görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni başkahraman, Psycho, önceki oyunda az önem verilmiş olan Nomad'den daha çok kabul görmüştür.El nuevo protagonista, Psycho, también fue recibido mejor que el menos desarrollado Nomad.
Hukuk eğitimi görmüş, evli ve iki çocuk sahibidir.Es licenciado en derecho, está casado y tiene dos hijos.
Faciayı duymuş, görmüştür.Él los vio o escuchó.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Durante los interrogatorios, fue torturado.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Casi todos los restantes buques recibieron daños considerables.
Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür.En ocasión de recibirlo dijo: "De los galardones que he recibido pocos me han llegado tan hondo."
Tavna Osmanlı Dönemi'nin ilk yıllarında hasar görmüş ancak daha sonra halk tarafından restore edilmiştir.Llegaron por la mañana, jugaron por la tarde y estaban de regreso en su país a la mañana siguiente.
Caen Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Estudió en Caen.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.Se trata de un pequeño poblado pesquero.
Madlax'ın animasyon kalitesi genel olarak kabul görmüştür..Suele reconocerse la buena calidad de la animación en Madlax.
İlya Repin'in yanında öğrenim görmüş, daha sonra eğitimine Münih'te devam etmiştir.Estudió con Iliá Repin y amplió sus estudios en Múnich.
Şehir deprem bölgesinde olup zaman zaman depremden çok büyük hasar görmüştür.Cuando ocurrió el sismo, la tierra se agrietó de gran manera.
Uppsala Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Estudió en la Universidad de Upsala.
Birkaç defa onarım görmüştür.Ha sido reeditada varias veces.
Ona, "Sen, bir heykel görmüşsün!" dediler.Les respondió: «Venid y lo veréis.»
Ancak, radyolarda önemli miktarda ilgi görmüş tekliler piyasaya çıkardı.Hemos recibido ofertas ridículas por teléfono.
Penaltı kaçınca hakeme Bak, Allah da izin vermedi! diyerek kırmızı kart görmüştür.Y como el Señor la vio, compadecióse de ella, y le dice: No llores.
Zaman içerisinde yaşanan depremlerle kentteki yapılar hasar görmüştür.Con el tiempo, esto produjo efectos desastrosos en las zonas urbanas.
The Outsiders filmi için bir oyuncu arandığını ilanını görmüştü.Un amigo me contó que una directora salteña buscaba un actor.
Afrika'da, ABD'de ve ardından Latin Amerika'da, özellikle Venezuela'da, eğitim görmüştür.Invierte también en América Latina y sobre todo en Venezuela.
Uluslararası İlişkiler eğitimi görmüştür.Está estudiando relaciones internacionales.
11 Eylül saldırıları sırasında kompleks ağır zarar görmüştür.Sufrió graves daños en los atentados del 11 de septiembre de 2001.
Kimi Schiller’i özgürlüğün şairi olarak, kimileri de halkın medeniyetinin savunucusu olarak görmüştür.Para unos, Schiller era el poeta de la libertad, para otros el defensor de la mesura burguesa.
Kral Jeongjo'nun saltanati Joseon'un popüler kültürünün kalkinmasini ve daha ileri gelişimini görmüstür.El reinado del Rey Jeongjo también vio el mayor crecimiento y desarrollo de la cultura popular de Joseon.
Barcelona ve Pamplona'da filoloji tahsili görmüştür.Estudió Filosofía en Pamplona y en Madrid.
Uzunluğu 40 kilometre (25 mil) olan vadi, tarihöncesi çağlardan beri yerleşim görmüştür.Tiene 30 kilómetros de largo y ya estaba habitada en la época prehistórica.
Krakow ve Viyana'da hukuk öğrenimi görmüştür.Realizó estudios de Derecho y Economía en Cracovia y en Viena.
Yangın sonucundan çatı ve kolonlar hasar görmüştü.Las paredes y el techo de la bodega recibieron graves daños a causa del incendio.
Orada siyah bir Kanada ayısı görmüşler.Fue mentor de Canario Negro.
Aile içi şiddet görmüştür.La emoción contagió a la familia.
Yıkılmadan önce birkaç yıl cami olarak hizmet görmüştür.Participa por pocos años hasta su desparición.
