görseydi ile cümle
görseydi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Keşke onu görseydim.I wish I had seen her.
Tom bir şey görseydi bize söylerdi.If Tom had seen anything, he would have told us.
Keşke büyükannem bunu görseydi.I wish my grandmother had seen it.
Keşke onu daha önce görseydim.I wish I had seen it before.
Tom bizi görseydi ne olurdu?What would've happened if Tom had seen us?
Eğer dün Tom'u görseydim, onunla konuşurdum.If I had seen Tom yesterday, I would've talked to him.
Ya biri bizi görseydi?What if someone saw us?
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.But if I could give it and still see them safely through, I would.
Önemli değil eğer o emailleri görseydim, muhtemelen ben de sana aynısını yapardım.It's okay If I had seen those emails, I probably would have done the same thing, too.
"Çünkü kardeşimi bir daha görseydim..."Because if I saw my brother once again I don't
İnsanların hayatta kalmaya çalıştıklarını görseydim, sırada ne olduğunu bilmeksizin uğraştıklarını.I saw people struggling to get by, not knowing what was what and what was next.
Eğer uçan bir fincan tabağı görseydiniz bir önemi olmazdı.It wouldn't matter if you saw a flying saucer.
Eğer aynı ineği görseydi,Or Buddha -- if he saw the same cow, he would say,
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.If he saw you become the princess, he'd be truly happy for you.
Onların durumunu görseydin, mutlaka onlardan dönüp kaçardın. Ve onlardan içine korku dolardı.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
Eğer Allah, onlarda bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi.If God had seen any good in them He would surely have made them hear.
Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara işittirirdi.If God had seen any good in them He would surely have made them hear.
Rablerinin tapısında durduruldukları vakit onları bir görseydin.If you see them when they are put before their Lord, He will say to them: "Is not this the truth?"
Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.Looking at them you would think that they were pearls dispersed.
Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi.If God had seen any good in them He would surely have made them hear.
(Görseydin ki) azabım nasılmış!How severe was My punishment then!
Bir de onları mağarada görseydin uyanık sanırdın. Halbuki onlar uykudadırlar.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Eğer onları görseydin, arkana bakmadan kaçardın ve için korku ile dolardı.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
ALLAH onlarda bir iyilik olduğunu görseydi, onlara işittirirdi.If God had seen any good in them He would surely have made them hear.
Dolaşır çevrelerinde, sürekli görevlendirilmiş gençler. Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.Immortal youths shall go about them; when thou seest them, thou supposest them scattered pearls,
Zalimleri, Rab'leri huzurunda duruşma sırasında birbiriyle atışırken bir görseydin!Would that thou couldst see when the wrong-doers shall be made to stand before their Lord!
Ateşin başında durduruldukları zaman bir görseydin onları.If you could but see when they will be held over the (Hell) Fire!
Bir görseydin o küfre sapanları!And if you could but see when the angels take the souls of those who disbelieved...
İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin!And if you could but see when the angels take the souls of those who disbelieved...
Tom bizi görseydi ne olurdu?Was wäre passiert, wenn Tom uns gesehen hätte?
Seni görseydi, şaşıracaktı.S'il te voyait, il serait surpris.
Keşke onu görseydim.Ojalá la hubiera visto.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Aber wenn ich dies geben könnte und sie sicher durchbringen könnte, würde ich es tun.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.A če bi jim ga lahko dala in jih še vedno varno prepeljala, bi to storila.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Ale ak by som im to mohla dať a vedela by som, že budú v bezpečí, určite by som to urobila.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Ale pokud bych mohla a stále je viděla v pořádku, Pak bych dala.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Dar dacă aş putea să o fac şi să-i văd totuşi trecuţi în siguranţă dincolo, aş face-o.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.De ha tudnék, és még mindig teljes biztonságban látnám őket, akkor adnék.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Jeżeli mogłabym im to dać, ale i bezpiecznie doprowadzić do celu, zrobiłabym to.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.하지만 만약 제 아이들이 그것을 잘 헤쳐나갈 것이라 믿는다면 그렇게 할 것입니다.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Maar als ik het ze kon geven en een behouden vaart bovendien, zou ik dat doen.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Mais si je pouvais le donner et les élever sans problèmes, Je le ferais.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Ma se avessi la certezza che se la potessero cavare, lo farei.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Mas se pudesse e ainda ajudá-los a chegar em segurança eu faria.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Namun jika saya mampu dan masih dapat melihat mereka selamat, Saya akan melakukannya.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Nhưng nếu tôi có thể cho điều đó và vẫn thấy con tôi yên bình vượt qua, tôi sẽ cho con tôi.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Pero si pudiera darlo y verlos a salvo, lo haría.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Αλλά αν μπορούσα να το δώσω και έβλεπα ότι θα παρέμεναν ασφαλή μέσα από όλο αυτό, θα το έκανα.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Але якби я могла це передати і підтримати їх на нелегкому шляху, я б це зробила.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Но ако бих могла да им го предоставя, и въпреки това да знам, че са в безопасност, бих го сторила.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.Но если бы я была уверена, что они справятся, я бы это сделала.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.אך אם אוכל להעניק להם זאת ועדיין ללוותם בביטחה במסעם, זאת אעשה.
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.لكن اذا امكنني اعطاءهم ذلك ومازال بالامكان رؤيتهم بامان سوف اقوم بذلك
Ama bunu verip yine de güvende olacakları görseydim, yapardım.無事やりとげられるようなら そうしたいと思います (拍手)
Ama oraya gidip paramparça olduğunu ve 8 km daha geri çekildiğini görseydim, inanın, hiç şaşırmazdım.하지만 저곳에 도착해서, 빙하가 붕괴되고 5마일(8km) 더 후퇴했다는걸 발견하더라도 전혀 놀라지 않을 겁니다.
Ama oraya gidip paramparça olduğunu ve 8 km daha geri çekildiğini görseydim, inanın, hiç şaşırmazdım.Но если я обнаружу, что он обрушился и удалился на восемь километров, меня это совсем не удивит.
Ama oraya gidip paramparça olduğunu ve 8 km daha geri çekildiğini görseydim, inanın, hiç şaşırmazdım.אבל אם אני אגיע לשם ואגלה שהוא התמוטט והוא נמצא 8 ק"מ רחוק יותר, אני לא אהייה מופתע כלל.
Ama oraya gidip paramparça olduğunu ve 8 km daha geri çekildiğini görseydim, inanın, hiç şaşırmazdım.لكني إن وصلت إلي هناك وإكتشفت أنه كان هناك إنهيار وانه كان خمسة اميال يعيدا في الوراء , لن أكون متعجبا ابداً .
Ama oraya gidip paramparça olduğunu ve 8 km daha geri çekildiğini görseydim, inanın, hiç şaşırmazdım.さらに8キロ後退していても、全く驚かないでしょう こういう場所の規模感をつかむのは本当に難しいです
Baban prenses olduğunu görseydi çok mutlu olurdu.Ha látná, hogy hercegnő lettél, biztos nagyon boldog lenne.