görmedi ile cümle

görmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onu hiç görmedim.Δεν τον έχω δει ποτέ.
Onu hiç görmedim.Δεν την έχω δει ποτέ.
Onu görmedik.Δεν τον είδαμε.
İbrahim de görmediğini söyledi.Elizabeth svarede, at hun også savnede hende.
Ancak önerilerinin hiçbiri kabul görmedi.Men ingen af rådene er rigtige!
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.Men jeg synes ikke det blev ved med at være fransk.
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.Der gik ikke lang tid efter, før lokoføreren så det modkørende tog.
Böylece hiçbiri zarar görmedi.Ingen af dem kom til skade.
Gerard cevap verir; «Bilmiyorum… Görmedim». 'Thomas svarede: "Det ved jeg ikke, jeg gjorde ikke".
Onlar hiç kimseyi görmediklerini söylediler.Jeg kan ikke acceptere din undskyldning.
Görmediniz mi Allah yedi göğü, tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?Det finnes ingen gud utenom Herren alene over de syv himlene og den gunstige tronen.)"
Ancak bu isim kabul görmedi.Men navnet ble ikke godkjent.
Gerard cevap verir; «Bilmiyorum… Görmedim». 'Kain svarer: «Jeg vet ikke.
Sönmüş yanardağlar ise, bilim insanlarının bir daha püskürmelerini olası görmedikleri yanardağlardır.Utdødde vulkaner er de som forskerne ikke regner med vil få utbrudd igjen.
Şimdiye dek görmediği kadar iyi muamele gösterilir.Da vil vi se andre ting enn vi har sett før.
Ancak hiç biri (2016’ya kadar) kabul görmedi.Noen flere er aldri (2012) blitt gitt denne graden.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Ingen ble skadet eller meldt savnet.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Gauguin melarikan diri dari Arles dan tak pernah bertemu dengan Van Gogh lagi.
Bunun üzerine “(hâfızası) senin gibi olanı görmedim” dedi.”Allah berfirman: “Engkau tidak akan sanggup melihatKu, tetapi coba lihat bukit itu.
Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?Apakah kamu tidak memperhatikan hal yang telah diperbuat Tuhanmu terhadap rombongan bergajah?
Daha fazla yeteneği olduğunu keşfeden Tessa, daha önce hiç görmediği bir dünyanın içerisine çekilir.Bersama Molly, Tania memasuki sebuah dunia yang tidak pernah ia ketahui sebelumnya.
Program beklenen ilgiyi görmedi.Program tersebut ternyata tidak sesuai dari yang diharapkan.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Pada praktiknya, Eropa Muda tidak memiliki uang dan dukungan rakyat selama masa berdirinya yang singkat.
Ancak yol 15 yılı aşkın herhangi bir bakım görmediği için tahrip olmuştur.Paten tersebut dihapuskan setelah 15 tahun karena tidak ada yang berminat.
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.Contoh penggunaan : Sudah dua hari ia tidak terlihat batang hidungnya.
Birçokları, onların hak ettikleri takdiri görmediklerini söyledi.Namun, beberapa kolega merasa ia tidak pantas mendapatkannya.
"İlk Türk filmini biz de görmedik".Ia juga dianggap sebagai "bintang film internasional pertama."
Lut daha önce hiç görmediği yabancıları evinde misafir eder.Ia dibawa ke tempat-tempat yang Swift tak pernah kunjungi sebelumnya.
Saruman kendi tasarladığı orklar yetiştirdi (Aragorn daha önce onlardan hiç görmediğini söyler).Andara menatap bunga yang diberikan Fadil (Taufan) kepadanya.
Buna rağmen, AGP Pro birçok kişi tarafından kabul görmedi.Namun, Gung Ye mulai tidak disukai oleh para pendukung sebelumnya.
O güne kadar görmediğiniz insanlarla tanışır, "Niye daha önceleri tanışmadık" diye hayıflanırsınız.Mereka semua takjub dan berkata: "Yang begini belum pernah kita lihat."
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Cuối cùng thì Gauguin vẫn rời Arles và không bao giờ gặp lại Van Gogh một lần nữa.
Ayrıca topa vurmasına gelince hiç kimsenin yaptığı gibi topu tekmelediğini görmedim." dedi."Tôi nghĩ không ai có thể đánh được những quả bóng như anh ấy làm.
Gerard cevap verir; «Bilmiyorum… Görmedim». 'Cain trả lời, "Tôi không biết.
Fakat bunun gibisini görmedim.Tôi chưa bao giờ thấy điều tương tự.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Và khi anh ấy biết mình không thể làm gì hơn nữa, anh ấy dừng đồng hồ lại.
Siz bir çeşit yıldızsı olmayan hiç kimsenin daha önce görmediği objelerden bahsediyorsunuz.Các bạn đã xây nên những thành phố chưa ai từng biết đến trước kia.
Bu talep Türkiye tarafından kabul görmedi.Tuy nhiên đề nghị này đã không được chấp nhận bởi Ba Lan.
Ancak önerilerinin hiçbiri kabul görmedi.Tuy nhiên, không một ai trong số đó chấp nhận lời đề nghị.
(Onun geldiğini görmedim.)) – Sie hatte es kommen sehen.(彼女はそれが来るのを見た。
Cüneyd-i Bağdadî anlatır: “Sırrı Sekatî hazretlerinden ziyade ibadet ehli kimse görmedim.」 (子、魯の大師に楽を語りて曰く「」) 儀封人請見,曰:「君子之至於斯也,吾未嘗不得見也。
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.だが作中でフランス語を披露したことはない。
Ben bir şey görmedim.僕は何も見なかった。
Bunun üzerine “(hâfızası) senin gibi olanı görmedim” dedi.”("Don't thee thou them as thous thee") であった。
Bunların hiçbiri fizik dünyasında kabul görmedi.これらのどれも物理の世界で広く受け入れられるには至っていない。
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.ただし、零曰く「2歳ごろまでは見分けがつかなかった」らしい。
Aleks, kitaplığında daha önce hiç görmediği bir kitap görür.そして、4人は図書館の本棚に今までみたことのない絵本をみつけました。
"İlk Türk filmini biz de görmedik".日本初の「反戦映画」ともいわれる。
Çoğumuz vampir bile görmedik.何人もの吸血鬼を食らってきた。
Pazarlama sloganı “Hiç böyle bir lezzet görmediniz” idi.キャッチフレーズは「こんな番組 見たことない…」だった。
Ondan önce veya sonra onun gibi bir adam görmedim."原先念作「かにわ(は)」,而非現在的「かみや」。
Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?豈以陛下聖明,不能俯納直諫哉?」疏入,留中。
(Onu görmedik.)」許之,遂不見。
Cüneyd-i Bağdadî anlatır: “Sırrı Sekatî hazretlerinden ziyade ibadet ehli kimse görmedim.”屈公曰:“吾闻昔善治国家者不变故,不易常。
Ama portreyi hiçbir zaman insan resmi çizmekten ibaret olarak görmedi.無論如何,這一幅畫都不只是普通的肖像畫。
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.司机一看,走错道了。
Abruzzi önünü keser ve C-Note'u görmediğini söyler.也認識波波維奇,不過忘了看他的FS。
Byron’nın kızıyla hiçbir bağlantısı olmadı ve onu bir daha hiç görmedi.拜倫和女兒再無任何牽扯,終生未曾相見。
Bunun üzerine “(hâfızası) senin gibi olanı görmedim” dedi.”」主說:「你不能看見我,但你看那座山吧。
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.太守高興的說:「別人頭上只有一天,惟獨我有二天。

İlgili Sayfalar