görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mozart'in babası bu eseri görmüştü.A Haidův otec byl právě takovou osobou.
Ancak bazı gezginler, özellikle akşam alacasında onun ufkun biraz üzerinde yükseldiğini görmüştür.Loví především ráno, zřejmě kvůli snížené viditelnosti.
Ancak bu katı gelenek o çağlarda bile toplumun her kesimi tarafından eşit olarak kabul görmüş değildir.Bohužel právě toto univerzální lidské právo není stále ještě každému přiznáváno.
İkinci Dünya Savaşında Budapeşte büyük bir hasar görmüştü.Během druhé světové války byl Belfast intenzivně bombardován.
Hukuk doktoru olmuş ayrıca siyaset bilimi alanında eğitim görmüştür.Doktorát obhájil tamtéž v oboru politologie.
Konferansın formatı oldukça başarılı olmuş ve kabul görmüştür.Novinky o válce se těšily mimořádné oblibě a byly nadšeně přijímány.
Bu mağlubiyete karşın Roland Garros'ta ilk kez çeyrek final görmüş oldu.Premiérově tak pronikla do čtvrtfinále Roland Garros.
Aynı zamanda deneyinde, büyük miktarda nükleotid bazlı adenin ürediğini de görmüştür.Ve velkém množství vzniklo také během nukleosyntézy po Velkém třesku.
Ukrayna 2015 yılında ihracatta %30.9'luk bir düşüş görmüştür.V roce 2015 držel ve společnosti Kiwi.com podíl ve výši 30,6 %.
O dönemde her bakıma büyük zararlar görmüştür.Byl v té době ovšem značně zchátralý.
Bennington Koleji'nde eğitim görmüştür.Je absolventem vysoké školy v Benningtonu.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Některé z nich též ctili a obětovali jim.
Buna ek olarak çapraz bağları da zarar görmüş.Ta pochopitelně sloužila i okolním vsím.
Itachi yaptıklarının cezasını ona ödetebilecek kişi olarak sadece Sasuke'yi görmüştür.Vidí ho pouze Jaroušek, který se má stát jeho dalším osudem.
Ayrıca Tarih alanında eğitim görmüştür.Zabýval se i studiem dějin.
Tüm erimelerde reaktör çok ciddî hasar görmüştür.Podle plánu byl komplex reaktoru těžce poškozen.
Aile içi şiddet görmüştür.Violența în familie.
Fakat onlar kayda ulaşmadan önce, su sızıntısı yüzünden kayıt zarar görmüştü.Înainte, era denumit milh (sare în arabă) din cauza apelor sărate ce o înconjurau.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.În jurul orei unu și 40 seara, ambele flote s-au văzut reciproc și s-au pregătit de luptă.
2011 yılında Çinlilerin %81,4'ü orta öğretimi görmüştür.În 2011, în jur de 81,4% dintre chinezi absolviseră gimnaziul.
Birkaç defa onarım görmüştür.A fost redifuzată de câteva ori.
1756’dan 1758 yılına kadar, bir devlet okulunda öğrenim görmüştür.Din anul 1756 până 1758 a frecventat o școală publică.
Sovyet partizanları Baltık devletlerindeki yerel halktan çok sınırlı destek görmüştür.Partizanii sovietici s-au bucurat de un sprijin slab din partea populației statelor baltice.
Bu kitap çok başarılı olmuştur ve kilisenin yüksek basamaklarında bile saygı görmüştür.Cartea a avut mare succes și a găsit suport la nivel înalt în rândurile Bisericii Catolice.
İyi bir eğitim almış, son olarak hukuk öğrenimi görmüştür.A avut o educație bună, care a inclus, probabil, studii juridice.
Birçok insan onları ilk kez görmüş ve izlemişti.O mulțime de oameni l-au văzut și l-am văzut și eu.
Polonya'da eğitim görmüştür.A studiat în Polonia.
Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir.Naziștii erau ferm convinși că propaganda era un instrument vital în obținerea scopurilor lor.
867–886) dönemlerinde hizmet görmüştür.A domnit între anii 867-886.
Şehir 28 Mayıs 1995 tarihinde meydana gelen depremde ağır zarar görmüştür.Pe data de 28 mai 1995 localitatea a fost grav avariată în urma unui cutremur.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Torturat în timpul anchetei la Securitate.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.În 1635 a fost grav avariată de un incendiu și reconstruită.
