görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yasa 18 Haziran 1378 yılında kabul edilmiş ve halk tarafından genel anlamda kabul görmüştür.הוא הושבע בפעם השנייה ב-18 בפברואר, אך באופן פומבי מול אזרחי המדינה.
Savaş Doktor'u 10. Doktor ve 11. Doktor'u görmüş ve bunu yapmayı kesinleştirmiştir.הדוקטור ה-11 סיפר שהיו לו 11 פנים, ובנוסף היו גם את דוקטור המלחמה ואת ההתחדשות של הדוקטור ה-10 ששמר על פניו.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.היא מסבירה לבן זוגה כי מישהו פגע, שרף את אחוזת אביה.
Ölümünden önce dört haftanın üzerinde bir süre işkence görmüştür.הוא סבל במשך יותר משבוע לפני שהוא מת.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.רעידת אדמה חזקה במיוחד פגעה בעיר בשנת 2011.
Bu kitapların 58’i depremde hasar görmüş.ילידי 58 נפטרים ב-58 מדיה וקבצים בנושא 58 בוויקישיתוף
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.חלקם גם נעצרו, נשלחו לכלא ונרצחו שם.
Onarım görmüştür.תיקונים י.
Central Michigan Üniversitesi ve Iowa Üniversitesinde eğitim görmüştür.למד באוניברסיטת מרכז מישיגן ובאוניברסיטת איווה.
Uluslararası İlişkiler eğitimi görmüştür.ללמוד יחסים בינלאומיים.
Ivana genellikle evde eğitim görmüştü.איוונה התחנכה בעיקר בבית.
Fortunato onu hem yetenekli hem de disiplinsiz bir öğrenci olarak görmüştür.כבר בילדותו התגלה הוקינג כתלמיד מוכשר, אך גם כתלמיד עצלן ורשלן, חסר כל משמעת.
Grubun diğer üyeleri de bu okulda öğrenim görmüşlerdir.חלק מחברי הקבוצה הכירו אחד את השני עוד בלימודים באוניברסיטה.
Bütün vilayetler beni tanırlar; ya üniformayla veya fesli, kalpaklı sivil elbiseyle görmüşlerdir.על לבוש חסידי ראו: לבוש חרדי, ותנועת החסידות#לבוש חסידי.
Otuz Yıl Savaşları sırasında kent ağır hasarlar görmüştür.במהלך מלחמת שלושים השנים העיר סבלה קשות.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.ילדותה הייתה מושפעת ממתחים קשורים לאלימות האב שהיה אלכוהוליסט.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.ספינת המשמר שניזוקה קשה, תוקנה והוחזרה לפעילות.
Birkaç defa onarım görmüştür.וסרק אותה כמה פעמים.
Arap Etüdleri için Orta Doğu Merkezi'nde eğitim görmüştür.מלמדת פמיניזם ערבי במזרח התיכון.
Her iki aile de iyi eğitim görmüş Püreiten ailelerdi.בארץ שניהם היו לפסיכואנלטיקאים בכירים.
1973-1975 yılları arasında Ulusal İdare Okulu'nda eğitim görmüştür.בין השנים 1973–1975 לימד בטכניון במחלקה ללימודי חוץ.
1909 yılında şehrin büyük bir kısmı çıkan bir yangında zarar görmüştür.בשנת 1903 השתוללה שריפה בעיר שגרמה לנזק רב.
Viyana Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi görmüş, 1906 yılında doktorasını almıştır.בסיום לימודיו התיכוניים למד משפטים באוניברסיטת וינה שם השלים את הדוקטורט בשנת 1906.
Katedral 29 Mayıs 2006'daki yangın ile hasar görmüştür, fakat iç kısmı büyük oranda sağlam kalmıştır.הכנסייה נפגעה בשריפה ב-31 בדצמבר 1996 אך עברה שיפוץ מקיף.
Testler sırasında maksimum 222 km (138 mil) yüksekliğe ulaşmış, Mach 6 hız görmüştür.בבדיקות, הX-8 הגיע לגובה המקסימלי של 222.1 ק"מ ולמהירות מאך 6.
Turgut, Fatma’yı görmüş beğenmiştir.אני לא רוצחת, אהבתי את פייגה.
