görmedi ile cümle
görmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.凱也馬上離開了埃滕,此生再也沒與梵高見面。
Fakat bunun gibisini görmedim.但從來沒有人見過那個模樣。
Ve sonra, o güne sunumlarından hiçbirinin görmediği veya görmeyi beklemediği bir şey oldu.谁也无法想象出这世界上所有没见过或看不见的奇妙。
Ben bir şey görmedim.朕虽未见。
Ama bu görüş kabul görmedi.但這個看法並不被接受。
Bu zamana kadar bunu diyebilecek bir şey görmedik.지금까지 우리는 그렇다는 증거를 보지 못했다.
Ancak önerilerinin hiçbiri kabul görmedi.하지만 어떤 제안도 받아들여지지 않았다.
Ama bu görüş kabul görmedi.하지만 이 의견은 받아들여지지 않았다.
Çalışmaları her zaman övgü görmedi.박진영의 안목이 항상 영광만을 안겨 준 것은 아니다.
Tubnam bu baskın gününü şöyle anlatacaktı: " Hayatımda hiç böyle biɾ manzara görmedim.레논은 "전 그렇게 비가 심하게 오던 것을 본 적이 없었어요.
Fakat Fransa dışında kabul görmedi.개최국인 프랑스 이외에는 아직 참가국이 확정되지 않았다.
Bu genel olarak kabul görmedi ve 1950'lerde Blackett bile çürütülmüş olduğunu kabul etti.חוק זה מעולם לא התקבל, ובשנות ה-50 בלאקט דחה אותו.
Şimdiye dek görmediği kadar iyi muamele gösterilir.ההופעה הייתה בסדר גודל שלא נראה עד אז.
(Onun geldiğini görmedim.)(לא הופיע יותר.)
Ama bu sözler asla resmi olarak kabul görmedi.המלצותיו מעולם לא אומצו באופן רשמי.
"İlk Türk filmini biz de görmedik".ובאמת לא היה אמור להיות הסרט הראשון שלי".
Görmediğin nedir, gözünden kaçıramazsın...וְלֹא שָׁאֲלוּ מִמֶּנּוּ חֲכָמִים לֹא אוֹת וְלֹא מוֹפֵת...
Oysa hiç görmediği oğlu askerler tarafından yakalanmış ve sorguya alınmıştır.חברו, שלא דיווח על כך לאיש, נעצר ונחקר.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.דה גול עזב ולא ביקר עוד בקנדה.
Alice, köpeği görmedi.אליס לא ראתה את הכלב.
Onu hiç görmediğimden eminim.אני בטוחה שמעולם לא ראיתי אותה.
Dünden beri Tom'u görmedim.מאז אתמול לא ראיתי את טום.
Bu resmi internette hiç görmedim.אף פעם לא ראיתי את התמונה הזאת ברשת.
Bu resmi internette hiç görmedim.אף פעם לא ראיתי את התמונה הזאת באינטרנט.
Şimdiye dek görmediği kadar iyi muamele gösterilir.Благодарение на Вас се чувствам толкова добре, колкото никога досега.
Onu daha önce görmediğim için, onu tanıyamayacağım.Няма да мога да го позная, понеже не съм го виждал преди.
Tom'u arıyorum. Onu görmedin, değil mi?Търся Том. Не си го виждал, нали?
Babasını hiç görmedi, tanımadı.Oca nikad nije upoznala ni vidjela.
7 Eylül 878'de papa, Louis'i tacı bahşetti fakat Adelaide'ye taç vermeyi uygun görmedi..878. papa je okrunio Luja, ali nije htio okruniti i Adelaide.
İki yıllık hizmetten sonra Deniz Kuvvetleri'nin Hava kolunda çavuş oldu ama hiç savaş görmedi.Nakon dvogodišnje službe je stekao čin poručnika, ali nikad nije vidio pravi rat.
