görmüş ile cümle
görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Güney işkence görmüş"."Au sud de pardon".
4 Dünya Kupası görmüştür.Il a disputé quatre Coupes du monde.
Angel ve Darla'nın oğlu olan Connor, dördüncü sezonda Darla'nın bir yansımasını görmüştür.Connor est le fils d'Angel et de Darla qui naît au cours de la saison 3.
Hukuk eğitimi görmüş ve hakimlik yapmıştır.Il étudie le droit et devient juge.
1973-1975 yılları arasında Ulusal İdare Okulu'nda eğitim görmüştür.De 1973 à 1975 il suit les enseignements de l'École nationale de la Santé publique.
İşin aslı parkta uyuyakalmış ve bu tuhaf rüyayı görmüştür.Puis Jacob s'est endormi et il a fait un rêve étrange.
Oğlunu 3 yıl boyunca hep görmüştür.Je l'ai vu trois fois dans ma vie.
Güçlü bir savaşçıdır ve diğer gladyatörler tarafından çabuk kabul görmüştür.Il fut assez rapidement copié et adopté par tous les autres pays belligérants.
Çalışanlar öğrenim görmüş olmalı ve eğitilmelidir: bir öğrenme organizasyonunu sürdürmelidirler.Les employés doivent être éduqués et entraînés : ils doivent se maintenir en apprentissage permanent.
Inoue Okulu Inoue-ke (井上家) Edo Dönemi'nde go oyunu için devlet desteği görmüş Dört Go Okulu'ndan biridir.Maison Inoue, une des quatre maisons du jeu de go pendant l'époque d'Edo.
Birkaç defa onarım görmüştür.Ils furent réparés plusieurs fois.
Faciayı duymuş, görmüştür.Vous voyez et entendez la structure de l'œuvre.
Poe özellikle Fransa'da kısmen Charles Baudelaire'in çevirileri ile kabul görmüştür.Elle a été traduite en français, comme la plupart de ses contes, par Charles Baudelaire.
Ayrıca dar heptagram bazı başka Pagan dinlerinde de büyü gücünün (magick) sembolü olarak kabul görmüştür.Cet heptagramme est également utilisé comme un symbole de puissance magique par d'autres cultes « païens ».
Karşı taraf bunu sınır ihlali olarak görmüş ve ateş açarak cevap vermiştir.Il en fut bientôt le maître et le livra aux flammes.
2003, AEGEE'nin Kafkaslar'a düzenlediği ilk alan gezisini görmüştür.En 2003, l'AEGEE entreprend son premier voyage de cas d'étude dans le Caucase.
Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür.L'église a connu peu de remaniements depuis le XIXe siècle.
Nancy II Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Elle fait des études supérieures à l'université Nancy-II.
Barcelona ve Pamplona'da filoloji tahsili görmüştür.Elle étude la philologie à Barcelone et à Pampelune, où elle obtient sa licence.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.On y trouvait alors un petit village de pêcheurs.
Bu mağlubiyete karşın Roland Garros'ta ilk kez çeyrek final görmüş oldu.Il atteint pour la première fois la finale de Roland Garros.
The Study ve Westmount High School okullarında eğitim görmüştür.Elle va à l'école The Study de Westmount.
1908 yılında tekrar onarım görmüştür.Il a été réaménagé en 1908.
Viyana Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi görmüş, 1906 yılında doktorasını almıştır.Il a étudié le droit à l'Université de Vienne où il a obtenu son doctorat en 1904.
I. Dünya Savaşı sırasında, Fransız savaş gemilerinin top atışlarıyla kalenin surları zarar görmüştür.De retour, lors de la Première Guerre mondiale, leur bateau devient par erreur la cible des tirs des canons.
Kiliseyi ziyarette tanımadığı bir güzel kız görmüştür ve onunla birlikte olmayı arzu etmektedir.Alberto est fiancé à une femme qu'il n'a jamais rencontrée et est en route pour la voir.
Caen Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Il étudie à l'université de Caen.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Enfant, il est fréquemment battu par son père alcoolique.
Hukuk eğitimi görmüş ve Nantes barosuna kayıtlı olarak ceza avukatlığı yapmaya başlamıştır.Il obtient un doctorat et devient avocat au barreau de Nantes.
