görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dönemden sonra terk edilmiş, birkaç bin yıl iskan görmemiştir.Après cette séparation, il ne se revirent plus pendant plus de mille ans.
Çünkü hiç görmemişlerdir.Ils ne se sont donc jamais vus.
Sonra Elle'nin eski kocası Karl'ı ziyaret ederler, Elle onu yıllardır görmemiştir.Il leur demande où se trouve Helen, car il ne l’a pas vue depuis fort longtemps.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Il n'a jamais connu ses parents.
Fakat o günden beri onu da kimse görmemiştir.Depuis ce jour, personne ne l'a revue.
Herhangi bir biçimde sivillerin zarar görmemesine özen gösterilmiştir.Les consignes ont été données qu’aucun citoyen ne sera touché par les attentats.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decidió no volver a verle nunca.
Onu asla görmem, fakat mutluyum.Nunca le veo, pero soy feliz.
İyi bir meslektaşı küçük görmemelisin.No debes menospreciar a un buen colega.
Ben sık sık Tom'u görmem.No veo a Tom con mucha frecuencia.
Tom Mary'yi hiç bu kadar mutlu görmemişti.Tom no había visto nunca a Mary tan feliz.
Onu fazla görmem.No la veo mucho.
O zaman kadar o tür bir balık hiç görmemiştim.Hasta entonces no había visto nunca ese tipo de pez.
Listeyi görmeme izin ver.Déjame ver la lista.
Daha önce onun gibi birisini görmemiştim.Nunca había visto a alguien como él.
Bu gece seni görmem gerekiyor.Necesito verte esta noche.
Fizik öğretmenimi hiç bu kadar korkmuş görmemiştim.Nunca había visto a mi profesor de física tan asustado.
Ne görmemi istiyorsun?¿Qué quieres que vea?
Umarım kimse seni buraya gelirken görmemiştir.Espero que nadie te haya visto venir aquí.
On yaşıma kadar hiç aslan görmemiştim.No vi un león hasta los diez años.
Chad Coleman, görmemiş olmayı dilediği bir şeyi görmüş gibiydi.Chad Coleman parecía que había visto algo que deseaba poder ver.
Kelley iki küçük kızı bir daha görmemek üzere teslim etti.Kelley entregó a las niñas para no volverlas a ver de nuevo.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Una o dos conversaciones con Reggie me convencieron de que al menos debía verlo yo mismo.
Orada o güne dek hiç yenilgi yüzü görmemişlerdir.Sin embargo, ellos niegan haberlo visto un objeto el día que lo encontraron.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Creo que es un poco raro que no nos hayamos visto este año.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.No puedes dañarla con las armas que tienes.
Daha sonra kitap halinde de basılan eser başlarda fazla ilgi görmemişti.Al principio casi nadie creía en el proyecto; era considerado demasiado prematuro.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.No había visto nada igual en setenta años.”
Kimse Zeynep'i görmemiştir.No se observa celemín.
Sibel Erkan zarar görmemiştir.El cómputo silábico no se ve afectado.
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.Quiero hacerlo, pero tenemos que ver.
( Her şey yolunda gittiğinde şımarmamak ve öteki insanları küçük görmemek son derece önemlidir. )(Ay que ser miserables, pacificar, hay demasiada gente sin vergüenza).
Fakat ilk seri kadar ilgi görmemiştir ve pek çok eleştirmen tarafından kötülenmiştir.Ella, en cambio, no dio demasiadas pistas sobre su propia vida, como señalan los críticos.
Fakat Belçikalıların ortaya attığı bu görüş kabul görmemektedir.Privilegios que los cubanos parecen haber abusado.
Ama edebiyat ve kültür üzerine disiplinlerarası çalışmaları tamamen işe yaramaz olarak görmemektedir.Pero lógicamente no heredaron una capacidad de lectura y escritura que fueron culturalmente desarrolladas.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.No obstante, se trata de una tesis rechazada por la mayor parte de los historiadores.
Hiç kimse bir şey görmemişti.Nessuno ha visto niente.
Beni görmemiş gibi yap.Fai come se non mi avessi visto.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Una o due conversazioni con Reggie mi convinsero che dovevo almeno incontrarlo.
Beş yıl hapiste kaldıktan sonra bir daha birbirlerini görmemek şartıyla tahliye edilirler.Scontarono cinque anni in carcere e furono liberate a patto che non si fossero più incontrate.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Non ho mai visto niente del genere."
Fakat şarkı beklenilen ilgiyi görmemiştir.Tuttavia, la canzone non ottenne il successo sperato.
Ancak nişanlısı Zişan'ı hiç görmemiştir.La tresca non fu mai scoperta dal fidanzato.
Ağrı bireyin acı verici bir durumdan kaçmasını sağlar bu sayede vücudunun zarar görmemesini sağlar.Il dolore ci avverte che qualcosa sta funzionando male nel corpo o sta per avvenire un danno.
Copeland, babası ile hiç tanışmamış, bir fotoğrafını bile görmemiştir.Policarpo non riuscì nemmeno a vedere la propria figlia.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Non lo ho mai detto ai miei genitori...
MMX, P55C’nin ömrü bittikten sonraya kadar önemli bir rağbet görmemiştir.L’urlo anticasta che non era ancora M5s.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Mi sento un po' 'stupido ora per non averlo visto.
Osmanlılar bu romanlarda anlatılan hikâyeleri bu nedenle beğenmemiş ve kendilerine uygun görmemişlerdir.«Mi accorgo, Romani, che siete contrari a questa deliberazione, e non avete torto.
Çok az satılması ve askerler tarafından fazla ilgi görmemesi nedeniyle üretimi 1899 yılında azaltılmıştır.L'arma non riscosse l'interesse dei militari ed uscì di produzione nel 1899.
Rhetorica ad Herennium adı eseride onun yazdığı düşünülse de bu iddia pek fazla kabul görmemiştir.Cosa realmente pensasse Adolf di queste illazioni non è noto.
Yine de bu nokta tarihçiler tarafından çoğunlukla kabul görmemiştir.Si tratta comunque di prove non accettate dalla maggioranza degli storici.
Hiçbir silah tarafından zarar görmemektedir.Non furono usate armi da fuoco.
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.Я считаю крайне маловероятным, что я когда-то ещё увижу украденный у меня мотоцикл.
Tom Mary'nin davranışını daha fazla görmemezlikten gelemeyeceğini söylüyor.Фома говорит, что не может больше делать вид, будто не замечает поведения Маши.
Onu tekrar görmem lazım.Мне нужно увидеть его снова.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Один или два разговора с Реджи убедили меня в том, что я обязан по меньшей мере сам во всем убедиться.
Bu havanın kendisinden daha da tehlikeli olan gerçek, bu kötü durumu görmemeleri olmuştur.Об этой опасности вы сами знаете не хуже меня.
Ancak nişanlısı Zişan'ı hiç görmemiştir.Свою возможную невесту он никогда не видел.
Hayatımda daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim," der.Ранее я не слышал такой сутры.»
İlgili Sayfalar