O, kazayı bana kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.הוא סיפר לי אודות התאונה כאילו ראה אותה במו עיניו.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.Срещал съм се с него около шест до осем пъти.
New Treir High School ve North Shore Country Day School eğitim görmüş, burada futbol takımında oynamıştır.Учи в New Trier High School и North Shore Country Day School, където е щатски играч по футбол.
Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir.Нацистите вярват в пропагандата като важен инструмент за постигането на своите цели.
Uluslararası İlişkiler eğitimi görmüştür.Учи международни отношения.
13 sarı kart ve 1 kırmızı kart görmüştür.Успява да си заработи 19 жълти и 1 червен картон.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Тя е винаги в търсене на нещо ново, затова винаги иска да научи нови неща.
Poe özellikle Fransa'da kısmen Charles Baudelaire'in çevirileri ile kabul görmüştür.Той е особено почитан във Франция, отчасти заради ранните преводи от Шарл Бодлер.
Almanya Heidelberg'de felsefe eğitimi görmüştür.Пътека на философите в Хайделберг.
Kopernik modeli, Batı kültüründe asırlar boyunca kabul görmüş Ptolemik sistemden farklıdır.В съвременните западни държави кокаинът е черта на контракултурата за повече от столетие.
Bu film, çevrildiği yıllarda büyük ilgi görmüştür.Сещам се с ентусиазъм за годините, които прекарах там.
Birkaç defa onarım görmüştür.Няколко пъти е обновявана.
Cömertliği ve becerisi ile Roma'da çok büyük saygı görmüştür.Ползвала се е с голямо уважение в Рим.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.Известно е като рибарско селище.
2 ekim 2009 yapılan ikinci halk oylamasıinda antlaşma kabul görmüştür.Нова конституция е приета с референдум на 2 декември.
Öğrenci iken, muhbir olması için KGB'den baskı görmüştür.Той непрекъснато се страхува, че може да е наблюдаван от КГБ.
Sonraki yıllar yine birçok kez tamir ve bakım görmüştür.През годините е претърпяла множество ремонти и преустройства.
Mısırlılar zaman içinde Ptolemaios soyundan gelen kralları, firavunların ardılları olarak görmüşlerdir.Египтяните скоро приемат Птолемеите като наследници на фараоните в отново независимия Египет.
"Duygusal esenlik" son yıllarda artan kullanım görmüş bir terimdir.Термин, който през годините се придобива етническо значение.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.Разрушена е, а след това е реставрирана.
1986 yılında yapı büyük bir onarım daha görmüştür.През 1986 г. кафенето отново е ремонтирано.
Somerhalder Katolik okulunda eğitim görmüştür.Той учи в катедралното училище Хилдесхайм.
Örneğin: "Biraz dinlenmek için mağaraya girince köşede bir dev anası görmüş.Примери: • „Нощта вече покриваше с тъмното си було Черепишкия манастир."
Graham, bir Yahudi okulunda eğitim görmüştür.Йохан е възпитаван в йезуитско училище.
Düşünceleri yüzyıllarca tartışılmadan kabul görmüştür.Около неговата фигура вече много десетилетия не утихват дискусиите.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Двата кораба получават незначителни повреди.
İsa'nın ölümü günahları bağışlatan bir kefaret kurbanı işlevi görmüştür.Изповядвам едно кръщение за опрощаване на греховете.
Roma'yı ziyaret ettiysen Coliseum'u görmüş olmalısın.Ако си посещавал Рим, трябва да си видял Колизеума.
1850'den 1857'ye kadar Pedagoji Enstitüsü'nde eğitim görmüştür.Получава образование в Педагогическия институт от 1850 до 1857 г.
İçinde bulunan ahşap katlar çıkan yangınlarda yanarak hasar görmüştür.Zapaljen na zraku, gori lijepim, svijetlim (rijetko kad čađavim) plamenom.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Mučen tijekom istrage.
Polonya'da eğitim görmüştür.Studirao je u Poljskoj u Pienieznu.
Sosyolojiyi bunların üstünde görmüştür.Tim područjem bavi se sociologija.
Onarım görmüştür.Naredila je obnovu.