görmedi ile cümle

görmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün gün seni görmedim.Я тебе не бачив весь день.
Bizi hiç kimse görmedi.Ніхто нас не бачив.
Onu hiç bu kadar mutlu görmedim.Я ніколи не бачив її настільки щасливою.
Onu hiç bu kadar mutlu görmedim.Я ніколи не бачив його настільки щасливим.
Onların güldüğünü hiç görmedim.Я ніколи не бачив, щоб вони посміхалися.
"Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz.Přídomek tedy nebyl odvozen ze zranění, jak se dříve někteří badatelé domnívali.
"Robin Van Persie gibi böyle inanılmaz bir futbolcu görmedim.Jeho fotbalovým vzorem je Robin van Persie.
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.Svůj výsledek komentuje: „Dva týdny jsem měla pocit, že mě nikdo nezastaví.
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.Zřejmě nikdy nemluvil německy.
Saruman kendi tasarladığı orklar yetiştirdi (Aragorn daha önce onlardan hiç görmediğini söyler).Kreštof ji nevybíravými slovy haní (recitativ Cožpak ten Kryštof sobě dovádí).
Bu bağlamda orduyu bile kullanmaya gerek görmedi.Nicméně, nehodlal při tomto snažení využít vojenských sil.
Aynı nedenle uzun bir süre hak ettiği ilgiyi görmedi, ta ki 1892'ye dek.Na oficiální uznání ale musela čekat až do roku 1892.
Şimdiye dek görmediği kadar iyi muamele gösterilir.A ukážeme vám je tak, jak jste je ještě neviděli.
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.Strojvedoucí si ztráty většiny vlaku nevšiml.
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Pozornost, kterou přitahovala, pro mne byla nesnesitelná.
7 Eylül 878'de papa, Louis'i tacı bahşetti fakat Adelaide'ye taç vermeyi uygun görmedi..Když 7. září 878 papež korunoval Ludvíka II. západofranským králem, Adélu korunovat odmítl.
Pazarlama sloganı “Hiç böyle bir lezzet görmediniz” idi.Kdy jste si uvědomili, že jste nikdy neviděli reklamu na zeleninu?"
Görmediniz mi Allah yedi göğü, tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?Domnul Tronului cel Mare? (23:86) Dumnezeu este Cel care a creat șapte ceruri și pământul deopotrivă cu ele.
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.Franciul în sine nu a fost niciodată văzut.
Ligeia, anlatıcının daha önce hiçbir kadında görmediği derecede bilgilidir.Naratorul afirmă că Ligeia este extrem de inteligentă, „cum niciodată n-am mai văzut la vreo femeie”.
Ancak yol 15 yılı aşkın herhangi bir bakım görmediği için tahrip olmuştur.Brevetul a expirat după 15 ani din cauza lipsei de interes.
Fakat Fransa dışında kabul görmedi.Această propunere a fost respinsă în afara Franței.
Şimdiye dek görmediği kadar iyi muamele gösterilir.Și-a dat seama că poate nu e bine așa cum credea el până acum firesc.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Gauguin a reușit să fugă, iar van Gogh și-a tăiat în acces urechea.
Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.Este ca și revizitarea unui vechi prieten pe care nu l-ai văzut de mult timp.
Çocuklardan herhangi birini görmedim.Nu am văzut pe nici unul dintre copii.
Hiç bir maç bile görmedik.N-am văzut nici măcar un meci.
O sonradan görmedir.E un parvenit.
Onu herhangi bir yerde görmedik.Nu l-am văzut pe nicăieri.
Pazarlama sloganı “Hiç böyle bir lezzet görmediniz” idi.Az üdítő marketing szlogenje a következő volt: Soha nem láttál ilyen ízt.
"Robin Van Persie gibi böyle inanılmaz bir futbolcu görmedim."Soha nem láttam még olyan jó fiatal futballistát, mint Carlton.
Fakat bunun gibisini görmedim.Sohasem láttam ehhez hasonlót.
