görmemiş ile cümle
görmemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Впрочем, эта версия не поддерживается большинством историков.
Rhetorica ad Herennium adı eseride onun yazdığı düşünülse de bu iddia pek fazla kabul görmemiştir.Книга Rhetorica ad Herennium была приписана ему, но это не является широко принятым фактом.
Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir.Британским подданным он так и не стал.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Никто никогда не видел жёлтую мышку.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Не удивительно, что случившееся в это время жестокое убийство поначалу осталось незамеченным. .
Başmakçı, düşman işgali görmemiştir.Мы врагу не давали пощады // Незабываемое.
Hunlar, Trakya'ya kadar ilerlemelerine rağmen Roma İmparatorluğu'ndan bir direniş görmemişlerdir.وعلى الرغم من تقدم الهون حتى تراقيا إلا أنهم لم يروا أي مقاومة من قبل امبراطورية روما.
Beguineler Vatikan tarafından kabul görmemişlerdi.ولم يتم الاعتراف بها من قبل الفاتيكان.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.ولهذا السبب فإن الحكايات التي قيلت في هذه الروايات لم تنل إعجاب العثمانيين وبالتالي لم تكن مناسبة لهم.
Sibel Erkan zarar görmemiştir.ومع ذلك لم يتأثر السيسي.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.ولكنه أمر صعب لأنها لم تخاطبه منذ أعوام...
Anne ve babasını hiç görmemiştir.لذلك لم يكن قد سبق لها أن شاهدت أي رجل ما عدا والدها.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.ولكن هذه الرواية لا تصح عند كثيرين من المؤرخين البارزين.
Mustafa Kemal ise bunda bir mahzur görmemiştir.مصطفى محمود لم ينكر الشفاعة أصلا !
Daha sonraki yüzyıllarda iskan görmemiştir.Não se conhecia até vários séculos depois.
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.Ela nunca mais o viu depois daquele dia.
Ayrıca çift, "Şovun bu tarafını daha önce görmemiştik ne de özellikle görmek istedik." sonucuna vardı.A dupla concluiu que "este é um lado do seriado que não vimos antes, nem particularmente queríamos ver".
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Desde então ninguém mais o viu.
Eylem olarak fazla etkin olamamış, toplumdan destek görmemiştir.E ele nunca viveria tanto como viveu sem o apoio da comunidade gay.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Miguel IV era bem parecido, inteligente e generoso, mas não tinha instrução e sofria e de epilepsia.
Burada verilen tanım henüz tam olarak kabul görmemiş ve oldukça niteliksel bir tanımdır.É agora que se aprecia que o conjunto é, de facto, uma composição perfeitamente planeada sem ostentação.
Ancak bütün bu çalışmalar devletten hak ettiği ilgiyi görmemiştir.Sendo assim, trata-se de lugares aos quais o Estado não dedica a atenção que deveria.
Onu daha önce hiç görmemiştim.Eu nunca a tinha visto antes.
Çünkü hiç görmemişlerdir.Ze hadden hem immers nog nooit gezien.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Dat heb ik nog nooit eerder meegemaakt.”
Kadın ertesi sabah, çobanlar tarafından zarar görmemiş bir hâlde bulunur.Maar wellicht is die ochtend de verkeerde vrouw omgebracht.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Er bestond echter geen familierelatie tussen beiden.
Bu okulların müdürleri özel bir din eğitimi görmemişlerdi.De bedoelde dichters vormden echter nooit bewust een school.
Eminim ne olduğunun farkındaydı ama görmemiş gibi davranıyordu.Hij wist zeker dat het zo is, maar hij ziet niks.
Bir süredir Willie'yi görmemiş ve sesini duymamıştır.Kim heeft haar vader al een lange tijd niet gezien of gesproken.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Ze zijn verrast omdat ze zich al tijden niet meer heeft laten gezien.
Beguineler Vatikan tarafından kabul görmemişlerdi.Hierom werd het Vaticaan niet uitgenodigd.
Denise onun arandığını görür ve T-Bag "keşke bunu görmemiş olsaydın" der ve onu öldürür.Ze zouden hem wellicht hebben doodgeslagen als Trotski niet had gezegd: "Laat hem leven.
Hiç bu kadar akıllı bir çocuk görmemiştim.Ik heb nog nooit een zo verstandig kind gezien.
Daha önce onu hiç görmemiştim.Ik had haar nog nooit eerder gezien.
Sizi görmemişim, özür dilerim.Ik zag jullie niet, het spijt me.
Seni hiç böyle görmemişdim.Ik had je nog nooit zo gezien.
Beni görmemiş ol.Doe alsof je mij niet gezien hebt.
Beni görmemiş gibi yap.Doe alsof je mij niet gezien hebt.
Beni görmemişsin gibi davran.Doe alsof je mij niet gezien hebt.
O beni görmemiş gibi yaptı.Hij deed alsof hij mij niet zag.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Nigdy wcześniej, ani później nie budowano w Bydgoszczy mieszkań w takiej skali ani pod taką presją.
Birçok hallerde onlar eğitim görmemiş ya da sonradan görme kişilerdir.Część z nich studiuje jednak zdalnie lub dojeżdża.
Mayıs 2003 ile Ekim 2004 tarihleri arasında çıktıkları 49 lig maçında da yenilgi yüzü görmemişlerdir.Osiągnął również passę 49 meczów bez porażki, od maja 2003 roku do października 2004.
Başmakçı, düşman işgali görmemiştir.Zmęczony nieprzyjaciel nie atakował.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Jeszcze nigdy nie widziałem go w takim stanie”.
Bu sebeplerden dolayı fazla kabul görmemiştir.Z tych powodów nie nabrał ważności.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Chłopca widywała rzadko, raz nawet nie widzieli się przez 3 lata.
Fikirleri şu an yenilikçi sayılırken o dönemde yaygın kabul görmemiştir..Do dzisiaj jego pomysły uważane są za bardzo nowatorskie.
Eminim ne olduğunun farkındaydı ama görmemiş gibi davranıyordu.Grał jak szedł, ale wiedział, gdzie idzie.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Jego praca jak i inne na ten temat nie budziły początkowo większego zainteresowania.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Od tej pory nikt go już więcej nie widział.
3 sezonda hiç kart görmemiştir.Żaden z nich nie zagościł tam dłużej niż 3 sezony.
Kariyerinde resmi maçlarda hiç kırmızı kart görmemiştir.Han fick aldrig ett rött kort under hela sin karriär.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Aldrig i livet har jag hört ett bättre framförande."
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.Sen dess har jag aldrig sett honom.
Eylem olarak fazla etkin olamamış, toplumdan destek görmemiştir.Han tyckte inte att han spelade tillräckligt bra och kände sig utanför gemenskapen.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Своїх справжніх батьків вона ніколи не бачила.
Antarktika'nın bazı bölgeleri 2 milyon yıldır yağmur yüzü görmemiştir.Деякі райони Сухих Долин не бачили дощу вже 2 млн років.
Daha sonraki yüzyıllarda iskan görmemiştir.Вже більше століття не знають.