Sahnun da tutuklanmış ve işkence görmüş daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştır.Wight negó el incidente, y fue puesto en libertad más tarde debido a la falta de pruebas.
Rumeli Hisarı, 1509 Büyük İstanbul Depreminde büyük zarar görmüş ancak hemen onarılmıştır.La mezquita original fue muy dañada en el terremoto de 1509, fue reparada.
Hukuk eğitimi görmüş ve avukat olmuştur.Así que estudió Derecho y se convirtió en abogado.
Ayrıca Tarih alanında eğitim görmüştür.También es Licenciado en Historia.
Yahudileri, çoğunluğun dinine dönseler dahi, kurtuluşu olmayan bir ırk olarak görmüşlerdir.La mayoría de sus habitantes son judíos, sobre todo de ascendencia sefardí.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Tuvieron un buen matrimonio y él a menudo buscaba su consejo.
Albüm ilgi görmüştür.El álbum realmente les molesta.
Boynuna sımsıkı bir ip bağlanmıştı ve cinsel organı zarar görmüştü.La cuerda estaba firmemente anudada alrededor de su cuello y sus genitales habían sido gravemente mutilados.
Şiddetli zarar görmüş yaprakçıklar sararır ve dökülür.Las hojas muy afectadas se secan y caen.
Son olarak 2002 yılında tadilat görmüştür.Tuvo su última aparición en el año 2002.
Tek derslikli bu mekteplerde, uzun süre, kız-erkek öğrenciler birlikte eğitim görmüşlerdir.Este programa era bastante riguroso e incluso las más jóvenes alumnas debían estudiar dos horas al día.
İnançsız kişilerin bu kadar büyük katliamını hiç kimse görmüş duymuş değildi.Y no he visto a nadie que se ocupara en serio de tanta tristeza.
Teksas Lisesi'nde öğrenim görmüştür.Estudió en la Universidad de Texas.
Tıp eğitimi görmüş, biyolog olmuş ve eczacı olarak görev yapmıştır.Estudió biología y ejerció profesionalmente como médico.
Ayrıca Ulusal Savunma Yüksek Tahsil Enstitüsü'nde de eğitim görmüştür.También estudió Defensa Nacional en el Centro de Altos Estudios Militares.
1865 veya 1866 yılında bir yangın sırasında hasar görmüştür.Padeció un incendio en 1863.
Tıp eğitimi görmüş ve anestezist olmuştur.Se usaba como medicina y anestesia.
Savaş sırasında büyük zararlar görmüştür.Sufrió grandes daños durante los combates.
Malibu'daki Pepperdine Üniversitesi 'nde eğitim görmüştür.Se graduó en la Universidad Pepperdine de Malibú, California.
Oyun o kadar çok ilgi görmüştü ki gazetelere ve televizyonlara bile çıkmıştı.La interpretación tomó tal popularidad que llegó a ser comentada en periódicos, revistas y shows televisivos.
Daha sonraları bu gösteriler büyümüş ve destek görmüştür.¿Cuando se volvió tan profundo y pensativo este show?
Jean onun dükkânını görmüş ve bu koku imparatorluğuna hayran kalmıştır.Le encanta la arquitectura Art Decó, y siente predilección por el Empire State Building.
Dünyaca kabul görmüş bir yapıttır.Es una reconocida exploradora a nivel mundial.
O kızı bir yerde görmüş olabilirim.Potrei aver visto quella ragazza da qualche parte.
O, kazayı bana kendi gözleriyle görmüş gibi anlattı.Mi ha raccontato l'incidente come se l'avesse visto con i propri occhi.
Amos, İsrail'in sonunun yaklaştığını belirten bir sepet yaz meyvesi görmüştür.Amos vide un cesto di frutta estiva, quale simbolo dell'appropinquarsi della fine di Israele.
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Possono vederli solo le persone che hanno visto morire qualcuno.
Poe özellikle Fransa'da kısmen Charles Baudelaire'in çevirileri ile kabul görmüştür.Poe fu particolarmente apprezzato in Francia, in parte per via delle prime traduzioni di Charles Baudelaire.
Kızılderililerde puma çok saygı görmüştür.Il puma era altamente rispettato presso gli indiani d'America.