görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köy kurucuları buraya ilk vardıklarında burada bir sis yoğunluğu görmüşler.Kad su se Švalbini vratili u zoru, imali su što vidjeti.
Radyasyon hastalığının belirtilerinin çoğu kemik iliğinin zarar görmüş olmasından kaynaklanır.Mnogi simptomi bolesti radijacije su nastali zbog štete stanica koštane srži.
Itachi ayrılırken Sasuke'nin Sharingan'ı uyanmış ve bayılmadan hemen önce Itachi'nin ağladığını görmüştür.Točno prije nego se onesvijestio pogledao je Itachia koji je plakao.
Birkaç defa onarım görmüştür.Nadograđen je nekoliko puta.
Ayrıca British American Drama Academy'de eğitim görmüştür.Dobio je i stipendiju za "British American Drama Academy".
Yunan Medeniyetinin başlangıcı ve bitişi hakkında kesin ya da dünyaca kabul görmüş herhangi bir görüş yoktur.Ne postoje određeni ili opće prihvaćeni datumi početka i kraja razdoblja stare Grčke.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.Uvezani su u tabake po osam ili dvanaest stranica.
Bir gün tanrılar tanrısı Zeus kendisini görmüş ve o anda aşık oluvermiş.Naime, jednoga je dana Zeus primijetio Iju koju je istoga trenutka poželio.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Više puta sukobljavao se i mirio s ocem.
NATO'nun Yugoslavya'yı bombalaması sırasında yapının batı kanadı zarar görmüştür.Tijekom NATO-va bombardiranja zgrada je pretrpjela kolateralna oštećenja.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Mnogi su trpjeli osobno nasilje ili bili u zatvoru.
Yapı, II. Dünya Savaşı'nda %98 zarar görmüştür.Za vrijeme Drugog svjetskog rata, uništeno je 92% svih građevina u gradu.
Rukia ismini de televizyonda görmüştüm.Na ruskoj televiziji prikazano je tijelo.
Boynuna sımsıkı bir ip bağlanmıştı ve cinsel organı zarar görmüştü.Njegov đemper je potrgan, a na vratu su mu ožiljci.
17 Ağustos 1999'daki depremde büyük hasarlar görmüştür.Grad je veliku štetu pretrpio u potresu 14. svibnja 1970.
Son olarak 2002 yılında tadilat görmüştür.Njene ostatke se pronašlo 2002. godine.
Birçok kişi bu feud'un Attitude Era'nın habercisi olarak görmüştür.Ipak, većina stručnjaka se slaže kako je riječ o van Goghovom djelu.
Paris Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Studirao je na Sveučilištu u Parizu.
Özellikle kalbi büyük hasar görmüştür.Najveća opasnost su mu srčane mane.
Böylece herkes kimin patron olduğunu görmüş olur.Vođa je svatko tko ima sljedbenike.
London Academy of Music and Dramatic Art (LAMDA)'da eğitim görmüştür.Glumačko obrazovanje stiče u Londonu, na londonskoj "London Academy of Music and Dramatic Art" (LAMDA).
Yaptığı ilginç crossoverlarla büyük bir ilgi görmüştür.Surađivao je s brojnim poznatim hrvatskim izvođačima.
Bu antlaşma Yugoslavya'ya kalkan görevi görmüştür.Radio je na pripajanju tog područja Jugoslaviji.
Graham, bir Yahudi okulunda eğitim görmüştür.U rodnom je gradu radio kao učitelj u židovskoj školi.
Hukuk eğitimi görmüş, 1947 yılında evlenmiş ve bir oğlu olmuştur.Godine 1927. oženio se i dobio sina.
Mısırlılar zaman içinde Ptolemaios soyundan gelen kralları, firavunların ardılları olarak görmüşlerdir.Egypťania rýchlo prijali Ptolemaiovcov ako nástupnícky rod faraónov.
Daha sonra Londra'daki Royal College of Music'de eğitim görmüştür.Neskôr promoval na Royal College of Music v Londýne.
Uluslararası İlişkiler eğitimi görmüştür.Vyštudovala medzinárodné ekonomické vzťahy.
1960 yılında meydana gelen depremde birçok ev hasar görmüştür.V roku 1934 bola pri veľkom zemetrasení poškodená väčšina tunajších budov.
