görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekte ise bu kişi yalnızca bir rüya görmüştür.Йому легшає від того, що це був лише сон.
Çocukluğundan beri Çince öğrenimi görmüştür.Іврит вона вивчала з дитинства.
Gezilerinde ve savaşlarında çok şey görmüştü.Брав участь у багатьох військових сутичках, битвах.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.Зараз це маленьке рибальське село.
Fizik-Kimya eğitimi görmüştür.Отримав хіміко-технологічну освіту.
Çocukluğu Stevenage de geçmiş ve Londra'daki National Youth Theatre da eğitim görmüştür.Підлітком він був прийнятий в Національний театр молоді в Лондоні.
Uzay mekiği iniş sırasında hasar görmüştür.Під час приземлення корабель зазнав пошкоджень.
Derviş köye geldiğinde görmüş ki, insanlar bolluk içinde yaşıyorlar.Приїхавши до Принстона, вони бачать, що всі люди в місті вже мертві.
Reichpost'un en çok kabul görmüş pulları "Alman pul" idi.Найбільшого обсягу рецепція досягла у Німецькому праві.
Okul binasının çatısı 1960 yılında değiştirilmiş ve onarım görmüştür.У 1928 році будівля школи була відремонтована.
Kilise büyük ölçüde yıkıldı ve zarar görmüş olan kubbe de daha sonra çöktü.Церква мала опасання, яке було пізніше знищене.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Багатьох відправили в тюрму та на каторгу.
Ivana genellikle evde eğitim görmüştü.Там Іван навчався в школі.
"Duygusal esenlik" son yıllarda artan kullanım görmüş bir terimdir.Кінетичні фасади в останні роки набули шаленої опулярності.
1909 yılında şehrin büyük bir kısmı çıkan bir yangında zarar görmüştür.1909 року в місті трапилася велика пожежа, в якій згоріло кілька центральних кварталів.
Bu sırada akli dengesi bozuk gencin katili görmüş olduğunu fark ederler ve onunla konuşmaya çalışırlar.Спочатку здивований, що ворон говорить молодий чоловік намагається спілкуватися з ним.
Daha önce 111 kg olan şarkıcı buna ithafen bu ismi uygun görmüştür.280-мм гармати він вважав достатніми для цієї ролі.
Kuşçulu köyü, Görele'nin en çok yüksek öğrenim görmüş köylerinden birisidir.Членами сільських дза були лише чоловіки з найзможнішої верстви села.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.О 4:00 обидві армії прокинулись і приготувались до битви.
Hukuk eğitimi görmüş ve avukat olmuştur.Отримав юридичну освіту і став адвокатом.
Binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştür.Дах будівлі був серйозно пошкоджений пожежею у 1990 році.
Feriköy'de, tiyatro binası olarak kullanılmaya pek elverişli olmayan bir yerde olan salon hasar görmüştü.У Ферікей зал, який був пошкоджений і знаходився на місці, не придатному для використання як будівля театру.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.Historik Nicolae Iorga ho pokládá za otce moderního rumunského jazyka.
Tekke 1844'te büyük bir onarım görmüştür.Velkou opravu prodělal v roce 1848.
Rabat'taki Kraliyet Koleji'nde eğitim görmüştür.Navštěvovala Royal College (Rabat).
El Cid’in annesi de aristokrat olmasına rağmen köylüler hep El Cid’i kendilerinden birisi olarak görmüştür.Ačkoliv matka byla aristokratického původu, v pozdějších letech sedláci považovali El Cida za jednoho z nich.
Sosyolojiyi bunların üstünde görmüştür.Přednášel na ni sociologii.
Çeşitli dönemlerde ise bir takım onarımlar görmüş ve değişikliğe uğramıştır.A nazítří se zdržoval ve městě pln strachu a ve střehu.
Bu iki türün farklılıkları bilimsel topluluk tarafından kabul görmüştür.Existence dvou druhů již je všeobecně přijímaná vědeckou komunitou.
Çocukluğu Stevenage de geçmiş ve Londra'daki National Youth Theatre da eğitim görmüştür.Vyrůstal v Stevenage a trénoval v National Youth Theatre v Londýně.
