görmeyecek ile cümle

görmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Lidu ukrutného neuhledáš, lidu hluboké řeči, jíž bys neslýchal, a jazyku cizího, jemuž bys nerozuměl.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Ngươi sẽ chẳng còn thấy dân cường bạo nữa, là dân nói tiếng líu lo khó nghe, tiếng mọi rợ không hiểu được.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Ngươi sẽ chẳng còn thấy dân cường_bạo nữa , là dân nói tiếng líu_lo khó nghe , tiếng mọi_rợ không hiểu được .
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.δεν θελεις ιδει λαον αγριον, λαον βαθειας φωνης, ωστε να μη διακρινης τραυλιζουσης γλωσσης, ωστε να μη εννοης.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Не увидишь более народа свирепого, народа с глухою, невнятною речью, с языком странным, непонятным.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.Няма вече да видиш свирепите люде, Люде с дълбок глас, който не проумяваш, С чужд език, който не разбираш.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.את עם נועז לא תראה עם עמקי שפה משמוע נלעג לשון אין בינה׃
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.الشعب الشرس لا ترى. الشعب الغامض اللغة عن الادراك العييّ بلسان لا يفهم.
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.你 必 不 見 那 強 暴 的 民 、 就 是 說 話 深 奧 、 你 不 能 明 白 、 言 語 呢 喃 、 你 不 能 懂 得 的
Garip, anlaşılmaz bir yabancı dil konuşan O küstah halkı artık görmeyeceksin.你 必不見那強 暴 的 民 、 就是 說話 深奧 、 你 不 能 明白 、 言語 呢喃 、 你 不 能 懂得 的
Gitmeden önce onu görmeyecek misin?Mielőtt elmész, nem akarod látni?
Gitmeden önce onu görmeyecek misin?Tu ne vas pas le voir avant de partir ?
Gitmeden önce onu görmeyecek misin?Δεν θα πας να τον δεις;
Gitmeden önce onu görmeyecek misin?الا تريدين زيارته؟
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Con mắt đã thường xem nó , sẽ không thấy nó lại , Nơi nó ở cũng sẽ chẳng còn nữa .
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Con mắt đã thường xem nó, sẽ không thấy nó lại, Nơi nó ở cũng sẽ chẳng còn nữa.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Det öga som såg honom ser honom icke åter, och hans plats får ej skåda honom mer.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Det øie som så ham, ser ham ikke mere, og hans sted skuer ham ikke lenger.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.El ojo que lo veía no lo verá más, ni su lugar lo volverá a contemplar
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Ia tak tampak lagi oleh mata; ia tak ada lagi di tempat tinggalnya
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.그를 본 눈이 다시 그를 보지 못할 것이요 그의 처소도 다시 그를 보지 못할 것이며
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.L'occhio avvezzo a vederlo più non lo vedrà, né più lo scorgerà la sua dimora
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.L`oeil qui le regardait ne le regardera plus, Le lieu qu`il habitait ne l`apercevra plus.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Niemand zal hem ooit terugzien. In zijn woonplaats zullen ze hem zelfs niet eens missen.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Ochiul care -l privea nu -l va mai privi, locul în care locuia nu -l va mai zări.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Øjet, der så ham, ser ham ej mer, hans Sted får ham aldrig at se igen.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Oko ga je ugledalo, a ne bo ga videlo več, in nikdar več ga ne bo gledalo mesto njegovo.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Oko, kteréž ho vídalo, již ho nikdy neuzří, aniž více patřiti bude na něj místo jeho.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Oko, które go widziało, nie ogląda go więcej, i nie ujrzy go więcej miejsce jego.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Oko, ktoré ho vídalo, neuvidí ho viacej, ani ho viacej neuzrie jeho miesto.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Os olhos que o viam não o verão mais, nem o seu lugar o contemplará mais.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Silmä, joka häntä katseli, ei katsele häntä enää, eikä hänen paikkansa häntä enää näe.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.szem, a mely rá ragyogott, nem [látja] többé, és az õ helye sem törõdik már vele.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Welch Auge ihn gesehen hat, wird ihn nicht mehr sehen; und seine Stätte wird ihn nicht mehr schauen.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Глаз, видевший его, больше не увидит его, и уже не усмотрит его место его.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.Окото, което го е гледало, не ще го гледа вече; И мястото му няма да го види вече.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.עין שזפתו ולא תוסיף ולא עוד תשורנו מקומו׃
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.عين ابصرته لا تعود تراه ومكانه لن يراه بعد.
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.親 眼 見 過 他 的 、 必 不 再 見 他 . 他 的 本 處 、 也 再 見 不 著 他
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.親眼見過 他 的 、 必不再 見 他 . 他 的 本處 、 也 再 見 不 著 他
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Ancora un poco e non mi vedrete; un po' ancora e mi vedrete»
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Còn ít lâu các ngươi sẽ chẳng thấy ta; rồi ít lâu nữa các ngươi lại thấy ta, vì ta đi về cùng Cha.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Còn ít_lâu các ngươi sẽ chẳng thấy ta ; rồi ít_lâu nữa các ngươi lại thấy ta , vì ta đi_về cùng Cha .
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››En liten tid, och I sen mig icke mer; och åter en liten tid, och I fån se mig.»
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››조금 있으면 너희가 나를 보지 못하겠고 또 조금 있으면 나를 보리라 하신대
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Krátku chvíľu, a neuvidíte ma, a zase krátku chvíľu, a uvidíte ma, lebo ja idem k Otcovi.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Maličko, a neuzříte mne, a opět maličko, a uzříte mne; nebo já jdu k Otci.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Malo, in ne boste me več videli, in zopet malo, in boste me videli.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Maluczko, a nie ujrzycie mię, i zasię maluczko, a ujrzycie mię; bo ja idę do Ojca.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Nog even en u zult Mij niet meer zien. En niet lang daarna zult u Mij weer terugzien."
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Om en liden Stund skulle I ikke se mig længer, og atter om en liden Stund skulle I se mig."
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Om en liten stund ser I mig ikke lenger, og atter om en liten stund skal I se mig.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››"Tinggal sesaat saja kalian tak akan melihat Aku lagi, dan juga tinggal sesaat lagi kalian akan melihat Aku.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Um pouco, e já não me vereis; e outra vez um pouco, e ver-me-eis.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››"Un poquito, y no me veréis; de nuevo un poquito, y me veréis.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Vähän aikaa, niin te ette enää minua näe, ja taas vähän aikaa, niin te näette minut."
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Ολιγον ετι και δεν με βλεπετε, και παλιν ολιγον και θελετε με ιδει, διοτι εγω υπαγω προς τον Πατερα.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Вскоре вы не увидите Меня, и опять вскоре увидите Меня, ибо Я иду к Отцу.
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Исус им отговори: Много добри дела ви показах от Отца; за кое от тия дела искате да Ме убиете с камъни?
‹‹Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.››Трохи, і не будете видїти мене; а знов трохи, і побачите мене; бо я йду до Отця.

İlgili Sayfalar