizasyonu olan Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold’da boy gösterdi.También se convirtió en miembro de la Reichsbanner Schwarz-Rot-Gold.
Millikan ise Einstein’ın varsayımlarının doğru olduğunu gösterdi.Y al final, Millikan, comprobó que lo dicho por Einstein era correcto.
Bu filmle uluslararası birçok ödül kazanma başarısını gösterdi.Dicha película recibió varios premios internacionales.
River Plate'de 121 maça çıktı ve 77 gol atma başarısı gösterdi.En River Plate disputó 119 partidos y marcó 57 goles.
Bu açıklamanın ardından insanlar Twitter'da açıklamaya tepki gösterdi.Al menos eso dio a entender en Twitter.
Lois ve Peter, okulda kurbağa yalama problemi baş gösterdiğinde endişelenmeye başlarlar.Lois y Peter empiezan a preocuparse por el hecho de que hayan llegado las drogas a los colegios.
Davies gösterdiği performansla eleştirmenler tarafından övülmüştür.El desempeño de Chad Coleman ha sido elogiado por los críticos.
Birincil müzikal etkilenimleri olarak George Clinton, Isaac Hayes ve Curtis Mayfield'i gösterdi.Cita a George Clinton, Isaac Hayes y Curtis Mayfield como su principal influencia musical.
İslam peygamberinin gösterdiği mucizeler nelerdir?¿Cuáles son las invasiones y guerras en las que participó el Profeta Muhammad?
Rus birlikleri başlarda az direnç gösterdi, Fransız birlikleri hızlıca ilerledi.Como otras unidades rusas llegaron tarde, los franceses pudieron recuperarse.
Her yıl bir filmde boy gösterdi.Desde entonces hará una película al año.
ABD ise ölçülü bir şekilde tepki gösterdi.Los Estados Unidos respondieron amistosamente.
Çocukluğunda müzikal yeteneğini gösterdi.Mostró su talento musical desde su infancia.
Uluslararası camiadan müdahaleye verilen tepkiler çeşitlilik gösterdi.Las reacciones internacionales a la Operación Pilar Defensivo fueron variadas.
2005'te Dudley Boyz, Ohio Valley Wrestling’de bir süre boy gösterdi.En 2005 Heath volvió a WWE, en Ohio Valley Wrestling.
Bu kayıtlar aynı zamanda uzun vadede hızlanmada bir azalış olduğunu gösterdi.También se nota la reducción en la aparición de estos puntos a lo largo del tiempo.
Tekli, uluslararası alanda da başarı gösterdi.El equipo de Novak también tuvo éxito a nivel internacional.
İtalya'da Romantizm Akımı, ulusal kurtuluş hareketine paralel bir gelişim gösterdi.El anarquismo en Alemania se desarrolló siguiendo un proceso paralelo al desarrollo nacional del país.
Mart ayında haftanın oyuncusu seçilme başarısı gösterdi.En la semana del 19 de marzo también fue elegido jugador de la semana.
Burada gösterdiği başarıdan sonra ise Utah Jazz tarafından geri çağrılmıştır.Una muestra de esto ocurrió tras caer eliminados ante Utah Jazz.
Dokuz kez Dakar Rallisi’ne katıldı ve altı kez bitirme başarısını gösterdi.Completó el camino con éxito nueve veces.
Burada kendisini gösterdi.Aparece él mismo.
Halbuki pencere döneminin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini vurgulamak gerekir.Normalmente si se hace una modificación de luces se incluye una ventana para poder mostrarla.
1550 ve 1580'de şehirde tekrar veba salgını baş gösterdi.La peste reapareció en los años 1550 y 1580.
İstanbul’a döndükten sonra eğitim ve sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösterdi.Allí y durante su viaje de regreso en Perú hace contactos con organizaciones laborales y políticas.
Recep Adanır, bu turnuvada çok başarılı bir performans gösterdi.La Real compitió en este torneo a gran nivel.
Birkaç çatışmanın ardından, Roma ordusunda salgın hastalık baş gösterdi.En Roma, después de tantos desastres, cundió el pánico.
Kış musonları etkisini gösterdiği sırada kuzey akıntılarını da tersine döndürür.Durante el monzón de invierno, de todas maneras, las corrientes del norte cambian de dirección.
Yaşlı hahamlar bir hayli sinirlenerek duruma tepki gösterdiler.El envés es densamente velloso con unos nervios muy prominentes.
Eksiklik teoremleri aynı zamanda tüm matematiksel soruların hesaplanabilir olmadığını da gösterdi.El teorema de la incompletud implica también que no toda la matemática es computable.