Birkaç defa onarım görmüştür.Bol niekoľkokrát opravovaný.
Bu daha sonra uluslararası olarak da kabul görmüştür.Čoskoro sa toto pomenovanie stalo medzinárodne akceptovaným.
Merlinin Kazanı oyuna 90/100 puanı layık görmüştür.Napriek tomu, Beat the Meat bol ohodnotený 90/100 bodov.
En az 30 dünya lideri Oxford'da eğitim görmüştür.10 z posledných 13 premiérov Spojeného kráľovstva študovalo na Oxforde.
Gaf, genel olarak kabul görmüş toplumsal kuralların ihlali.Všeobecne sa prejavuje rozpor medzi správaním a prijatými sociálnymi normami.
Örneğin: "Biraz dinlenmek için mağaraya girince köşede bir dev anası görmüş.Počas jedného dňa, keď prechádzal okolo planej hrušky, zjavila sa mu v ožiarenej korune stromu Panna Mária.
1960-1961 yıllarında da tamir görmüştür.Štartovali v rokoch 1960-1961.
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavili listy obdivovateľov a niekedy sa mu dostávalo nežiaducej pozornosti.
Ama bu genel olarak kabul görmüş bir açıklama değildir.皇帝)), ale vo všeobecnosti to akceptované nie je.
Ayrıca 15 Fabrika ve 192 dükkan ya zarar görmüş ya da yokedilmişti.Po roku 1942 sa začal arizačný proces a väčšina obchodov a firiem bola buď zabavená alebo zlikvidovaná.
Swift, Rose'u bir RCA söz yazarları organizasyonunda görmüş ve ona birlikte çalışmayı önermişti.Taylor videla Liz vystupovať pri akcii RCA a navrhla jej spoluprácu.
Bu yüzden bugün kabul görmüş başlık Disparates (Akılsız Yaratıklar) başlığıdır.Dnes je teda jednoznačne za najvyšší vrch považovaný Galdhøpiggen.
Uzay mekiği iniş sırasında hasar görmüştür.Sonda však bola zničená pri štarte.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Niekedy sa takisto pridáva do kozmetických prípravkov.
Hukuk eğitimi görmüş ve avukat olmuştur.Vyštudoval práva a pôsobil ako právnik.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Mnohí iní boli väznení alebo mučení.
Burada ve Eidgenössische Technische Hochschule de eğitim görmüştür.Po základnej a strednej škole tu absolvoval aj elektrotechnickú fakultu.
Aile içi şiddet görmüştür.Nasilje v družini.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Prosila ga je naj jo vzdigne k sebi ali pa jo gre zatožit očetu.
Leeds Üniversitesi'nde müzik üzerine eğitim görmüştür.Študiral je glasbo na Univerzi v Leedsu.
1778 de S. J. Bergman, Bizmut ve Antimon ile yaptığı deneylerde manyetik alanları ittiğini görmüştür.S. J. Bergmann je leta 1778 prvi opazil da bizmut in antimon odbijajo magnetna polja.
Sosyolojiyi bunların üstünde görmüştür.S tem področjem se ukvarja sociologija.
Fransa'da eğitim görmüştü.Študiral je v Franciji.
Modern Estonya popüler müziği de yurt dışından çok ilgi görmüştür.Sodobna popularna glasba je tudi v Belgiji ugledna.
Evde eğitim görmüştür.Šolala se je doma.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Ob 16:00 sta obe floti pričeli pluti druga proti drugi.
Daha sonra Londra'daki Royal College of Music'de eğitim görmüştür.Glasbo je študiral na Royal College of Music v Londonu.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Leta 1615 so jo Uskoki požgali in opustošili.
Hakan Şükür profesyonel kariyerinde sadece bir kez kırmızı kart görmüştür.Raúl v svoji 15-letni karieri nikoli ni dobil rdečega kartona.
Bu genin kodladığı enzim, ultraviyole ışıkları ile zarar görmüş DNA'nın onarımını yapar.Fotoliaza je encim, ki popravlja poškodbe na DNK zaradi vpliva ultravijolične svetlobe.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Veliko so jih pobili in spravili v temnice.