görseydi ile cümle
görseydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.S'il te voyait devenir la princesse, il serait vraiment heureux pour toi.
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.كان ابوك سيصبح سعيدا, برؤيتك اميرة
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Als je deze vrouwen op straat in hun verschoten kleren tegenkwam, zou je ze als arm en eenvoudig afdoen.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Kdybyste ty ženy viděli na ulici v jejich zašlém oblečení, mohli byste je mylně považovat za chudé a hloupé.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.여러분이 빛바랜 옷을 입은 이 분들을 거리에서 봤다면 아마도 가난하고 평범한
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vedeste queste donne per strada nei loro abiti sbiaditi, potreste ignorarle in quanti povere e semplici.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Si vieran a estas mujeres por la calle con sus ropas desteñidas, quizá las tacharían de pobres y humildes.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Якщо ви побачите цих жінок на вулиці в їх старенькому одязі то скажете що це звичайні біднячки
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.אם הייתם רואים את הנשים האלו ברחוב בבגדים הדהויים שלהן, הייתם פותרים אותן
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.ان رأيت أؤلئك النسوة في الطريق في ملابسهن الفضفاضة سوف تظن أنهن ..
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.色あせていたので 街中で見たら 地味で- 質素な人たちに思われがちですが
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Bởi vì nếu tôi thấy anh tôi một lần nữa tôi không
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Bo jeśli zobaczę mojego brata jeszcze raz, ja nie...
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Eftersom om jag såg min bror igen, jag gör inte det
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Fordi hvis jeg så min bror igen jeg ikke
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Karena jika aku melihat adikku sekali lagi saya tidak
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."왜냐하면 내가 동생을 한번 더 본다면 난
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Mert ha még egyszer látnám a testvéremet én nem
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Non parlerò molto
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Omdat als ik zag mijn broer nogmaals ik niet
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Para así aprender y luego convertir en un abogado
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim...""Parce que si je peux revoir mon frère, je ne..."
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Pentru că dacă l-am văzut fratele meu din nou nu
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Porque se eu encontrar o meu irmão de novo, eu não
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Protože kdybych svého bratra viděl znovu, tak bych ne-...
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Ако можех да го видя само още веднъж...
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."בגלל שאם אני יראה את אח שלי עוד פעם אחד אני
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."لأني إذا رأيت أخي مرة أخرى
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."「うん、、」
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."因為如果我再見到我哥哥, 我不....
Eğer aynı ineği görseydi,Als hij de koe zag, zou hij zeggen:
Eğer aynı ineği görseydi,Dacă ar vedea aceeaşi vaca, el ar spune:
Eğer aynı ineği görseydi,Gdyby ujrzał tę samą krowę powiedziałby:
Eğer aynı ineği görseydi,Ha ő látná ezt a tehenet, azt mondaná, hogy
Eğer aynı ineği görseydi,소를 보고 이렇게 말할 겁니다.
Eğer aynı ineği görseydi,Nếu ngài thấy con bò đó, ngài sẽ nói,
Eğer aynı ineği görseydi,O Buda, si viera la misma vaca, diría:
Eğer aynı ineği görseydi,O Buddha.
Eğer aynı ineği görseydi,Ou Boudha dirait, s'il voyait la même vache :
Eğer aynı ineği görseydi,Se ele visse a mesma vaca, ele diria:
Eğer aynı ineği görseydi,Wenn er die gleiche Kuh sähe, würde er sagen:
Eğer aynı ineği görseydi,Ако той бе видял сащата крава, той би казал,
Eğer aynı ineği görseydi,Увидев ту же корову, он сказал бы:
Eğer aynı ineği görseydi,אם היה רואה את אותה הפרה, היה אומר,
Eğer aynı ineği görseydi,لو رأى نفس البقرة لقال,
Eğer aynı ineği görseydi,「この質問自体が牛であるという 自己の本質を否定している」
Eğer ne görebildiğimi sadece sen görseydinSi seulement tu voyais ce que je vois
Evet, şirketin pazarlama bölümünde görseydim bunu reklam için hazırlanmış olan bir ilan olarak algılardım.- Ano.
Evet, şirketin pazarlama bölümünde görseydim bunu reklam için hazırlanmış olan bir ilan olarak algılardım.Entonces sería publicidad.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Am văzut oameni care se luptau să supraviețuiască, neștiind ce se întâmplă și ce urmează.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Embereket láttam küzdeni a fennmaradásért, nem tudva, mi volt és mi jöhet még.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Ho visto persone che lottavano per tirare avanti, confuse e senza sapere cosa sarebbe successo l'indomani.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Ich sähe Menschen, kämpfen um zurecht zu kommen, nicht wissend, was was ist und was als nächstes kommt.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Ik zag mensen die moeite hadden met rondkomen, niet wetend wat wat was en wat er zou volgen.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Jag såg folk kämpa för att klara sig utan att veta vad som var vad och vad som skulle komma härnäst.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.J'ai vu des gens qui luttent pour s'en sortir, ne sachant pas ce qui était quoi et ce qui allait suivre.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.사람들은 진실이 무엇인지, 다음엔 무슨 일이 일어날 지 모른 채 아둥바둥 살아갑니다.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Lidi, kteří se snaží přežít, a neví kudy kam.
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.Saya melihat orang-orang berjuang untuk bertahan, tidak tahu apa yang telah dan akan terjadi.