görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
13 sarı kart ve 1 kırmızı kart görmüştür.Foram treze cartões amarelos e um vermelho.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Alguns navios ficaram muito danificados.
Çünkü onu Numara 5 ile görmüştür.Foi identificada com o número 5.
Daha sonra şehir, şimdiki boyutu olan 222 km²'ye ulaşana kadar üç büyük genişleme görmüştür.Depois, a cidade passou por três grandes expansões para atingir seu tamanho atual de 225 km².
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Somente pessoas que já viram alguém morrer pode vê-los.
Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir.Os nazistas acreditavam na propaganda como uma ferramenta vital para o atingimento de seus objetivos.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Às vezes, também tem a função de controle fiscal.
Bu iki türün farklılıkları bilimsel topluluk tarafından kabul görmüştür.A existência das duas espécies foi, então, largamente reconhecida pela comunidade científica.
Her iki adanın da kıyıları Romalılarca yerleşim görmüş ve bölge Roma harflerini ve kültürünü benimsemiştir.As regiões costeiras de ambas foram colonizadas por romanos e adotaram a língua e cultura latinas.
Böylece herkes kimin patron olduğunu görmüş olur.Logo, todos perceberam quem seriam as capas.
Birkaç defa onarım görmüştür.Já o reconstruiu algumas vezes.
Kötülükler Diyarı'na gitmiştir ve orada babasını görmüştür ancak kurtaramamıştır.Ele foi rejeitado por seus pais por causa de sua orientação sexual, porém, não se envergonha de ser o que é.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Em conseqüência disso, cegou-o e em seguida começou a executar os nobres que haviam testemunhado o ato.
Oğlunu 3 yıl boyunca hep görmüştür.Ela diz que está procurando por ele há 3 anos.
Bu kitapların 58’i depremde hasar görmüş.Na edição 58 dando bronca no cascão.
Evde eğitim görmüştür.Ela estuda em casa.
11 Eylül saldırıları sırasında kompleks ağır zarar görmüştür.O edifício passou por grandes danos durante os ataques de 11 de setembro de 2001.
Karşı taraf bunu sınır ihlali olarak görmüş ve ateş açarak cevap vermiştir.O pássaro mirou os infiéis e lançou sobre eles o fogo e trovão.
1908 yılında tekrar onarım görmüştür.Tentou novamente em 1908.
Viyana Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi görmüş, 1906 yılında doktorasını almıştır.Estudou direito na Universidade de Viena, recebendo o seu título de doutor em 1906.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Seu estudo em magia foi encorajado e recompensado também.
Faciayı duymuş, görmüştür.Você viu, você ouviu?
Hukuk eğitimi görmüş, evli ve iki çocuk sahibidir.É doutorado em direito, casado e tem 3 filhos.
Son olarak 2002 yılında tadilat görmüştür.O rebaixamento finalmente aconteceu em 2002.
12.11), Dio (68.4.4) 30 olarak.İkinci tarih daha geniş kabul görmüştür."Possui uma ascensão reta de 11h 40m 12.82s e uma declinação de −34° 44′ 40.8″.
İyi bir medrese tahsili görmüş ve müderris olmuştur.Foi um notável sucesso e tornou-se um padrão de jazz.
Imjin Savaşı ağır zarar görmüş olup 1608'de yeniden inşa edildi.A fachada oeste foi construída em 1688 e reconstruída em 1804.
Mantraların genel kabul görmüş bir tanımı bulunmamaktadır.Como podemos ver, não há uma definição universal aceita de SAD.
Şehir deprem bölgesinde bulunup tarihinde büyük deprem afetlerine maruz kalmış ve hasar görmüştür.Situada em uma zona sísmica, ao longo de sua história sofreu terremotos e continua atualmente sob sua ameaça.
Miken Uygarlığı'nın büyük şehir ve sarayları bu dönemde zarar görmüş ve terkedilmişti.Os grandes palácios e cidades dos micênicos foram destruídos ou abandonados.
Fizik-Kimya eğitimi görmüştür.Obteve uma habilitação em físico-química.
