görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eserlerin her ikisi de ilgi görmemiştir.Картина их обоих больше не интересует.
Gözleri görmemektedir ve Muhtar olaylar karşısında çaresiz kalınca ona danışmaktadır.Они не обращают внимание, что люди оборачиваются и с презрением смотрят на них.
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.Потайные (скрытые) петли не видны, когда дверь закрыта.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.В возрасте трёх лет потерял зрение.
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Нерва во время этих событий не пострадал, но его власть была, таким образом, поколеблена.
Zîrâ daha önce -hakkında birçok hikâye duyduğu- Elrond'u hiç görmemişti.Lars Tore Endresen. — Мало кто видел эти картины раньше (норв.).
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Своего родного отца она никогда не видела.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.На Юге между этими группами не видели никакой разницы.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Впрочем, эта версия не поддерживается большинством историков.
(Bu konu elde yeterli delil ve belge olmadığı için resmi kurumlarca kabul görmemektedir.)(Существовали и более глубокие подозрения, но они не подтверждены доказательствами.)
Rhetorica ad Herennium adı eseride onun yazdığı düşünülse de bu iddia pek fazla kabul görmemiştir.Книга Rhetorica ad Herennium была приписана ему, но это не является широко принятым фактом.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Для получения этих преимуществ нужно тратиться на детальное исследование планеты.
Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir.Британским подданным он так и не стал.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Никто никогда не видел жёлтую мышку.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Не удивительно, что случившееся в это время жестокое убийство поначалу осталось незамеченным. .
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Никто не желает поднимать оружие..
Başmakçı, düşman işgali görmemiştir.Мы врагу не давали пощады // Незабываемое.
Hunlar, Trakya'ya kadar ilerlemelerine rağmen Roma İmparatorluğu'ndan bir direniş görmemişlerdir.وعلى الرغم من تقدم الهون حتى تراقيا إلا أنهم لم يروا أي مقاومة من قبل امبراطورية روما.
Dizel motor 1920'lerden beri ticari araçlarda kullanılmakta ama hususi otomobillerde pek rağbet görmemekteydi.ومنذ عام 1920 استخدمت محركات الديزل في السيارات التجارية ولكنها لم تلقى رغبة كبيرة في السيارات الخاصة.
Yazdıklarının fazla ilgi görmemesi sebebiyle küskünlük ve kırgınlık duyuyordu.وقد شعر بالانكسار والحزن عندما لم تلق كتابته أي اهتمام.
Beguineler Vatikan tarafından kabul görmemişlerdi.ولم يتم الاعتراف بها من قبل الفاتيكان.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.ولهذا السبب فإن الحكايات التي قيلت في هذه الروايات لم تنل إعجاب العثمانيين وبالتالي لم تكن مناسبة لهم.
Sibel Erkan zarar görmemiştir.ومع ذلك لم يتأثر السيسي.
Arafat bu olanları ya kınadı da ya görmemezlikten geldi.ولم يكن عرفات على علم بتلك الأمور، أو غض الطرف عنها.
1937 yılında, İspanya İç Savaşı'nda zarar görmemesi için Valensiya'ya taşındı.في عام1937 نقلت إلى فالنسيا من أجل سلامتها أثناء الحرب الاهلية الإسبانية.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.لا تحتوى على أية أسلحة.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.ولكنه أمر صعب لأنها لم تخاطبه منذ أعوام...
Anne ve babasını hiç görmemiştir.لذلك لم يكن قد سبق لها أن شاهدت أي رجل ما عدا والدها.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.لم رأى عينيه حتى كان من عمره 3 سنوات، ثم افتتح بصره.
Zeus'un bunu görmemesi için de Ate'yi görevlendirir.تتوسل لاوديب ألا يتابع هذه المسألة.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.ولكن هذه الرواية لا تصح عند كثيرين من المؤرخين البارزين.
Belki de bunda iyi bir medrese tahsili görmemesinin de bir katkısı bulunmaktadır.وبالتالي، هناك فرصة جيدة على أن يكون مجرد دخيل .
Mustafa Kemal ise bunda bir mahzur görmemiştir.مصطفى محمود لم ينكر الشفاعة أصلا !
Gerçekten seni görmem gerekiyor. Bu önemli.حقيقة من الضروري أن أراك. هذا مهم.
Kelley iki küçük kızı bir daha görmemek üzere teslim etti.Kelley entregou a duas meninas para nunca mais vê-las.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Uma ou duas conversas com Reggie me convenceram de que eu deveria pelo menos ver por mim mesmo.
Enstitü kendisini geleneksel bir think tank kuruluşu olarak görmemektedir.O Instituto não se considera um "think tank" tradicional.
Daha sonraki yüzyıllarda iskan görmemiştir.Não se conhecia até vários séculos depois.
Fakat kızı o günden sonra hiç görmemiştir.Ela nunca mais o viu depois daquele dia.
Ayrıca çift, "Şovun bu tarafını daha önce görmemiştik ne de özellikle görmek istedik." sonucuna vardı.A dupla concluiu que "este é um lado do seriado que não vimos antes, nem particularmente queríamos ver".
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Nenhuma arma foi disparada.
Bu kullanımı halk dilinde hâlâ görmemiz mümkündür.Com isso é possível facilmente ver pessoas falando no idioma.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Desde então ninguém mais o viu.
Eylem olarak fazla etkin olamamış, toplumdan destek görmemiştir.E ele nunca viveria tanto como viveu sem o apoio da comunidade gay.
Romalılar bu komployu görmemezlikten geldi.Os romanos só então perceberam a armadilha.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Miguel IV era bem parecido, inteligente e generoso, mas não tinha instrução e sofria e de epilepsia.
Burada verilen tanım henüz tam olarak kabul görmemiş ve oldukça niteliksel bir tanımdır.É agora que se aprecia que o conjunto é, de facto, uma composição perfeitamente planeada sem ostentação.
( Her şey yolunda gittiğinde şımarmamak ve öteki insanları küçük görmemek son derece önemlidir. )(Com quem você está?), no entanto, outros participantes não aceitaram, considerando-a fraca.
Ancak bütün bu çalışmalar devletten hak ettiği ilgiyi görmemiştir.Sendo assim, trata-se de lugares aos quais o Estado não dedica a atenção que deveria.
Onu daha önce hiç görmemiştim.Eu nunca a tinha visto antes.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Mogelijk biedt dit een beter inzicht in het ontstaan van de planeet.
Çünkü hiç görmemişlerdir.Ze hadden hem immers nog nooit gezien.
Bu albüm her anlamda kendimi görmeme neden oldu.Dit album laat meer mijzelf zien.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Dat heb ik nog nooit eerder meegemaakt.”
Kadın ertesi sabah, çobanlar tarafından zarar görmemiş bir hâlde bulunur.Maar wellicht is die ochtend de verkeerde vrouw omgebracht.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Er bestond echter geen familierelatie tussen beiden.
Bu okulların müdürleri özel bir din eğitimi görmemişlerdi.De bedoelde dichters vormden echter nooit bewust een school.
Eminim ne olduğunun farkındaydı ama görmemiş gibi davranıyordu.Hij wist zeker dat het zo is, maar hij ziet niks.
Bir süredir Willie'yi görmemiş ve sesini duymamıştır.Kim heeft haar vader al een lange tijd niet gezien of gesproken.
Enstitü kendisini geleneksel bir think tank kuruluşu olarak görmemektedir.De organisatie is wel omschreven als denktank en als niet-gouvernementele organisatie.
İlgili Sayfalar