Her iki aile de iyi eğitim görmüş Püreiten ailelerdi.Ambii părinți proveneau din familii cu trecut științific.
Gezilerinde ve savaşlarında çok şey görmüştü.Puterea lor s-a remarcat în multe bătălii.
Uzaya gönderilen gemide bulunan ikiz kardeş 3 yıl boyunca düşük frekanslı (kırmızı) görüntüler görmüştü.Fratele de pe navă vede imaginile de frecvență joasă (deplasate spre roșu) timp de 2,57 ani.
Kurgan modeli Hint-Avrupa kavimlerinin kökenleri ile ilgili olarak en fazla kabul görmüş olan önermedir.Ipoteza kurgană este scenariul cel mai larg acceptat al originilor indo-europene.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.În alte părți ale lumii însă, a fost recunoscut și onorat pentru munca sa.
Zaten ondaki yeteneği yarışmada da görmüştüm.În cadrul acestui concurs a primit mențiune.
Bizans zamanında onarım görmüştür.Totuși, Basil reușește să se salveze la timp.
4 Dünya Kupası görmüştür.Privind locuitorii Lumii Plate 4.
MÖ 4. binyıldan 2. binyıla kadar iskan görmüştür.Târgu Ocna văzut de la etajul 2.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.Mare liric de limba spaniolă, a fost considerat părintele modernismului hispano-american.
Kariyerinin ilk lig şampiyonluğunu son sezonunda görmüş oldu.Te cunosc de undeva, prima victorie din sezon.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.A fost deteriorat de o furtună puternică în 2011.
Almanya Karlsruhe Teknik Üniversitesinde Elektrik Mühendisliği tahsili görmüştür.A studiat Electrotehnica la Universitatea din Karlsruhe.
İki çeşmesinden biri restorasyon görmüş diğeri bakımsız vaziyettedir.Consta în două straturi de cauciuc, unul vulcanizat iar celălalt netratat.
Londra'da eğitim görmüş ve film literatür eğitimini de orada tamamlamıştır.Acolo a studiat literatura și a descoperit pasiunea ei pentru scris.
Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür.Au existat trei erupții minore în secolul al XIX-lea.
Ağabeyim filmi önceden görmüştü, yemekte bize öyle bir anlattı ki, ben de görmek için felaket sabırsızlandım.Și el, și mama mea m-au înțeles foarte bine atunci când, foarte de timpuriu, am optat pentru Arte.
1888 yılında olan büyük Isparta depreminde yıkılmış, depremden sonra onarım görmüştür.Unele reparații urgente au fost efectuate în 1882, după un cutremur.
Fizik-Kimya eğitimi görmüştür.Introducere în studiul chimiei fizicale.
O ülke yüksek öğrenim görmüş bir topluma dönüşüyor.Acea țară se transformă într-o societate cu studii superioare.
Swift, Rose'u bir RCA söz yazarları organizasyonunda görmüş ve ona birlikte çalışmayı önermişti.Swift látta Rose fellépését az RCA dalíró eseményen és azt javasolta, hogy írjanak együtt.
İsveç'te mezun konumundaki mühendis ve mimarların, yaklaşık olarak %40'ı Chalmers'de eğitim görmüştür.A svédországi mérnökök és építészek körülbelül 40%-a a Chalmersen végez.
Albüm yayınlandığı büyük ilgi görmüştür.A kiadott album iránt nagy volt az érdeklődés.
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)(Angol nyelvű oldalak: 317; 319, 321, 323, 325, 327, 329; 330-331; 333; 334-335.)
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Csak olyan emberek láthatják őket, akik már láttak valakit meghalni.
25 Ağustos 2005'te Katrina Kasırgasında zarar görmüştür.2005. augusztus 29-én a Katrina hurrikán pusztítása zajlik.
Yeni Ay'da Bella'yı yamaçtan atlarken görmüş ve onun intihar ettiği düşünmüştür.Az Újholdban Alice előre látja, hogy Bella lezuhan egy szikláról, és azt gondolja, hogy öngyilkos lett.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Munkásságát nemzetközileg ismerik és nagyra becsülik.