Polisler ortadan kaybolan hizmetçi için eve gelirler ama Jane onu bir haftadır görmediğini söyler.Egy vendéglő előtt állnak meg, ami Janet szerint néhány órája még nem volt ott.
(Onun geldiğini görmedim.)(Nem hallottalak jönni.)
Ancak bu isim kabul görmedi.Ez a név sehogy se tetszett neki.
Ama bu sözler asla resmi olarak kabul görmedi.Azonban ezt sohasem fogadták el hivatalos címerként.
Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.A Tulajhoz az esti zárás után váratlanul csatlakozik a lánya, akit évek óta nem látott.
Avusturya ordusundan herhangi bir direniş görmediler.Ausztria semmilyen katonai eredményt nem tudott elérni.
Böylece hiçbiri zarar görmedi.Ezek egyike sem okozott károkat.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Ha másként van, csalódottan tér vissza a munkájához.
Barlarda konser verdiler ancak yeterli ilgili görmediler.Eleinte csak kis klubokban játszottak, nem is figyeltek fel rájuk az emberek.
1983'te Ölünceye Kadar Seninim ve 1984'te Yalancı Şafak romanları yayımlandı fakat yeterli ilgiyi görmedi.1981-ben jelentkeztek a 33 Tage in Ketten című albummal, ezután sokáig semmi hírt nem lehetett hallani róluk.
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.Magyarul eddig nem jelent meg.
Son dört yıl içinde seni görmedim.Nem láttunk téged az utóbbi négy évben.
Fakat Fransa dışında kabul görmedi.Hän ei kuitenkaan saanut minkäänlaista vastausta muualta kuin Ranskasta.
Bunların hiçbiri fizik dünyasında kabul görmedi.Yksikään näistä ei tullut yleisesti hyväksytyksi fyysikoiden keskuudessa.
Darwin Wallace'ı bir tehdit olarak görmediyse de bir makale yazmaya başladı.Darwin ei nähnyt Wallacessa todellista uhkaa, mutta alkoi kirjoittaa aiheesta lyhyehköä artikkelia.
Shinigamilerin siyah kimonolar giymesini istiyordum çünkü bu kimsenin görmediği bir şeydi.Neandertalilaiset muokkasivat eläinten nahoista vaatteita, mutta he eivät osanneet ommella.
Bu eserler ilk üretildikleri zamanda fazla takdir görmediler.Työt eivät saaneet osakseen arvostusta valmistumisaikanaan.
Onu henüz görmedik.Emme ole vielä nähneet häntä.
Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.Κατόπιν, αποφάσισε να χωρίσει με την σύζυγό του που, άλλωστε, είχε να την δει πολλά χρόνια.
Ancak yol 15 yılı aşkın herhangi bir bakım görmediği için tahrip olmuştur.Το δίπλωμα ευρεσιτεχνίας έληξε μετά από 15 χρόνια, λόγω έλλειψης ενδιαφέροντος.
Bu talep Türkiye tarafından kabul görmedi.Ανάλογο αίτημα της Βόρειας Κύπρου δεν έχει γίνει δεκτό.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Δεν θα βλάψουμε ούτε θα ζημιώσουμε κανέναν.
Ama bu sözler asla resmi olarak kabul görmedi.Ποτέ δεν πήρα στα σοβαρά αυτήν την αναλογία κατά γράμμα.
Ben bir şey görmedim.Δεν μπορούσα να δω τίποτα.
Çalışmaları her zaman övgü görmedi.Κανείς δεν αμφέβαλε ποτέ ότι οι στόχοι του ήταν αξιέπαινοι.
"40 senedir futbolun içindeyim, böyle bir yetenek görmedim.Έχουν περάσει σαράντα χρόνια κι ακόμη δεν έχω ξεπεράσει το σοκ.
Ancak önerilerinin hiçbiri kabul görmedi.Καμία από αυτές τις προτάσεις του δεν έγινε δεκτή.
Bunların hiçbiri fizik dünyasında kabul görmedi.Καμμιά από αυτές τις ενώσεις δεν έχει βρεθεί στη φύση.

İlgili Sayfalar