görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Isaiah said these things when he saw his glory, and spoke of him.
Mesihte yaşayan, günah işlemez. Günah işleyen Onu ne görmüştür, ne de tanımıştır.Whoever remains in him doesn't sin. Whoever sins hasn't seen him, neither knows him.
Andolsun, onu bir inişinde daha görmüştü;He saw Him indeed another time
Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Mutlaka cehennemi görür (oun varlığını gözle görmüş gibi kabul eder)diniz.You have indeed to behold Hell;
Onları görmüş olsaydın, geri dönüp onlardan kaçardın, onlardan içini korku kaplardı.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü.He saw Him indeed another time
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne'l Yakîn) görmüş olacaksınız.Then you will see it with the eye of certainty.
Yaratılışlarını mı görmüşler?Did they witness their creation?
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.He saw Him indeed another time
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Sonra Ayın doğmakta olduğunu görmüş de Rabbim bu demişti.When (Azar) saw the moon rise all aglow, he said: "This is my Lord."
Derken ne ayakta durmıya güçleri kalmıştı, ne de bir yardım görmüşlerdi.And neither stand up nor defend themselves.
Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin!When he saw a fire he said to his family: "You wait here.
Yemin olsun ki onu bir başka inişte de görmüştü.He saw Him indeed another time
Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür.For he thinks he is sufficient in himself.
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin!When he saw a fire he said to his family: "You wait here.
Acaba meleklerin yaratılışlarını mı görmüşler?Did they witness their creation?
Andolsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,He saw Him indeed another time
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Andolsun onu bir kez daha görmüştü.He saw Him indeed another time
Onun bir başka inişini Sidretu'l-Müntehanın yanında görmüştü.He saw Him indeed another time
O, vahyi getiren elçi Cebrail'i, apaçık ufukta görmüştü. [53,13-16]He had surely seen Him on the clear horizon.
Dedi ki: "Babacığım, bu, önceden görmüş bulunduğum rüyanın gerçekleşmesidir."O my father," said Joseph, "this is the meaning of my earlier dream.
Bir ateş görmüştü ve ailesine, "Burada durun, ben bir ateş gördüm.When he saw a fire he said to his family: "You wait here.
Sonra ondan yüz çevirdiler ve, "Öğrenim görmüş bir deli!" dediler.But they turned away from him, and said: "He is well-instructed, (but) possessed."
Onu bir kez daha görmüştü.He saw Him indeed another time
Onu apaçık bir ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Derken güneşin ışıklar saçarak doğduğunu görmüş, Rabbim bu demişti, bu daha büyük.Then when he saw the sun shining brightly, he said, “(You say that) this is my Lord?
Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim Rabbimdir."When night outspread over him he saw a star and said, 'This is my Lord.'
Gece olup karanlık basınca bir yıldız görmüş de budur Rabbim demişti.When night outspread over him he saw a star and said, 'This is my Lord.'
Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti.When he saw a fire, and said to his family, 'Tarry you here; I observe a fire.
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm.When he saw a fire, and said to his family, 'Tarry you here; I observe a fire.
Onlar da çağırırlar. Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir.And they shall call upon them, and they shall not answer them, and they shall behold the torment.
Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.Verily, he is helped (by the Islamic law).
Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir. Önceden yola gelselerdi ne olurdu!(They will then wish) if only they had been guided!
Çünkü o, gerçekten yardım görmüştür.But he should not be excessive in killing, for he will be supported.
Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.But he should not be excessive in killing, for he will be supported.
Günahkârlar ateşi görmüşler de artık ona düşeceklerini anlamışlardır.And the sinners will see the Fire, and will realize that they will tumble into it.
Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir.They will have observed the chastisement in front of them.
Artık azabı görmüşlerdir ve aralarındaki tüm bağlar kesilmiştir.But punishment they shall get and all their bonds shall be cut off.
Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür.He finds Allah there, who pays him his account in full.
Yanlış dosya büyüklüğü. Dosya hasar görmüş olabilir!Incorrect filesize! The file might have been corrupted!
Yanlış CRC sağlaması! Dosya hasar görmüş olabilir!Incorrect CRC checksum! The file might have been corrupted!
Zaten işlem görmüş kesişim noktasıAlready computed intersection point
Tarihi yerler geçen Mart ayında meydana gelen depremde hasar görmüştü.The sites suffered damage in an earthquake last March.
40 yaşlarındaki Neriman Aysun, on yıllık evliliği boyunca şiddet görmüş.Neriman Aysun, a Turkish woman in her 40s, spent ten years in a violent marriage.
Anne, bu tür alanları olan restoranların bunları terk ettiğini görmüş.She found that restaurants that used to have such areas have abandoned them.
Popoviç, "İnsanlara biraz umut verilmişti, bir hedef, bir yön görmüşlerdi."People were given some hope, saw a goal, direction.
Kosova ABD'den görmüş ve hala görmekte olduğu desteği asla unutmayacaktır," şeklinde konuştu.Kosovo will never forget the support it had and still has from the United States," Kosumi said.
Pek çok Sırp onun beraatinin mahkemenin Sırplara karşı önyargısının bir kanıtı olarak görmüştü.Many Serbs saw his acquittal as proof of what they perceive as the tribunal's bias against Serbia.
Ağustos ayında Vetevendosje tarafından düzenlenen benzer gösterilerde 28 EULEX aracı hasar görmüştü.In August, similar demonstrations organised by Vetevendosje resulted in 28 damaged EULEX vehicles.
En fazla hasar görmüş otel olan Slavija'nın ise bu sezon açılmayabileceği belirtiliyor.The most damaged is the Slavija, which may not open this season.
Aynı yıl cami de hasar görmüştü.The mosque suffered damage the same year.
Jankoviç, "Mladiç'in gördüğü veya görmüş olabileceği destek gitgide azalıyor."The support that Mladic enjoyed or might have enjoyed is dwindling as a matter of course.
Bu da ancak dünyayı görmüş insanlarla mümkün olabiliyor.That can happen only with people who have seen the world.
Büyük Avrupa festivallerini görmüştüm ve gidilecek yolun bu olduğunun farkına vardım.I had experienced the large European festivals and realised it was the way to go.
Hırvatistan'ın Dubrovnik kenti 1991ihtilafı sırasında hasar görmüştü. [Arşiv]The Croatian city of Dubrovnik was damaged in the 1991 conflict. [File]
Bina Mart ayı başında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştü.The structure was badly damaged during a fire in early March.

İlgili Sayfalar