görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hemen yanındaki ise çok az hasar görmüş bir hastane.The general hospital right next door emerged largely unscathed.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.It was one of the most astonishing family dynamics I have ever seen.
Bunu görmüş olabilirsiniz: bu yeni Apple laptopu.Hold that and don't let go.
Geçen yıl Hindistanda'ydım, ve çocuk felcinin en sonuncusunu görmüş olabilirim.I got to see the last case of killer smallpox in the world.
Örneğin, 2 tam 1 bölü 2 gibi bir sayı görmüşsünüzdür. -Well, you've probably seen someone write, let's say, two and one half.
Bu sembolü kullanmışlar, bunu daha önce görmüş olabilirsiniz.They use this symbol. You might have seen them before
Zarar görmüş alandan salınan kemokinleriniz var.You have these chemokines being released locally from this area of damage.
O bir veteriner, demem o ki daha önceleri defalarca ultrason görmüş.She's a veterinarian, so she's seen lots of ultrasounds. I mean, she knows I'm not a dog.
Ben iyi eğitim görmüş temelde.I had the best education basically.
Geçen videoda görmüştük ama burada daha ayrıntılı işleyeceğim bunu. -- Buraya biraz daha detay ekleyeceğim.
Örneğin, şu resmi daha önce görmüşsünüzdür.For instance, you might have seen this picture before.
Görmüş olduğun boğazı ağrıyan hastayı hatırlıyor musun?"Do you remember that patient you saw with the sore throat?"
Geçtiğimiz sefer görmüştük, bunu hesaplamanın diğer yolu,So we learned last time, the other way to solve this would
Hepimiz Google Earth'ü görmüşüzdür; bu da onun açık-kaynaklı versiyonu gibi.We've all seen Google Earth; this is an open-source version of that.
Harvard'dan mezun Ivy League görmüş bir ekonomisti, Arjantin'in başına verebilirsiniz.You can take a Harvard-educated Ivy League economist, stick him in charge of Argentina.
Bunu önceden birkaç video görmüştük.And we saw that several videos ago.
Sanıyorum 3 video önce görmüştük.I think that was 3 videos ago.
Eğer haftada birkaç kez Twitter'a girdiyseniz, muhtemelen sizde bunu görmüşsünüzdür.If you've gone onto Twitter in the last couple of weeks, you've probably seen this.
Bu gen hasar görmüştür.It damaged the gene.
Nagazaki'deki bombanın patlayışını görmüştü.He saw the bomb go off at Nagasaki.
Abu Ghraib'deki askerlerin oral seks taklitlerini görmüştünüz.You saw simulating fellatio in soldiers in Abu Ghraib.
Çevrimiçi çizim araçları -- muhtemelen birçoğunu görmüşsünüzdür.Online drawing tools -- you've probably seen a lot of them.
Rapa Nui -- burada görmüş olduklarınız nokta bulutlarıdır --Rapa Nui -- and what you're seeing here are the cloud of points --
Kleiber'i bu kadar hiperaktif bir kişi olarak görmüş olmaya şaşırmış olabilirsiniz.You might be surprised having seen Kleiber as such a hyperactive guy.
Bir keresinde de bornozlu bir adamın pipo içtiğini görmüştü, ve bunun kendisi olduğunu farketti.On one occasion, he saw a man in a bathrobe smoking a pipe, and realized it was himself.
Bir keresinde dediğine göre restaronda çizgili tişörtlü bir adam görmüş.On one occasion, she said she saw a man in a striped shirt in a restaurant.
Daha önce görmüş müydünüz onu?Did you see him?
Başlangıçta, amacı denizaşırı yabancı istihbarat toplamak olarak görmüştük.Originally, we saw that focus very narrowly tailored as foreign intelligence gathered overseas.
Bunu daha önce görmüştük. v1 x1This is just v1 x1.
Sanırım bazılarınız bir ticaret dengesizliğinin oluşmaya başladığını görmüş olabilirsiniz.I think some of you all might already see that a trade imbalance is developing.
Bunu kimya derslerinizde görmüş olabilirsiniz.This is really just dimensional analysis you might have learned in chemistry.
New York metrosunu kullanan herkes bunu görmüştür, değil mi?Everybody who has ridden the New York subway system will be familiar with these signs?
Antartika'ya ilk kez 10 yıl önce gittiğimde ilk kez buzdağlarını görmüştüm.I first went to Antarctica almost 10 years ago, where I saw my first icebergs.
İnanılmaz bir manzara ortaya çıktı. New York Times'ı okuyorsanız ön sayfasında görmüş olabilirsiniz.You may have seen in on the front page of the New York Times.
Bu parabolleri daha önce görmüştük.You've seen these parabolas before.
Kab birimini de daha görmüştük.Cup, we've seen multiple times already.
Bunu da daha önce de görmüştük.We've seen it multiple times already.
Bunu önceki videolarda da görmüştük.We're all familiar with it.
Benim cenin pozisyonunda yattığımı görmüştü ve...And he sees me basically fetal on the bed, and I am... ELLEN:
Bazılarınız bunu daha önce görmüş olabilir.Some of you might know it.
Şansıma Kirk beni görmüş, bana doğru yüzüp beni yukarı çekti.Luckily, Kirk had seen me and he swam over and pulled me up.
Bunu ilk cebir öğrendiğinizde görmüş olabilirsinizYou might have seen that when you first learned algebra.
Bu mu ? görmüştümThis one? I've seen it
Önceden görmüştük.We saw this show before.
Ama matematik dilinde bunları bitiş noktası demeyi uygun görmüşler. İyi bir isim olmuş çünkü.A and B are end points
Burada TED'de sunduğun resimleri görmüştüm.I'd seen drawings you had presented here at TED.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 homes were destroyed, and 40 were damaged.
Dün bir şey görmüş olabilir misin?Last night, did you see something?
Bunlardan Güney Amarika'da görmüştü ama buradakiler biraz daha farklıydıHe'd seen them in South America but these were somehow different
Halbaron seni ayrılırken görmüşHalbaron saw you leaving.
A B'nin tanımlı, ama B A'nın tanımsız olduğu durumu da görmüştük. -That's the vector x.
Bir önceki videoda bunu görmüştük.We saw that in the last video.
Farklı yerlerde yaşayan farklı renkteki insanları görmüştü.He had seen people of different colors living in different places.
Bunu bir önceki videoda görmüştük. Şimdi bunu hesaplayacağız.What we're going to do now is actually compute this.
Sonsuza dek yok olacak, kendi pisliği gibi; Onu görmüş olanlar, ‹Nerede o?› diyecekler.yet he shall perish forever like his own dung. Those who have seen him shall say, 'Where is he?'
Kendisini görmüş olan gözler bir daha onu görmeyecek, Yaşadığı yerde artık görünmeyecektir.The eye which saw him shall see him no more, neither shall his place any more see him.
Bütün insanlar bunları görmüştür, Herkes onları uzaktan izler.All men have looked thereon. Man sees it afar off.
Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez.What he has seen and heard, of that he testifies; and no one receives his witness.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.A great multitude followed him, because they saw his signs which he did on those who were sick.
Bu, bir kimsenin Babayı gördüğü anlamına gelmez. Babayı sadece Tanrıdan gelen görmüştür.Not that anyone has seen the Father, except he who is from God. He has seen the Father.