Ancak hiç biri (2016’ya kadar) kabul görmedi.Trust No One (2016.)
Ama bu sözler asla resmi olarak kabul görmedi.To ime nikada nije bilo službeno potvrđeno.
Fakat bu albüm de yeterli ilgiyi görmedi.Ovaj album također nije dobio dobre kritike.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.To je rezultiralo neslaganjem s njegovim roditeljima, s kojima gotovo dvije godine nije pričao.
Program beklenen ilgiyi görmedi.Do predpísanej schémy nebolo veľa záujmu.
Böylece hiçbiri zarar görmedi.Našťastie sa nikomu nič nestalo.
Babasını hiç görmedi, tanımadı.So svojím otcom sa nikdy nestretol a ani nevie kto ním je.
Ligeia, anlatıcının daha önce hiçbir kadında görmediği derecede bilgilidir.Milan takto múdro Aliho ešte nepočul rozprávať.
Hükümet yetkilileri, yeni bir soruşturma başlatmak için hiçbir neden görmediklerini söyledi.Vladni uslužbenci pa niso videli nobenega razloga za začetek nove preiskave.
Bu durumlar beraber göze alınınca neden günsel yaşantımızda bu parlak noktayı görmediğimizi açıklıyor.Ti pogoji skupaj pojasnijo zakaj se svetle pege v vsakdanjem življenju ne sreča.
Babasını hiç görmedi, tanımadı.Svojega očeta namreč ni nikoli poznal.
Ancak terim, batı dünyasında 19. yüzyıl ortalarına kadar genel bir kabullenim görmedi.V zahodnem svetu je kljub temu prešel v splošno rabo šele sredi 19. stoletja.
"40 senedir futbolun içindeyim, böyle bir yetenek görmedim.Stara sem že štirideset let, čeprav o tem ne želimo govoriti.
Ancak önerilerinin hiçbiri kabul görmedi.Toda kasneje nobena stranka ni držala svojih obljub.
Yalnızca 50 kopyası basılan kitap hemen hemen hiç ilgi görmedi.Buvo išspausdinta tik 50 kopijų, kurios faktiškai nesusilaukė jokio dėmesio.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Bet nieko nesulaužė ir neišnešiojo.
Ziyafetten sonra, uzun yıllar görmediğiniz eş dostla görüşürsünüz.Taip jis spėja pasiekti namus ir susitikti su žmona, su kuria nesimatė dešimt metų.
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.To iki šiol Vokietijos istorijoje dar niekad nebuvo.
Ancak önerilerinin hiçbiri kabul görmedi.Kitų patarnavimų jis neteikdavo.
Onlar hiç kimseyi görmediklerini söylediler.Jie sakė, kad nieko nematė.
Daha önce asla güldüğünü görmedim.Aš niekada prieš tai nemačiau tavęs besijuokiančios.
Daha önce asla güldüğünü görmedim.Aš niekada prieš tai nemačiau tavęs besijuokiančio.
Avusturya ordusundan herhangi bir direniş görmediler.Austria armee ei osutanud neile vastupanu.
Babasını hiç görmedi, tanımadı.Oma isa ei näinud ta kunagi.
Ancak bu isim kabul görmedi.Rahvas ei võtnud seda nime omaks.
Videoda kırık cam olmamasına rağmen, katılımcılara videoda kırık cam görüp görmedikleri soruldu.Uurijad küsisid seejärel osalistelt, kas nad nägid purunenud klaasi teades, et videos polnud purunenud klaasi.
Çalışmaları her zaman övgü görmedi.Loengutele eelistas Ilomets alati laboritööd.
15 torunumun çocuklarını hiç görmedim.15 Großenkel, die ich nie gesehen habe.
15 torunumun çocuklarını hiç görmedim.15 Großenkel, die ich nie gesehen habe.
15 torunumun çocuklarını hiç görmedim.15 lapsenlapsenlasta, joita en ole koskaan nähnyt.