görmemek ile cümle

görmemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldılar.They parted, never to see each other again.
Çift birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldı.The couple separated, never to see each other again.
Kalbi eğitmeden zihni eğitmek hiç eğitim görmemektir.Educating the mind without educating the heart is no education at all.
Kelley iki küçük kızı bir daha görmemek üzere teslim etti.Kelley surrendered the two girls, never to see them again.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Unbeknownst to him, they are a vigilante group who plan on taking him down.
Düşman ordusu, daha fazla hasar görmemek için, sonunda atlı şövalyelerini saldırıya geçirirdi.In order to avoid more losses, the enemy knights finally attacked.
Ancak bu değirmenler artık iş görmemektedir.These trolleys are no longer in working condition, however.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.He was blind since the age of three.
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.This view is no longer in favour in Paleontology.
Onu görmemek seni meraklandırmıyor mu?Doesn't not seeing her make you curious?
Bu tarz şeyleri hiç görmemek daha iyi.Better not to see this stuff at all.
Bentler: KFOR Kosova'ya yönelik hiçbir dış tehdit görmemektedir.Bentler: KFOR doesn't see any threat from outside Kosovo.
Hastanedekilere sigara içen adamdan bahseder ama kimse bu adamı görmemektedir.He tells the other hospital patrons, but no one believes him.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Nach fünf Jahren Haft kamen sie mit der Auflage frei, nie wieder Kontakt zueinander aufzunehmen.
(Bu konu elde yeterli delil ve belge olmadığı için resmi kurumlarca kabul görmemektedir.)(Es befindet sich in Privatbesitz und ist nicht zu besichtigen.)
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.Oberirdisch ist vom Kastell heute nichts mehr zu sehen.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Dort wo sie nicht verfolgt wird, wird sie gegenüber dem Menschen sehr zutraulich.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.Sie ist seit ihrem 3. Lebensjahr gehörlos.
Mahallede Sağlık ocağı vardır ama şu anda işlev görmemektedir.Im Erdgeschoss befindet sich nach wie vor eine Gaststätte, die zurzeit jedoch nicht bewirtschaftet wird.
Bir aydır onları görmemek beni üzüyor.Ne pas les voir de tout un mois me rend triste.
Fakat Belçikalıların ortaya attığı bu görüş kabul görmemektedir.Mais les Belges ne l'entendent pas de cette oreille.
Haredi hahamlar İsrail’i Yahudiliğin temellerine uyan, Yahudilere özgü bir devlet olarak görmemektedir.Les Samaritains deviennent des sujets d'un État qui ne les considère pas comme juifs.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Aucune arme n'a été récupérée.
Kelley iki küçük kızı bir daha görmemek üzere teslim etti.Kelley entregó a las niñas para no volverlas a ver de nuevo.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.No puedes dañarla con las armas que tienes.
( Her şey yolunda gittiğinde şımarmamak ve öteki insanları küçük görmemek son derece önemlidir. )(Ay que ser miserables, pacificar, hay demasiada gente sin vergüenza).
Fakat Belçikalıların ortaya attığı bu görüş kabul görmemektedir.Privilegios que los cubanos parecen haber abusado.
Ama edebiyat ve kültür üzerine disiplinlerarası çalışmaları tamamen işe yaramaz olarak görmemektedir.Pero lógicamente no heredaron una capacidad de lectura y escritura que fueron culturalmente desarrolladas.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Scontarono cinque anni in carcere e furono liberate a patto che non si fossero più incontrate.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Non furono usate armi da fuoco.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Они не обращают внимание, что люди оборачиваются и с презрением смотрят на них.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.В возрасте трёх лет потерял зрение.
(Bu konu elde yeterli delil ve belge olmadığı için resmi kurumlarca kabul görmemektedir.)(Существовали и более глубокие подозрения, но они не подтверждены доказательствами.)
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Никто не желает поднимать оружие..
Dizel motor 1920'lerden beri ticari araçlarda kullanılmakta ama hususi otomobillerde pek rağbet görmemekteydi.ومنذ عام 1920 استخدمت محركات الديزل في السيارات التجارية ولكنها لم تلقى رغبة كبيرة في السيارات الخاصة.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.لا تحتوى على أية أسلحة.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.لم رأى عينيه حتى كان من عمره 3 سنوات، ثم افتتح بصره.
Kelley iki küçük kızı bir daha görmemek üzere teslim etti.Kelley entregou a duas meninas para nunca mais vê-las.
Enstitü kendisini geleneksel bir think tank kuruluşu olarak görmemektedir.O Instituto não se considera um "think tank" tradicional.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Nenhuma arma foi disparada.
( Her şey yolunda gittiğinde şımarmamak ve öteki insanları küçük görmemek son derece önemlidir. )(Com quem você está?), no entanto, outros participantes não aceitaram, considerando-a fraca.
Enstitü kendisini geleneksel bir think tank kuruluşu olarak görmemektedir.De organisatie is wel omschreven als denktank en als niet-gouvernementele organisatie.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Hij gebruikt geen wapens.
Kuzu ve keçi etleri de bulunabilmektedir fakat çok fazla rağbet görmemektedir.Mogelijk eten ze ook insecten, maar niet al te veel.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.W wieku zaledwie trzech lat stracił wzrok.
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.Takiej Warszawy już nie pamiętacie.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Nie należy używać pistoletu.
Dolayısıyla bu görüş bugün itibar görmemektedir.Tak więc pomysł ten nie jest już dziś akceptowany.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.Hon blev blind vid tre års ålder.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Inget känt vapen kunde skada det.
Dolayısıyla bu görüş bugün itibar görmemektedir.Detta namn anses inte giltigt idag.
Ancak bu değirmenler artık iş görmemektedir.Dessa företag är inte längre verksamma i Svängsta.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.När herren möter slavens blick ser han inte ett annat medvetande.
Bu gruplandırma sistemi çok popüler olmuş, ancak progenot fikri genel destek görmemektedir.Цей поділ став найпопулярнішим, хоча ідея прогенотів не всіма підтримується.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.На церемонії отримання Меча принц отримує видіння невідомої могутньої сили, але не розповідає про побачене.
Dolayısıyla bu görüş bugün itibar görmemektedir.Сьогодні переважає думка, що це не так.
Fakat Belçikalıların ortaya attığı bu görüş kabul görmemektedir.Але бельгійців заздалегідь не планують вивозити.
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.Podobu kastelu dnes už neznáme.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.17, 4 % neuvedlo ve sčítání lidi žádné náboženství.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.Pentru 32,64% din locuitori nu este cunoscută apartenența confesională.

İlgili Sayfalar