görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mısırlılar zaman içinde Ptolemaios soyundan gelen kralları, firavunların ardılları olarak görmüşlerdir.Egyptierna accepterade snart ptoleméerna som efterföljare till faraonerna av Egypten.
Finlandiya'nın en büyük ve en zengin kulübü olan HJK, Veikkausliiga liginde tam 24 kez şampiyonluk görmüştür.HU har varit den bästa klubben i finska mästerskapen 28 gånger.
Gandi brahmaçaryayı Tanrı'ya yakınlaşma ve kendini kanıtlama yolunda ana temel olarak görmüştür.Gandhi såg brahmacharya som ett sätt att bli nära Gud och som en primär grund för självförverkligande.
Poe özellikle Fransa'da kısmen Charles Baudelaire'in çevirileri ile kabul görmüştür.I Frankrike i synnerhet har Poe högt anseende, delvis på grund av tidiga översättningar av Charles Baudelaire.
Vancouver'da Killarney Ortaokulu ve King George Ortaokulu dahil birkaç farklı okulda eğitim görmüştür.Han gick på olika skolor i Vancouver bland annat: Killarney Secondary School och King George Secondary School.
Çevredeki herkes ofisi terk ederken onu görmüştür.Vittnen ser honom lämna kontoret.
Malibu'daki Pepperdine Üniversitesi 'nde eğitim görmüştür.Universitetet Pepperdine är beläget i Malibu.
Birkaç defa onarım görmüştür.Den har omdisponerats flera gånger.
Sahabeden Aişe ve Ebu Said el-Hudrî'yi görmüştür.För månkratern Al-Birundi, se Al-Biruni (månkrater).
Faciayı duymuş, görmüştür.Enligt vad jag hört och sett.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Tortyr har förekommit vid förhör.
Çünkü onu Numara 5 ile görmüştür.Han blev då nummer 5.
Sibelius Akademisi'nde eğitim görmüştür.Hon har studerat vid Sibelius-Akademin.
Tiran Üniversitesi'nde Ekonomi eğitimi görmüştür.Mesi är utbildad i ekonomi vid Tiranas universitet.
Uzunluğu 40 kilometre (25 mil) olan vadi, tarihöncesi çağlardan beri yerleşim görmüştür.Wachaudalen är 30 km lång och har varit befolkad sedan förhistorisk tid.
Rusya Baltık Filosu Muhu adasından geri çekilmiş ve büyük zarar görmüştir.Den ryska Östersjöflottan var till slut tvungen att dra sig tillbaka från Moonsund efter stora förluster.
1426'da Memlüklüler tarafından şehrin yağmalanması sırasında büyük zarar görmüştür.1419 skadades staden svårt i samband med husiterkrigen.
Başkent Meksico city'de Meksika'da eğitim görmüştür.Han marscherade sedan vidare mot Mexikos huvudstad Ciudad de México.
İki yıldan sonra, ilk defa Avrupalı kimseler görmüştüler.Det var endast sex veckor tidigare som de för första gången mött en europé.
Kilise büyük ölçüde yıkıldı ve zarar görmüş olan kubbe de daha sonra çöktü.Kyrkan ödelades till stora delar och även muren kan då ha fått omfattande skador.
Devlet sırlarını gizlemeyi kendi görevi olarak görmüştür.Han såg som sin uppgift att varna sitt folk.
Hem İngilizce hem de Ekonomi alanında öğrenim görmüştür.Undervisning skulle ske i engelska samt i huslig ekonomi.
1986 yılında yapı büyük bir onarım daha görmüştür.1986 genomgick bolaget en stor omorganisation.
Müteaddit zamanlarda tamir görmüştür.Dessa saker korrigerades med tiden.
Gerçekte ise bu kişi yalnızca bir rüya görmüştür.Det visar sig att denna flykt var bara en dröm.
Çünkü bir an da olsa Dark Willow'un nasıl bir şey olduğunu görmüştür.Och hur kunde Clary plötsligt se skuggjägare?
Grubun diğer üyeleri de bu okulda öğrenim görmüşlerdir.Även andra medlemmar av gruppen hjälper till vid uppfostringen.
2000 ve 2004 yılları arasında, Jonsson öğrenimini Göteborg Tiyatro Akademisi'nde görmüştür.Jonsson studerade vid Teaterhögskolan i Göteborg 2000–2004.
