görmem ile cümle

görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Hij gebruikt geen wapens.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Ze zijn verrast omdat ze zich al tijden niet meer heeft laten gezien.
Kuzu ve keçi etleri de bulunabilmektedir fakat çok fazla rağbet görmemektedir.Mogelijk eten ze ook insecten, maar niet al te veel.
Ben ne görmemi istersem, onu görürsünüz" Ve İlk gider.Je ziet eerst het gezicht en je weet het.
Beguineler Vatikan tarafından kabul görmemişlerdi.Hierom werd het Vaticaan niet uitgenodigd.
Denise onun arandığını görür ve T-Bag "keşke bunu görmemiş olsaydın" der ve onu öldürür.Ze zouden hem wellicht hebben doodgeslagen als Trotski niet had gezegd: "Laat hem leven.
Hiç bu kadar akıllı bir çocuk görmemiştim.Ik heb nog nooit een zo verstandig kind gezien.
Daha önce onu hiç görmemiştim.Ik had haar nog nooit eerder gezien.
Sizi görmemişim, özür dilerim.Ik zag jullie niet, het spijt me.
Seni hiç böyle görmemişdim.Ik had je nog nooit zo gezien.
Beni görmemiş ol.Doe alsof je mij niet gezien hebt.
Beni görmemiş gibi yap.Doe alsof je mij niet gezien hebt.
Beni görmemişsin gibi davran.Doe alsof je mij niet gezien hebt.
O beni görmemiş gibi yaptı.Hij deed alsof hij mij niet zag.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Jedna czy dwie rozmowy z Reggie'em przekonały mnie, że powinienem zobaczyć to na własne oczy.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.W wieku zaledwie trzech lat stracił wzrok.
Ahlatlıbel gibi bu yerleşim de daha öncesinde ve daha sonrasında iskan görmemiştir.Nigdy wcześniej, ani później nie budowano w Bydgoszczy mieszkań w takiej skali ani pod taką presją.
Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir.Takiej Warszawy już nie pamiętacie.
Birçok hallerde onlar eğitim görmemiş ya da sonradan görme kişilerdir.Część z nich studiuje jednak zdalnie lub dojeżdża.
Mayıs 2003 ile Ekim 2004 tarihleri arasında çıktıkları 49 lig maçında da yenilgi yüzü görmemişlerdir.Osiągnął również passę 49 meczów bez porażki, od maja 2003 roku do października 2004.
Başmakçı, düşman işgali görmemiştir.Zmęczony nieprzyjaciel nie atakował.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Jeszcze nigdy nie widziałem go w takim stanie”.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Nie należy używać pistoletu.
Bu sebeplerden dolayı fazla kabul görmemiştir.Z tych powodów nie nabrał ważności.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Chłopca widywała rzadko, raz nawet nie widzieli się przez 3 lata.
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.Żal mnie tłoczy, Niech zobaczę onę!
Fikirleri şu an yenilikçi sayılırken o dönemde yaygın kabul görmemiştir..Do dzisiaj jego pomysły uważane są za bardzo nowatorskie.
Bu kullanımı halk dilinde hâlâ görmemiz mümkündür.Rozwiązanie to może być również zastosowane w języku polskim.
Dolayısıyla bu görüş bugün itibar görmemektedir.Tak więc pomysł ten nie jest już dziś akceptowany.
Eminim ne olduğunun farkındaydı ama görmemiş gibi davranıyordu.Grał jak szedł, ale wiedział, gdzie idzie.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Jego praca jak i inne na ten temat nie budziły początkowo większego zainteresowania.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Od tej pory nikt go już więcej nie widział.
3 sezonda hiç kart görmemiştir.Żaden z nich nie zagościł tam dłużej niż 3 sezony.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Ett eller två samtal med Reggie övertygade mig om att jag åtminstone borde bilda mig en egen uppfattning.
Kariyerinde resmi maçlarda hiç kırmızı kart görmemiştir.Han fick aldrig ett rött kort under hela sin karriär.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.Hon blev blind vid tre års ålder.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Aldrig i livet har jag hört ett bättre framförande."
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.Jag såg, jag ser.
Belki de bunda iyi bir medrese tahsili görmemesinin de bir katkısı bulunmaktadır.Det kanske finns ett bättre sätt att hantera felbeteenden på?
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.Sen dess har jag aldrig sett honom.
Eylem olarak fazla etkin olamamış, toplumdan destek görmemiştir.Han tyckte inte att han spelade tillräckligt bra och kände sig utanför gemenskapen.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Inget känt vapen kunde skada det.
Dolayısıyla bu görüş bugün itibar görmemektedir.Detta namn anses inte giltigt idag.
Ancak bu değirmenler artık iş görmemektedir.Dessa företag är inte längre verksamma i Svängsta.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.När herren möter slavens blick ser han inte ett annat medvetande.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Своїх справжніх батьків вона ніколи не бачила.
Antarktika'nın bazı bölgeleri 2 milyon yıldır yağmur yüzü görmemiştir.Деякі райони Сухих Долин не бачили дощу вже 2 млн років.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Одне чи два спілкування з Реджи переконали мене, що як найменше я повинен усе побачити сам.
Daha sonraki yüzyıllarda iskan görmemiştir.Вже більше століття не знають.
Bu gruplandırma sistemi çok popüler olmuş, ancak progenot fikri genel destek görmemektedir.Цей поділ став найпопулярнішим, хоча ідея прогенотів не всіма підтримується.
Bu ana gerekçe Looney Tunesun bugün televizyonlarda nadiren görmemize neden oldu.Основну ж популярність Ловренсу принесла його участь в телевізійних шоу.
Mağaradan çıktığında Sento kılıcının yeni sahibidir ancak gözleri görmemektedir.На церемонії отримання Меча принц отримує видіння невідомої могутньої сили, але не розповідає про побачене.
Ben ne görmemi istersem, onu görürsünüz" Ve İlk gider.Якщо це справді твоє — ти це побачиш і зрозумієш.»
Eğer ışınlar gözden çıkmış olsaydı yıldızları görmemiz için belirli bir süre geçmesi gerekirdi.Супутник мав спостерігати зірки за наперед визначеним переліком.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Але різкої межі між цими групами немає.
Dolayısıyla bu görüş bugün itibar görmemektedir.Сьогодні переважає думка, що це не так.
Ancak bu anlayış hem Müslümanlar hem de gayrimüslimlerce kabul görmemiş ve bu politika muvaffak olmamıştır.Але це було зрозуміло і туркам і венеціанцям, яких такий варіант розвитку подій влаштувати не міг.
Çıktığı dönemde ilgi görmemiştir.Я не знав коли він встигав відпочивати.
Fakat Belçikalıların ortaya attığı bu görüş kabul görmemektedir.Але бельгійців заздалегідь не планують вивозити.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Більшого свята, ніж це, я в житті не бачила».
İlgili Sayfalar