görmez ile cümle

görmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Ser passivo com tais pessoas é inútil, e é inútil evitar o tema.
Rubin inançlı bir Yahudidir ve bilim ile din arasında bir çelişki görmez.Rubin seguia o judaísmo, e não via conflito entre ciência e religião.
Muvahhid olan âif hiçbir zerreyi kendisinden daha hayırlı görmez.Porém, o acolhimento nem sempre foi o melhor.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Caso contrário, ela nunca mais verá o menino.
Kandinsky'le tanışması ile ilgili Klee, "Görür görmez ona karşı büyük bir güven duydum.Ao se encontrar com Kandinsky, Klee relembrou: “Eu tive uma profunda sensação de confiança nele.
Ancak Macar Ordusu ateşkesi görmezden geldi.Então, o sargento manda cessarem fogo.
Bu önerisi görmezden gelinmiş ve unutulmuştur.Sentia-se abandonado e esquecido.
Ancak, Voigt’in çalışması çağdaşları tarafından tamamen görmezden gelindi.Entretanto, o trabalho de Voight foi completamente ignorado por seus contemporâneos.
Ateş oğlunu görür görmez, anlamıştır artık onsuz yaşayamayacağını.Contemplando a esposa, descobriu que jamais poderia matá-la, pois não conseguiria viver sem ela.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.A narrativa termina com esse suicídio, que George ouve atrás de uma porta, sem poder ver nem intervir.
Eğer kesme işlemci örnekleme yaparken kesme işlemi aktif durumda değil ise CPU iş kesmeyi görmez.Se a interrupção não está ativa quando a amostra do processador está, a CPU não a vê.
Upir olan Olivia, insanlara zarar vermekte sakınca görmez.Quem sabe assim eva para de incomodá-los.
İshak yaşlandığında gözleri görmez oldu.Isaac envelheceu e ficou cego.
Fadil, Layla'nın nişanlandığı gerçeğini görmezlikten geldi.Fadil ignorou o fato de Layla estar noiva.
İshak yaşlandığında gözleri görmez oldu.Toen Isaak ouder was geworden werd hij slechtziend.
Bu önerisi görmezden gelinmiş ve unutulmuştur.Deze theorie is echter ontkracht en in de vergetelheid geraakt.
Muvahhid olan âif hiçbir zerreyi kendisinden daha hayırlı görmez.Zalig is hij, die zich geen verwijten maakt bij wat hij goed acht.
Ancak Macar Ordusu ateşkesi görmezden geldi.Verwelkomt dat het staakt-het-vuren wel werd gerespecteerd.
Rick Carl (Chandler Riggs) ile konuşmaya çalışır ancak Carl onu görmezden gelir.Inspecteur Chuck Lulling (Keith Carradine) gaat de zaak onderzoeken, maar Hoffman wil niet met hem praten.
Ateş oğlunu görür görmez, anlamıştır artık onsuz yaşayamayacağını.Maar op het moment dat hij haar ontmoet, realiseert hij zich dat zij hem nog nooit heeft gezien.
Ateşten zarar görmez.Het vuur doofde niet.
Koca Halil kendini bir ambara kitler, hemen hemen ışık yüzü görmez.Die zijrand heeft een licht holle binnenste zijwand die zich echter niet voortzet over de achterste tak.
Bu seferlik görmezlikten geliyorum.Voor deze keer zie ik het door de vingers.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.On przecież widzi was - on i jego plemię - tam, skąd wy ich nie widzicie.
Susan annesinin itirazlarını görmezden gelmiş, sonuç olarak Edward ile evlenmiştir.Susan nie usłuchała słów matki i poślubiła Edwarda.
İngilizler isteklerini görmezden geldi ve 18 Mayıs'ta, üç gün sonra Partizanlara teslim etti.Brytyjczycy zignorowali jego żądania i wydali go 18 maja partyzantom komunistycznym.
Huber'in eşi, o günden sonra bir daha Orff'u görmez.Orff wyszedł spiesznie, a żona Hubera nie widziała go nigdy więcej.