Bu cami günümüze kadar iki defa tamir görmüş ve halen ibadethane olarak hizmet vermektedir.L'édifice a été remanié plusieurs fois et a servi longtemps comme église paroissiale.
Onarım görmüştür.La Réparation.
25 Ağustos 2005'te Katrina Kasırgasında zarar görmüştür.Le centre a été endommagé fin août 2005 par l'ouragan Katrina.
13 sarı kart ve 1 kırmızı kart görmüştür.Il reçut 5 cartes jaunes et une carte rouge.
Dini kaygılarla müdahaleler sonucunda eğitim sistemi zarar görmüştür.Elles sont une perte de temps, puisqu’elles gênent l’étude religieuse.
Konferansın formatı oldukça başarılı olmuş ve kabul görmüştür.La restauration fut réalisée avec succès et fut unanimement reconnue.
İmparatorluk donanmasında büyük destek görmüş ve birçok değişiklik ile yeniden düzenlemenin öncüsü olmuştur.Plus tard c’est lui qui réalisera plusieurs reconstitutions de combats navals ainsi que de nombreux ex-voto.
Bu kitapların 58’i depremde hasar görmüş.Les 58 membres d'équipage décèdent dans cette attaque.
Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.À plaisir et à gré le vent.
Servet diller konusunda yetenekliydi, Latince, Yunanca ve İbranice eğitimi görmüştür.Très doué pour les langues, il étudie le latin, le grec et l'hébreu.
Burada bir nevi çırak görevi görmüştür.Il semble avoir eu des tâches notariales.
Sosyolojiyi bunların üstünde görmüştür.La sociocratie y est pratiquée.
Sarayın bir bölümü 1972 yılında çıkan bir yangından ötürü hasar görmüştür.Le château a été endommagé par un incendie en 1992.
Kurulduğundan bu yana çeşitli tarihlerde onarım görmüştür.L'édifice a été plusieurs fois remanié au cours de son histoire.
Eserleri uluslararası alanda da saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir.Ils sont honorés par leurs compatriotes et respectés sur le plan international.
İoannes, açıkçası iyi bir eğitim görmüştür.Isidore reçoit ainsi une instruction très complète.
Günümüzde genel kabul görmüş temelde 6 tür vardır.Il y a actuellement six espèces reconnues de Regelia.
Depremde hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Endommagé, il a été réparé.
Nice-Sophia-Antipolis Üniversitesi'nde biyokimya alanında eğitim görmüştür.Diplômé à l’Université de Nice Sophia-Antipolis.
Dizi çok büyük ilgi görmüştür ve tam 30 yıl sürmüştür.Les travaux sont très importants, on estime qu'ils ont duré environ 30 ans.
Mimarlık eğitimi görmüş, diplomasını aldıktan sonra Londra'da çeşitli işlerde çalışmıştır.Il est un spécialiste de la manière noire après l'avoir apprise à Londres.
Bölgenin kentlerinin çoğu iki dünya savaşı sırasında oldukça kötü şekilde zarar görmüştür.L'hôtel subit de nombreux dommages durant les deux guerres mondiales.
Seymour ise Orini baltalarken Mushnik onu görmüştür.Mais sa vie va basculer lorsque Mueller le retrouve.
Naziler amaçlarına ulaşmak için propagandayı hayati bir araç olarak görmüşlerdir.Les nazis organisèrent alors des fouilles à grand spectacle dans un but de propagande.
Çatı fırtınadan zarar görmüştü.El techo estaba dañado por la tormenta.
Onu görmüş olmalı.Debe de haberlo visto.
Chad Coleman, görmemiş olmayı dilediği bir şeyi görmüş gibiydi.Chad Coleman parecía que había visto algo que deseaba poder ver.
Ivana genellikle evde eğitim görmüştü.Ivana fue, en gran parte, educada en su hogar.
New Treir High School ve North Shore Country Day School eğitim görmüş, burada futbol takımında oynamıştır.Asistió a New Trier High School y North Shore Country Day School donde participaba en competencias de fútbol.
Samuelson piyasa başarısızlıklarını etkin piyasanın bir istisnası olarak görmüştü.Samuelson trataba los fallos del mercado como una excepción a la regla general de mercados eficientes.
1920'ler ve 1930'lar, geleneksel sağcılığın sönüşünü görmüştür.Los años 20 y 30 vieron el declive del conservadurismo tradicional.