görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oyun yeterli rağbeti görmemiştir.Гра вiдбулась без глядачiв.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Цей факт став підставою для припущень про існування потенційної транснептунової планети.
Tom'u görmeme izin verilmedi.Мені не дозволили побачити Тома.
En sonunda, Peel Komisyonu'nu kabul görmemiştir.Nakonec nebyla Peelova komise přijata.
Kadın ertesi sabah, çobanlar tarafından zarar görmemiş bir hâlde bulunur.Další ráno byla nalezena nezraněná místními pastevci.
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.Podobu kastelu dnes už neznáme.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Od té doby ho nikdo neviděl.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Do té doby tým využívá příležitost prozkoumat planetu v dosahu raketoplánu.
İsim Panama hükümeti tarafından rağbet görmemiştir ve Amerika Köprüsü ismi tercih edilmiştir.Název se však neujal a most byl známý spíš jako Libeňský most.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Nikdy jsem to neviděla.”
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Formálně jej však nikdy neobdržel, neboť zemřel ve věku šesti měsíců.
Copeland, babası ile hiç tanışmamış, bir fotoğrafını bile görmemiştir.Gacy už svou ženu ani děti nikdy neviděl.
MÖ 6.200 sonrasında terk edilen höyük, beşbin yıl süreyle iskan görmemiştir.Proč město poté na 2600 let zpustlo, není jasné.
Sabah olunca Daenerys zarar görmemiş şekilde küller içinden çıkar.Následující den ráno je Herb odpojen od přístrojů.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.17, 4 % neuvedlo ve sčítání lidi žádné náboženství.
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.El nu îngăduia nimănui, odată ajuns acolo, să mai vadă lumina zilei.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.După una sau două discuții cu Reggie m-am convins că merită măcar investigat în persoană.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Sunt șaizeci de ani de când n-am mai văzut-o.
Ancak kabul görmemiştir..Bineînțeles că nu a acceptat.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Nu au fost găsite diferențe între cele două grupuri de tineri.
Diğer birçok divan edebiyatçısından farklı olarak özel bir eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiştir.100 de cărți, fără nici un fel de material didactic, după cum a mărturisit el însuși mult mai târziu.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Mustăcilă un nimeni și înainte și după accident.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Mihail era superficial și nu era o mare inteligență însă era înalt și frumos.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Această dată este în general acceptată de către istorici.
Elizabeth Wheeler ile evlenmiş, fakat cinsel anlamda eşinden herhangi bir yakınlık görmemiştir.Ea s-a căsătorit cu David Kellet dar acesta a murit de o gripă.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.Pentru 32,64% din locuitori nu este cunoscută apartenența confesională.
Antarktika'nın bazı bölgeleri 2 milyon yıldır yağmur yüzü görmemiştir.A nyugat-antarktikai Száraz-völgyek területén már 2 millió éve nem hullott csapadék.
Çünkü hiç görmemişlerdir.Sosem láttuk őket.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Ezt a nézőpontot a történészek többnyire elutasították.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Azóta senki sem látta.
Bu sebeplerden dolayı fazla kabul görmemiştir.Ebből kifolyólag nem is vették komolyan őt.
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.Nem akarok menni, de muszáj megnéznem.
Ama Mrs. Grosse bu hayaleti görmemektedir.Spector azonban ezt nem is sejtette.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Soha nem beszélt róla a szüleinek sem.
3 sezonda hiç kart görmemiştir.A következő 3 idényben nem szerzett pontot.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.Amikor egy szamuráj belépett egy házba, a kardját nem vihette be magával, de a vakizasit igen.
Hayatında hiç müzik ve resim dersi görmemiş, çalışamamış çocuklar için okula müzik ve resim eşyaları aldılar.Ne ajándékozzunk muzulmán gyerekeknek játékkutyát vagy kutyát ábrázoló képet.
Bu albüm her anlamda kendimi görmeme neden oldu.Minden album egyenként is megjelent.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.A fiával nincs jó kapcsolatban, évek óta nem látta.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Senki nem láthatott élő törpeelefántot.
Olayda kimse zarar görmemiştir ve Ekinci İtalya'da mahkûm edilmiştir.Kukaan ei vahingoittunut kaappauksen yhteydessä, ja Italian viranomaiset vangitsivat Ekincitin.
Ben ne görmemi istersem, onu görürsünüz" Ve İlk gider.Laulut: Look What You Started ja Could It Be He?
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Ryhmien välillä ei ollut merkittäviä eroja.
Filleri doğrudan görmemiş kişilerin tasvir etmesi oldukça zordur.Ajoitukset eivät valitettavasti koske suoraan löydettyjä ihmisluita.
Bu tür genel kabul görmemiş üçlemelere "gayrıresmi üçlemeler" adı da verilmektedir.Lopuksi kertoja antaa kolmikolle nimeksi Tehotytöt.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Tällainen näkemys ei ole kuitenkaan saanut laajaa suosiota varsinaisten historiantutkijoiden parissa.
Bu fikir, hatalı olduğu ispatlanmamış olmasına rağmen, o dönemde kabul görmemiştir.Tunnen eräänlaista syyllisyyttä, vaikka en ollut siellä.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Ruudussa Nikoa ei kuitenkaan nähty.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Curiosityn on tarkoituksena tutkia elämän mahdollisuutta planeetalla.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Koskaan aikaisemmin tai myöhemmin en ole vastaavaa nähnyt."
Seni daha önce hiç böyle görmemiştim.En ole koskaan ennen nähnyt sinua tuollaisena.
O günden sonra grup üyeleri onu ölümüne dek hiçbir zaman görmemişlerdir.Όλο αυτό τον καιρό κανένα μέλος της οικογένειάς τους δεν τους επισκέφτηκε ποτέ.
(Bu konu elde yeterli delil ve belge olmadığı için resmi kurumlarca kabul görmemektedir.)(Ο πίνακας δεν είναι πλήρης, για κάποιες περιόδους δεν ανευρέθηκαν στοιχεία).
Son üç albümdür Chester'ı bu kadar hırslı ve azimli görmemiştim.Ποτέ στη ζωή μου δεν απόλαυσα μουσική γεμάτη με τόση χάρη και πνεύμα.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Κανείς δεν τον ξαναείδε από τότε.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.Το υπόλοιπο 1,63% δεν έχει δηλώσει ότι ανήκει σε κάποια θρησκεία.
Daha önce Turandot'u hiç görmemiş olan Tataristan Prensi hemen ona aşık olmuştur.Tatarprinsen, der aldrig har set Turandot før, bliver straks forelsket.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.Han blev blind som 3 årig.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Hans lige som bueskytte var hverken set før eller siden.
İsim Panama hükümeti tarafından rağbet görmemiştir ve Amerika Köprüsü ismi tercih edilmiştir.Navnet var imidlertid upopulært hos Panamas regering, der foretrak Puente de las Américas.
İlgili Sayfalar