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Nie widzicie zdjęć, na których pijana upadam przed klubami.
O günden sonra da kızı bir daha görmez.Nie może też już nigdy oglądać córki.
ISSN 0028-0836. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım)ISSN 0028-0836 (ang.). Gwiazda, która nie powinna istnieć.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Z takimi ludźmi nie należy być pasywnym ani nie należy unikać tych spraw.
İshak yaşlandığında gözleri görmez oldu.Od najmłodszych lat Jerzy miał problemy ze wzrokiem.
Koca Halil kendini bir ambara kitler, hemen hemen ışık yüzü görmez.Oprawcy natomiast zlewają się w jedną bezosobową masę, wyglądającą podobnie nie posiadającą twarzy.
Suratımı görür görmez büyük alkış ve gülmeler.Patrząc na coś zabawnego, śmieję się.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Nazajutrz Nick powraca do szkoły, ale nikt go nie widzi i nie słyszy.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Det är lönlöst att vara passiv med sådana människor och det är lönlöst att undvika frågan.
Suratımı görür görmez büyük alkış ve gülmeler.Runt bordet hör man glada utrop och skratt.
Artık bu alpler hain olarak görmezler.Den senare är inte längre aktiv som biskop.
Fazla yağıştan zarar görmez.Den bör inte utsättas för mycket regn.
Gözleri iyi görmez.De tror inte sina ögon.
Mehmet Görmez emekliye ayrıldı".Då avgick Mill med pension.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Недоцільно з такими людьми бути пасивним, та й недоцільно уникати цього питання.
Ateşten zarar görmez.Не отримує шкоди від вогню.
Hitler bunlardan bazılarını beğendi, bazılarıyla dalga geçti, çoğunu görmezden geldi.Гітлер захоплювався одними, висміював інші, а більшість ігнорував».
Basic Books. "isbn" yazısı görmezden gelindi (yardım)ISBN відсутнє (ebook част.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Наступного ранку Нік йде до школи та виявляє, що ніхто його не бачить та не чує.
Bibcode:1990A&A...235..335D. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım) ve s.Bibcode:1998A&A...332L...5C. Проігноровано невідомий параметр |bibcode-access= (довідка)
Duyuları çok keskindir ve gözleri iyi görmez.Нюх і слух у них відмінний, зір не дуже розвинений.
Sempronius Scipio’ nun uyarılarını görmezden geldi ve ilerleyerek saldırı yoluna gitti.Vyprovokovaný Sempronius ignoroval Scipionovo varování a ukvapeně nařídil útok.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Aby rodiče tento incident ututlali, řeknou Tommymu, že to neviděl, neslyšel a nikomu o tom neřekne.
Artık onun müzikal gerçekliğini görmezlikten gelmek mümkün değildir.Skutečný rozsah jeho hudební tvorby však dnes není znám.
Aslında insanlar hayvanlara bile böyle cezaları uygun görmezler.Ani zvířata se takhle nechovají.
Fakat yeterli ilgiyi görmez.Nejeví příliš velký zájem.
Ateşten zarar görmez.Také ji nijak neubližuje oheň.
Erişim tarihi: 24 Eylül 2009. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım)19. září 2004 (neautorizovaná kopie) PLACÁK, Petr.
New York: Dover Publications. s. 75. Bilinmeyen parametre |coauthors= görmezden gelindi (yardım) Helyum atomuS. 25. (anglicky) Dále jen Fiala. Rescued Explorers Tell of Privations .
Ancak Macar Ordusu ateşkesi görmezden geldi.Armata maghiară a ignorat armistițiul.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.E inutil să fi pasiv cu acești oameni și e inutilă evitarea problemei.
Gece kulüplerine gitmiyorum, ... beni asla bir kulüpte içerken görmezsiniz.Nu vei vedea fotografii cu mine căzând beată într-un club.
Basic Books. "isbn" yazısı görmezden gelindi (yardım)Roma: Libreria dello Stato. Parametru necunoscut |SBN= ignorat (ajutor) .

İlgili Sayfalar