Ağrısızdır, çünkü bütün sinirler zarar görmüştür.Symtomen beror på vilka nerver som är drabbade.
12.11), Dio (68.4.4) 30 olarak.İkinci tarih daha geniş kabul görmüştür."Andra året: 12 nummer fördelade på 10 häften (403 x 302 mm), den sista var ett trippelnummer.
Meydandaki diğer yapılar gibi II. Dünya Savaşı boyunca hasar görmüştür.Liksom övriga byggnader på torget skadades byggnaden allvarligt under andra världskriget.
Grup, orada çeşitli halisünasyonlar görmüşlerdir.För flera släkter, se Bratt (släkter).
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Där kom han emellertid till klarhet med sig själv och bröt med fadern.
Şehir 28 Mayıs 1995 tarihinde meydana gelen depremde ağır zarar görmüştür.Provinsen drabbades av en svår jordbävning i maj 2008.
Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür.Fasta bosättningar har funnits åtminstone sedan 1300-talet.
Yeni Zelanda'nın başkenti Wellington'da Victoria Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Han utbildades vid Victoria University of Wellington.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Redan som barn visade hon motvilja mot alkoholdrycker i allmänhet.
Rüyasında üç nesne görmüştü.Han såg tre ting i sin dröm.
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.Серед них картини: «Увага!
1888'deki büyük yangın parkın büyük kısmını yok etmiş birçok çalı ve ağaç ağır zarar görmüştür.У 1888 році велика пожежа знищила більшу частину парку і багато кущів і дерев були сильно пошкоджені.
Kariyerinde sadece 1 kez kırmızı kart görmüştür.За всю свою кар'єру дістав тільки одну червону картку.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.«Він розгледів особистість батька, показав його таким, яким той був насправді.
Laurie ise hayatında bir kez Michael'ı görmüştür.Річард бачився з батьком всього двічі в житті.
Mağaralar, Alt ve Orta Paleolitik dönemlerde aralıklı olarak yerleşim görmüştür (500.000 ila 40.000 yıl önce).Вона була заселена в період нижнього та середнього палеоліту (500 000 — 40 000 років тому).
1960-1961 yıllarında da tamir görmüştür.В 1960–1961 роках вона була реставрована.
Polonya'da eğitim görmüştür.Здобув освіту в Польщі.
Felci atlatmak için uzun yıllar tedavi görmüş, kısmen iyileşmiştir.Провів багато років за кордоном, в основному для лікування.
Bizans zamanında onarım görmüştür.На щастя березуни встигли вчасно зорієнтуватися.
Mihnet görmüş, garip ve kederlenen olmasın.Він не вважав себе божевільним або дивним.
Birçok insan onları ilk kez görmüş ve izlemişti.Довго ті люди збирали і відшуковували їх.
Onarım görmüştür.Потребує ремонту.
O zamandan beri 2. beyannamesi de kabul görmüş durumdadır.На загальних зборах 2-го БТрО ця назва була прийнята.
Bu antlaşma Yugoslavya'ya kalkan görevi görmüştür.Цю функцію взяла на себе Югославія.
Burada hastalanmış ve Dominik manastırına götürülerek tedavi görmüştür.Згодом він захворів, ним заопікувалися в домініканському монастирі.
Erişim tarihi: 1 Aralık 2014. ^ ELİTOK, Ömer; GÖRMÜŞ, Muhittin.21.05.2014. Вижив, вистояв, повернувся.
2017 yılında günlük ortalama 33 milyon, aylık ise 67 milyon aktif oyuncu sayısı görmüştür.Станом на січень 2014 року щоденна кількість гравців становила 27 мільйонів, а щомісячна — 67 мільйонів.
1986 yılında yapı büyük bir onarım daha görmüştür.У 1986 році корабель пройшов ще одну серйозну модернізацію.
1967'de onarım görmüştür.Реабілітований у 1967 році.
Çok iyi bir öğrenim görmüş, çeşitli işlerde çalışmıştır.Добре воював, багато вчився.
Vaughn hastaneye kaldırılır ameliyat olur fakat iç organları çok fazla zarar görmüştür.Стів виживає, але його організм отримав великі пошкодження.

İlgili Sayfalar