görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aile içi şiddet görmüştür.Przemoc w rodzinie.
Nancy II Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Studiował na Uniwersytecie Nancy II.
Çevredeki herkes ofisi terk ederken onu görmüştür.Ja panią gdzieś widziałem Ja panią gdzieś widziałem.
11 Eylül saldırıları sırasında kompleks ağır zarar görmüştür.Budynek został poważnie uszkodzony w zamachach z 11 września.
Daha sonra da Neptün ismi gezegenin uluslararası kabul görmüş ismi oldu.Wkrótce nazwa Neptun zyskała międzynarodowe uznanie i stała się oficjalną nazwą planety.
Poe özellikle Fransa'da kısmen Charles Baudelaire'in çevirileri ile kabul görmüştür.Poe był szczególnie szanowany we Francji, po części dzięki wczesnym tłumaczeniom Charles’a Baudelaire’a.
Benim o görmüş olduğum ahvâl ne hikmettir?I co za mądrość, która Mu jest dana?
Reparo: Zarar görmüş veya kırılmış nesneleri düzeltmek için kullanılır.Opis: naprawia zepsute lub zniszczone przedmioty.
Erişim tarihi: 1 Aralık 2014. ^ ELİTOK, Ömer; GÖRMÜŞ, Muhittin.1981: Pożegnanie (Прощание) 1983: Kocham, czekam.
Malibu'daki Pepperdine Üniversitesi 'nde eğitim görmüştür.Uczęszczał na Pepperdine University w Malibu.
Birkaç defa onarım görmüştür.Był kilkakrotnie remontowany.
Deniz uçağı platformu Curtiss de ayrıca zarar görmüştü.Wysłano także w powietrze wodnosamolot Curtiss.
Ayrıca 2050 ev ise kısmen zarar görmüştü.W 1945 budowla została częściowo uszkodzona.
Uluslararası İlişkiler eğitimi görmüştür.Studiował stosunki międzynarodowe.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Współczuję ludziom, którzy zmarli odrobinę za wcześnie.
Swift, Rose'u bir RCA söz yazarları organizasyonunda görmüş ve ona birlikte çalışmayı önermişti.Swift spotkała Rose na przyjęciu RCA i zaproponowała jej współpracę.
Bu deliller ışığında Atâyî'nin Tutiname'yi mensur olarak tercüme ettiği kabul görmüştür.Ӯ ӯ Ӯ – znak występujący w cyrylickim alfabecie języka tadżyckiego.
Faciayı duymuş, görmüştür.Zobaczył mnie i zrozumiał.
Bennington Koleji'nde eğitim görmüştür.Jeden rok spędziła w koledżu Bennington.
25 Ağustos 2005'te Katrina Kasırgasında zarar görmüştür.29 sierpnia 2005 roku w miasto uderzył potężny Huragan Katrina.
Çünkü onu Numara 5 ile görmüştür.Występował z numerem 5.
Krakow ve Viyana'da hukuk öğrenimi görmüştür.Studiował prawo w Krakowie i Wiedniu.
1934 yılında ise Académie des sciences`e kabul görmüştür.W roku 1934 został wybrany do Académie des sciences.
Çok iyi bir öğrenim görmüş, çeşitli işlerde çalışmıştır.Świetnie zdawał wszystkie egzaminy, robił różne doświadczenia.
Buna ek olarak çapraz bağları da zarar görmüş.Dotyczyło to również okolic Kletna.
Hristiyanlıktan sonra da saygı görmüş ve azize olarak kabul edilmiştir..Jednocześnie jednak uznał chrześcijaństwo za godne oczywistego szacunku i czci.
Neuhausen'de doğup Heidelberg'de eğitim görmüştür.Urodził się w Neuhausen, a kształcił się w Heidelbergu.
Savaş sırasında büyük zararlar görmüştür.Podczas wojny odniosło poważne zniszczenia.
