görmez ile cümle

görmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Limitler korkular gibidir Birer yanılgıdır Onları görmezden gelLIMITES COMO EL MIEDO SON ILUSIONES...DESHAZTE DE ELLOS!
Merhum Başkan Park Dong Jae'nin mal varlığının... ...bağışlanması isteğini görmezden mi geleceksiniz?...فإن فقدانك لميراثك كما هو الحال في وصية الرئيس لن تتم؟
Mesajlarımı ve aramalarımı görmezden geliyorsun.Nem törődsz az üzeneteimmel és a hívásaimmal sem.
Mesajlarımı ve aramalarımı görmezden geliyorsun.Ούτε μήνυμα, ούτε τηλεφώνημα.
Mesajlarımı ve aramalarımı görmezden geliyorsun.لا مكالمة ولا رسالة
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Also werden wir Beweise gegen unser Modell wahrscheinlich ignorieren sogar wenn sie zwingend sind.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Altrettanto, l'evidenza contro il nostro modello, noi tendiamo ad ignorarla, anche se è convincente.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Bằng chứng chống lại mô hình của chúng ta, có khả năng chúng ta bác bỏ, ngay cả khi nó thuyết phục.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Deci probabil vom ignora dovada împotriva modelului nostru, chiar dacă este convingătoare.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Dus bewijs tegen ons model zullen we waarschijnlijk negeren, ook als het overtuigend of aanlokkelijk is.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Jadi bukti yang menyanggah model kita, lebih sering kita abaikan, meski beralasan.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.우리는 우리의 모델에 일치하지 않는 증거는 아무리 강력한 증거라도 무시할 가능성이 많습니다.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Portanto, provas contra o nosso modelo, nós iremos, provavelmente, ignorar, mesmo que seja convincente.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Tak więc dowód przeciwko naszemu modelowi, najprawdopodobniej zignorujemy, nawet jeśli jest niezaprzeczalny.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Takže, dôkazy proti nášmu modelu asi budeme ignorovať, aj keď sú presvedčivé.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Takže důkaz proti našemu modelu budeme asi ignorovat, i když je přesvědčivý.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Tehát valószínűleg mellőzük a modellünk elleni bizonyítékot, még ha ellenállhatatlan is.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Y es probable que ignoremos la evidencia en contra de nuestro modelo, incluso si es convincente.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Έτσι στοιχεία ενάντια στο μοντέλο μας, μάλλον θα τα απορρίψουμε, ακόμα και αν είναι πειστικά.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Така игнорираме доказателства срещу нашия модел, дори когато те са убедителни.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.Так, свидетельство против нашей модели мы скорее всего проигнорируем, даже если оно убедительно.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.אז עדויות נגד המודל שלנו, צפוי שנתעלם מהן, אפילו אם הן משכנעות.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.فالدليل ضد نموذجنا، غالبا سنتجاهله، حتى لو كان قاهرا.
Modelimize karşı olan bir kanıtı ne kadar ciddi olursa olsun görmezden geliriz.そうだろうと思っても無視しがちです 注意を引くには よほど強い説得力を持つものでなければなりません
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.발표 씨 마블, 갑자기 땅에 내려주고 크롤 링을 시도했다 전투 사람의 다리 뒤에. 어려움은 원형의 가장자리를 blundered 문.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.Lupta aventurat rundă marginea uşa.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.Marvel, ki je izšel, nenadoma padla na tla in se poskušali plaziti za noge v boju proti moškim.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.Marvel, megjelent, hirtelen leesett a földre, és kísérletet tett crawl mögött lábát a harcosok.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.Mr. Kamppailu blundered kierros reunan oven.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.Pán Marvel, povolený, náhle klesla na zem a pokúsil sa plaziť za nohy bojovníkov. Boj blúdil po okraji dvere.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.Pan Marvel, povolený, náhle upadl na zem a pokusil se plazit za nohy bojovníků. Boj bloudil po okraji dveře.
Mücadele yuvarlak kenar çam devirdiğini görmezden kapı.戦う男の足の後ろに。闘争は、円形のエッジをblundered ドア。 透明人間の声は、鋭くて叫んで、初めて聞いたようにした
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereChe felicità si ottiene distogliendo lo sguardo dalla verità? Arrivederci al prossimo episodio.
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereCzy można osiągnąć szczęście, odwracając się od prawdy? Ciąg dalszy nastąpi
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereHvilken glæde får man ved at se bort fra sandheden? FULLMETAL ALCHEMIST Vi ses næste gang. Tekster:
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereLisääkö onnea, jos katsoo poispäin totuudesta? NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereQue felicidade se pode alcançar, desviando os olhos da verdade? Até à proxima.
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzere¿Qué felicidad se consigue si uno se aleja de la verdad? Hasta el próximo episodio. Subtítulos:
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereVilken glädje finns i att titta bort från sanningen? Vi ses nästa gång. Text:
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereΥπάρχει ευτυχία, όταν απομακρύνεσαι από την αλήθεια; ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
Mutluluk gerçek görmezden gelinerek bulunabilir mi? gelecek sefere görüşmek üzereРазве можно достичь счастья, отворачиваясь от истины? СТАЛЬНОЙ АЛХИМИК ДО ВСТРЕЧИ
Neden et suyu çorbamı görmezden geliyorsun?Miért nem érdekel a marhaerőlevesem?
Neden et suyu çorbamı görmezden geliyorsun?Pourquoi ignorez-vous mon ragoût de bœuf ?
Neden et suyu çorbamı görmezden geliyorsun?Γιατί σνομπάρεις την σούπα βοδινού μου;
Neden et suyu çorbamı görmezden geliyorsun?لماذا تجاهلت حسائي بالعجل؟
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.À chaque fois que j'entre dans un restaurant nigérian avec un homme, le serveur salue l'homme et m'ignore.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.Cada vez que entro en un restaurante nigeriano con un hombre, el camarero saluda al hombre y a mí me ignora.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.제가 남성과 나이지리아의 레스토랑을 들어갈 때 마다 웨이터는 남성을 반기고, 저를 무시합니다.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.Mereu când merg într-un restaurant nigerian cu un bărbat, chelnerul salută bărbatul și pe mine mă ignoră.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.Когда я прихожу в нигерийский ресторан с мужчиной, официант его приветствует, а меня не замечает.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.ففي كل مرة أذهب إلى مطعم نيجيري مع رجل، يرحب النادل بالرجل ويتجاهلني.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.ウェイターは男性に挨拶をし 私の事を無視します ウェイターは(社会の)産物です
O anda var olanla arasındaki farkı kayıp olarak görür. Ancak bundan önce olanları kayıp olarak görmez.La diferencia es que perciben la pérdida pero no perciben la pérdida que ocurrió antes.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.da optendtes hun av elskov, så snart hun så dem med sine øine, og hun sendte bud til dem i Kaldea.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.då upptändes hon av lusta till dem, strax när hon såg dem för sina ögon. Och hon sände bud till dem i Kaldeen;
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Ela se apaixonou deles, ao lançar sobre eles os olhos; e lhes mandou mensageiros até Caldéia.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.Elle s`enflamma pour eux, au premier regard, Et leur envoya des messagers en Chaldée.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.entbrannte sie gegen sie, sobald sie ihrer gewahr ward, und schickte Botschaft zu ihnen nach Chaldäa.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.És fölgerjedt hozzájok szemei nézésében, s bocsáta követeket hozzájok Káldeába.
Oholiva görür görmez onlara gönül verdi, Kildan ülkesine ulaklar gönderdi.essa se ne innamorò non appena li vide e inviò loro messaggeri in Caldea

İlgili Sayfalar