Özellikle 1950'ler ve 1960'larda ilgi görmüştür.Ta byla oblíbená zejména v padesátých a šedesátých letech 20. století.
Bratislava Ekonomi Üniversitesi Ulusal Ekonomi Fakültesi'nde eğitim görmüştür.V Bratislavě rovněž studoval na Fakultě národního hospodářství Ekonomické univerzity.
13 sarı kart ve 1 kırmızı kart görmüştür.Dohromady nasbíral 16 žlutých a jednu červenou kartu.
Almanya Heidelberg'de felsefe eğitimi görmüştür.V Německu pokračoval ve studiu filozofie na heidelberské univerzitě.
Ayrıca 2050 ev ise kısmen zarar görmüştü.V roce 1945 byla chata částečně zbourána.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Někdo se ho pokusil zabít, ale spletl si ho s jeho bratrem.
1960 yılında meydana gelen depremde birçok ev hasar görmüştür.V roce 1934 byla při velkém zemětřesení poškozena většina zdejších budov.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.Setkal jsem se s ním dohromady snad jen šestkrát nebo osmkrát, a to dva týdny před jeho smrtí.
1908 yılında tekrar onarım görmüştür.Opravovaná byla v roce 1908.
Çocukluğundan beri Çince öğrenimi görmüştür.V dětství se na Jičínsku naučila česky.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Obě lodě byly mírně poškozené.
Saldırıda onlarca araç ve çevredeki birçok de ev zarar görmüştür.Exploze poškodila desítky domů a zaparkovaných automobilů v okolí.
1967'de onarım görmüştür.V roce 1967 byl rehabilitován.
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Mohou je spatřit jen ti, kdo viděli někoho umírat.
İşin aslı parkta uyuyakalmış ve bu tuhaf rüyayı görmüştür.Při čekání usnul a zdál se mu zvláštní sen.
Swift, Rose'u bir RCA söz yazarları organizasyonunda görmüş ve ona birlikte çalışmayı önermişti.Taylor Swift viděla Liz Roseovou vystupovat při akci RCA a navrhla jí spolupráci.
Bu sayede kendi ayakları üzerinde durabileceğini görmüştür.A tak se musí postavit na vlastní nohy.
1897 yılındaki bir depremde büyük hasar görmüştür.V roce 1779 ji značně poškodilo zemětřesení.
Kalın bağırsak zarar görmüş veya yangılıysa su emilmesi engellenir ve sulu dışkı meydana gelir.Spočívá v tom, že kyčelní kloub a kloubní jamka do sebe nepřesně zapadají anebo nejsou zcela vyvinuty.
Akabinde, Lyon’da teoloji öğrenimi görmüş ve 1938’de papazlık rütbesi verilmiştir.Zároveň studoval teologii v Lyonu a v roce 1938 byl vysvěcen na kněze.
Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür.V současné době je již považován za jednu z významných postav dějin evropské hudby.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Teprve mezinárodní úspěch mu zajistil, že byl doceněn i doma.
Viyana'da Arthur von Rosthorn ve Leipzig'de August Conrady'den eğitim görmüştür.Studoval ve Vídni a u Arthura von Rosthorn a v Lipsku u Augusta Conradyho.
Sembol: Uzlaşımsal olarak kabul görmüş işaretler.Level 2: Jsou podporovány pevně definované kombinované znaky.
1960-1961 yıllarında da tamir görmüştür.Do provozu byla uvedena v letech 1960–1961.
Grubun diğer üyeleri de bu okulda öğrenim görmüşlerdir.Mnoho dalších umělců v této škole studovalo.
Dilbilimi, Doğa Bilimleri’nin alanı olarak görmüştür.Komparativní lingvistiku považoval za součást přírodních věd.
Bina 1999 Gölcük depreminde kısmen hasar görmüştür.Na MS 2002 se při jednom utkání vážně zranil.
Siyasi bilimler tahsili görmüştür.Vědci konečně znají příčinu.
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavily dopisy obdivovatelů a někdy se mu dostávalo nevítané pozornosti.

İlgili Sayfalar