Araç 2003 yılında makyaj görmüştür.Silnik otrzymał certyfikat w 2003.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.W dzieciństwie doświadczała przemocy ze strony matki.
Bu iki türün farklılıkları bilimsel topluluk tarafından kabul görmüştür.Oba wyżej wymienione podziały mają wartość naukową.
Öldürme nedeni ablasını erkek arkadaşıyla cinsel ilişkide bulunurken görmüş olmasıdır.Zostaje zamordowana podczas stosunku płciowego ze swoim chłopakiem.
4 Dünya Kupası görmüştür.Postrzegają świat w czterech wymiarach.
Diğer birçokları da işkence görmüş ve hapse atılmışlardı.Wielu powstańców poddano torturom i stracono w więzieniach.
Gezilerinde ve savaşlarında çok şey görmüştü.Brał udział w wielu bitwach i potyczkach.
Helsinki Üniversitesi'nde öğrenim görmüştür.Studiował na uniwersytecie w Helsinkach.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Kilka innych okrętów zostało uszkodzonych.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.Części uszkodzone zostały później odbudowane.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.Początkowo była to mała wioska rybacka.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Kto Mnie zobaczył, zobaczył także i Ojca.
2 ekim 2009 yapılan ikinci halk oylamasıinda antlaşma kabul görmüştür.2 października traktat pokojowy został poddany głosowaniu w powszechnym referendum.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.W czasie przesłuchań był torturowany.
Yapı, II. Dünya Savaşı'nda %98 zarar görmüştür.Miasto zostało zniszczone w 60% w trakcie II wojny światowej.
Los Angeles'taki Groundlings okulunda doğaçlama üzerine eğitim görmüştür.Studiował teatr improwizowany w Groundlings School w Los Angeles.
İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür.Gdy tam przebywaliśmy, poznaliśmy wielu ciekawych bohaterów.
1973-1975 yılları arasında Ulusal İdare Okulu'nda eğitim görmüştür.Od 1973 do 1975 studiowała w École nationale d’administration.
Matematik eğitimi görmüş ardından matematik öğretmenliği yapmıştır.Po ukończeniu studiów wykładał matematykę.
Hukuk eğitimi görmüş ve 1980 yılında yargı kariyerine başlamıştır.Ukończył w 1980 studia prawnicze, w 1981 rozpoczął prowadzenie praktyki adwokackiej.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.Boll pamiętany jest głównie jako odkrywca rodopsyny.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.Łącznie w tej rundzie może ich otrzymać 6 lub 8.
1908 yılında tekrar onarım görmüştür.W 1908 roku została odrestaurowana.
Yapılan bu açıklamalar birçok üniversite ve kuruluştan destek görmüştür.Jego wydanie przyczyniło się do powstania wielu nowych zborów i szkół.
Lancaster Üniversitesi'nde öğrenim görmüştür.Pobierał nauki w Lancing College.
Süreya, 1947-48 döneminde İstanbul'daki Haydarpaşa Lisesinde parasız yatılı öğrenci olarak öğrenim görmüştür.Liceum Haydarpaşa w Stambule, do którego Süreya uczęszczał w latach 1947-48.
Kızılderililerde puma çok saygı görmüştür.Hos indianer hade puman högt anseende.
Ivana genellikle evde eğitim görmüştü.Ivana fick till största del hemundervisning.
Nice-Sophia-Antipolis Üniversitesi'nde biyokimya alanında eğitim görmüştür.Ett nära samarbete finns med Université Nice-Sophia-Antipolis.
Bir süre sonra grup arkadaşları Meksikalı bir tüccarın Smith'in özel eşyalarını sattığını görmüşlerdir.Han fanns inte där, men de fann en mexikansk köpman som sålde flera av Smiths personliga tillhörigheter.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.För månen, se Fornjot (måne).
Ayrıca şehir 1939 ve 1992 depremlerinde oldukça zarar görmüştür.Staden har skadats svårt av ett flertal jordbävningar, till exempel 1939 och 2010.

İlgili Sayfalar