Devlet sırlarını gizlemeyi kendi görevi olarak görmüştür.O governo dos Estados Unidos classificou este seu desenvolvimento como secreto.
Felsefe eğitimi görmüş, Bari Üniversitesi ve Pavia Üniversitesi'nde hukuk felsefesi dersleri vermiştir.Licenciado em Filosofia, ensinou Filosofia do Direito nas Universidades de Bari e de Pavia.
En son 2002 yılında bir onarım görmüştür.Passou por remodelação em 2002.
India; Spike ilw Drusilla'yı bu süre boyunca görmüştür ama yüz yüze hiç karşılaşmamışlardır.Toda noite Cupido vinha ver Psiquê, mas em uma forma invisível.
Bu daha sonra uluslararası olarak da kabul görmüştür.A partir daí, se destacou internacionalmente.
Savaşın bitiş tarihi üzerine genel kabul görmüş bir tarih yoktur.Também não existe consenso quanto à data exata do fim da guerra.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.Acredito que eu a tenha tocado por oito ou dez vezes".
Bu açık tabut cenazeleri tarafından eğer kurban başından hasar görmüşse yapılan bir şeydir.Porém, há dúvidas se o edifício alguma dia serviu de fato como seu túmulo.
Theseus çok büyük bir ilgi görmüştür.Teodoro precisa de sensações fortes.
Sadece aralarında şifre ve imâ yolu ile ve temsil ve işaret şeklinde konuşmayı caiz görmüşlerdir.Eles costumam a conversar entre si e com os devotos, dando-lhes conselhos e recados.
Akabindeki senelerde 2004 ve 2007 yılları hariç Danimarka devamlı olarak final görmüştür.A Macedónia, entre 2004 e 2007, classificou-se sempre para as finais.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.A psicopatologia enquanto estudo dos transtornos mentais é referida como psicopatologia geral.
Herakles her açıdan üstün bir eğitim görmüştür.Halo faz contratos inteligentes de qualquer tipo.
Şehir 28 Mayıs 1995 tarihinde meydana gelen depremde ağır zarar görmüştür.A cidade sofreu grandes danos durante o terremoto de 14 de maio de 1970.
Karısı Emese, rüyasında Tuğrul kuşunu görmüş ve Álmos doğmuştur.Na história, o narrador, em sua casa, dorme e sonha.
Kanskinin Kütüphane Meslek Okulunda öğrenim görmüştür.Sua biblioteca de manuscritos passou para o colégio.
Bu antlaşma Yugoslavya'ya kalkan görevi görmüştür.Este acordo foi estabelecido como uma proteção para a Iugoslávia.
Nancy II Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Começou a trabalhar na Nancy Université.
MÖ 4. binyıldan 2. binyıla kadar iskan görmüştür.Foi perfeito da segunda até a nona entrada.
Orada siyah bir Kanada ayısı görmüşler.Eles encontraram alguns índios Blackfeet.
Sahabelerin pek çoğunu görmüş ve onlardan hadis dinlemiştir.Bij de meeste van hen vallen de schellen daarop van de ogen.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.De Roemeense historicus Nicolae Iorga ziet Eminescu als de vader van de moderne Roemeense taal.
Virüsler için uluslararası kabul görmüş taksonomi geliştirmek.De doelstellingen zijn: Om een ​​internationaal overeengekomen taxonomie op virussen te ontwikkelen.
5 Şubat 1895'te Dingyuan Japon torpili ve sonrasında top ateşi ile vurularak ciddi hasar görmüştür.Op 5 februari 1895 werd hij zwaar beschadigd door een Japanse torpedo en vervolgens door kanonvuur.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ook vindt hij af en toe werk bij een kwekerij.
Ayrıca yurt dışında da çeşitli tepkiler görmüştür.Uit het buitenland kwamen ook verschillende reacties.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Men verwarde hem zelfs met zijn vader in zijn eigen stad.
Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.In de geveltop zijn een oeil de boeuf-omlijsting en festoenen aangebracht.
Rusya'da doğmuş ve eğitim görmüştür.Ze werd opgevoed en onderwezen in Rusland.

İlgili Sayfalar