görmemiş ile cümle
görmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Але різкої межі між цими групами немає.
Ancak bu anlayış hem Müslümanlar hem de gayrimüslimlerce kabul görmemiş ve bu politika muvaffak olmamıştır.Але це було зрозуміло і туркам і венеціанцям, яких такий варіант розвитку подій влаштувати не міг.
Çıktığı dönemde ilgi görmemiştir.Я не знав коли він встигав відпочивати.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Більшого свята, ніж це, я в житті не бачила».
Oyun yeterli rağbeti görmemiştir.Гра вiдбулась без глядачiв.
En sonunda, Peel Komisyonu'nu kabul görmemiştir.Nakonec nebyla Peelova komise přijata.
Kadın ertesi sabah, çobanlar tarafından zarar görmemiş bir hâlde bulunur.Další ráno byla nalezena nezraněná místními pastevci.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Od té doby ho nikdo neviděl.
İsim Panama hükümeti tarafından rağbet görmemiştir ve Amerika Köprüsü ismi tercih edilmiştir.Název se však neujal a most byl známý spíš jako Libeňský most.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Nikdy jsem to neviděla.”
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Formálně jej však nikdy neobdržel, neboť zemřel ve věku šesti měsíců.
Copeland, babası ile hiç tanışmamış, bir fotoğrafını bile görmemiştir.Gacy už svou ženu ani děti nikdy neviděl.
MÖ 6.200 sonrasında terk edilen höyük, beşbin yıl süreyle iskan görmemiştir.Proč město poté na 2600 let zpustlo, není jasné.
Sabah olunca Daenerys zarar görmemiş şekilde küller içinden çıkar.Následující den ráno je Herb odpojen od přístrojů.
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.El nu îngăduia nimănui, odată ajuns acolo, să mai vadă lumina zilei.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Sunt șaizeci de ani de când n-am mai văzut-o.
Ancak kabul görmemiştir..Bineînțeles că nu a acceptat.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Nu au fost găsite diferențe între cele două grupuri de tineri.
Diğer birçok divan edebiyatçısından farklı olarak özel bir eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiştir.100 de cărți, fără nici un fel de material didactic, după cum a mărturisit el însuși mult mai târziu.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Mustăcilă un nimeni și înainte și după accident.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Mihail era superficial și nu era o mare inteligență însă era înalt și frumos.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Această dată este în general acceptată de către istorici.
Elizabeth Wheeler ile evlenmiş, fakat cinsel anlamda eşinden herhangi bir yakınlık görmemiştir.Ea s-a căsătorit cu David Kellet dar acesta a murit de o gripă.
Antarktika'nın bazı bölgeleri 2 milyon yıldır yağmur yüzü görmemiştir.A nyugat-antarktikai Száraz-völgyek területén már 2 millió éve nem hullott csapadék.
Çünkü hiç görmemişlerdir.Sosem láttuk őket.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Ezt a nézőpontot a történészek többnyire elutasították.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Azóta senki sem látta.
Bu sebeplerden dolayı fazla kabul görmemiştir.Ebből kifolyólag nem is vették komolyan őt.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Soha nem beszélt róla a szüleinek sem.
3 sezonda hiç kart görmemiştir.A következő 3 idényben nem szerzett pontot.
Hayatında hiç müzik ve resim dersi görmemiş, çalışamamış çocuklar için okula müzik ve resim eşyaları aldılar.Ne ajándékozzunk muzulmán gyerekeknek játékkutyát vagy kutyát ábrázoló képet.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.A fiával nincs jó kapcsolatban, évek óta nem látta.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Senki nem láthatott élő törpeelefántot.
Olayda kimse zarar görmemiştir ve Ekinci İtalya'da mahkûm edilmiştir.Kukaan ei vahingoittunut kaappauksen yhteydessä, ja Italian viranomaiset vangitsivat Ekincitin.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Ryhmien välillä ei ollut merkittäviä eroja.
Filleri doğrudan görmemiş kişilerin tasvir etmesi oldukça zordur.Ajoitukset eivät valitettavasti koske suoraan löydettyjä ihmisluita.
Bu tür genel kabul görmemiş üçlemelere "gayrıresmi üçlemeler" adı da verilmektedir.Lopuksi kertoja antaa kolmikolle nimeksi Tehotytöt.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Tällainen näkemys ei ole kuitenkaan saanut laajaa suosiota varsinaisten historiantutkijoiden parissa.
Bu fikir, hatalı olduğu ispatlanmamış olmasına rağmen, o dönemde kabul görmemiştir.Tunnen eräänlaista syyllisyyttä, vaikka en ollut siellä.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Ruudussa Nikoa ei kuitenkaan nähty.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Koskaan aikaisemmin tai myöhemmin en ole vastaavaa nähnyt."
Seni daha önce hiç böyle görmemiştim.En ole koskaan ennen nähnyt sinua tuollaisena.
O günden sonra grup üyeleri onu ölümüne dek hiçbir zaman görmemişlerdir.Όλο αυτό τον καιρό κανένα μέλος της οικογένειάς τους δεν τους επισκέφτηκε ποτέ.
Son üç albümdür Chester'ı bu kadar hırslı ve azimli görmemiştim.Ποτέ στη ζωή μου δεν απόλαυσα μουσική γεμάτη με τόση χάρη και πνεύμα.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Κανείς δεν τον ξαναείδε από τότε.
Daha önce Turandot'u hiç görmemiş olan Tataristan Prensi hemen ona aşık olmuştur.Tatarprinsen, der aldrig har set Turandot før, bliver straks forelsket.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Hans lige som bueskytte var hverken set før eller siden.
İsim Panama hükümeti tarafından rağbet görmemiştir ve Amerika Köprüsü ismi tercih edilmiştir.Navnet var imidlertid upopulært hos Panamas regering, der foretrak Puente de las Américas.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Ikke desto mindre forbigås denne begivenhed næsten konsekvent af historikere.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Det havde jeg egentlig aldrig følt før."
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Han har aldrig mødt sin far.
Sonra Elle'nin eski kocası Karl'ı ziyaret ederler, Elle onu yıllardır görmemiştir.Ydermere er den et udtryk for Ethans kærlighed til svigerinden, Martha, som han ikke har set i årevis.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Kim er helt vild, han har ikke set et skørt i to år.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Det finnes også tegn på virksomhet i området både før og like etter denne perioden.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Det var uhørt, hadde ikke skjedd i Norge på 600 år.»
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Hun så aldri sine foreldre igjen.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Aku belum pernah melihat hal seperti ini sebelumnya."
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.Meski demikian, orang-orang tidak memandangnya dengan remeh dia.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Mikhael IV tampan, pintar, dan dermawan, tetapi dia tidak berpendidikan dan menderita penyakit epilepsi.
Sibel Erkan zarar görmemiştir.Silase sendiri tidak membahayakan.