görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kamboçya AIDS/HIV'den en çok zarar görmüş Güney Asya ülkelerinden biridir.Weltweit gehört Simbabwe zu den von HIV und AIDS am stärksten betroffenen Ländern.
Bratislava Komenius Üniversitesi'nde hukuk eğitimi görmüştür.Sie studierte an der Comenius-Universität in Bratislava Rechtswissenschaften.
En az 30 dünya lideri Oxford'da eğitim görmüştür.Die 30 Mitarbeiter des Studios wurden in das Oxford-Studio eingegliedert.
Ama bu genel olarak kabul görmüş bir açıklama değildir.Eine allgemein anerkannte Erklärung dafür gibt es nicht.
Nicole öngörüsünde kendisini yabancı biri tarafından boğulurken görmüştür.In ihrer Vision sah sie, wie sie von jemandem ertränkt wurde.
Poe özellikle Fransa'da kısmen Charles Baudelaire'in çevirileri ile kabul görmüştür.In Frankreich sind Charles Baudelaires Poe-Übersetzungen maßgeblich.
Aberdeen Üniversitesi'nde hukuk eğitimi görmüştür.Sie studierte an der Universität Aberdeen Rechtswissenschaften.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.Im April 2011 wurde die Stadt durch einen Hurrikan schwer beschädigt.
Bu daha sonra uluslararası olarak da kabul görmüştür.Bald wurde er international anerkannt.
Madlax'ın animasyon kalitesi genel olarak kabul görmüştür..Die hohe Animationsqualität der Serie bekam allgemeine Anerkennung.
Bu gençlerin çabaları şehrin bütün semtlerinde büyük destek görmüştür.Alle diese Partnerschaften erfreuen sich großer Unterstützung innerhalb der Gemeinde.
Tarihi birçok olaya tanıklık eden Çaybaşıfuadiye Mahallesi, birçok savaş görmüş geçirmiştir.Sie wurde von vielen Kölnern, die den Krieg erlebt hatten, als Mahnmal gesehen.
Bu mağlubiyete karşın Roland Garros'ta ilk kez çeyrek final görmüş oldu.Es war seine erste Niederlage in Roland Garros überhaupt.
Uyandığında ağrılarının geçtiği ve çıbanlarının kurumaya başladığını görmüş.Er versucht herauszubekommen, wann ihre Schmerzen begannen.
Yerleşim, 19. yüzyıl sonlarından itibaren büyük tahribat görmüştür.Das Auktionswesen erfuhr seit dem Ende des 19. Jahrhunderts einen Aufschwung.
Yaptığı ilginç crossoverlarla büyük bir ilgi görmüştür.Er wurde für seine außergewöhnlichen Leistungen mit dem Distinguished Flying Cross ausgezeichnet.
Bu değerlerin hepsi değer biriktirme işlevi görmüştür.Wir werden alles versuchen, um das kostbare Bauwerk zu retten.
Kiliseyi ziyarette tanımadığı bir güzel kız görmüştür ve onunla birlikte olmayı arzu etmektedir.Er räumt ein, mit der Baronin verabredet gewesen zu sein, das Mädchen will er jedoch nicht gekannt haben.
Kendini yaftalanmış, avlanmış ve işkence görmüş gibi hissediyordu.Offensichtlich war es ihm hier auch gestattet zu jagen, zu tanzen und Geliebte zu haben.
Bunlardan bazıları 1963 yılındaki Üsküp depreminde hasar görmüşlerdi.Teile davon sind durch Brandstiftungen im Jahr 1963 vernichtet worden.
1986 yılında yapı büyük bir onarım daha görmüştür.Im Jahre 1986 wurde die Anlage umfassend saniert.
1853 yılında Pensilvanya eyaletinin Philadelphia kentinde bulunan Jefferson Tıp Kolejinde öğrenim görmüştür.Er studierte 1853 an dem Jefferson Medical College in Philadelphia, Pennsylvania in den USA.
Tekke 1844'te büyük bir onarım görmüştür.Der Kirchturm wurde 1844 einer gründlichen Reparatur unterzogen.
Kampanya özellikle Azerbaycan'da toplumun her kesiminden büyük bir tepki görmüştür.Homosexualität ist in Aserbaidschan in großen Teilen der Gesellschaft tabuisiert.
Vittorio ağzından: Küçük bir çocukken korkunç bir rüya görmüştüm.Julius Weismann: So bin ich nur als Kind erwacht. op.
Ulusal Doğu Medeniyetleri ve Dilleri Enstitüsü'nde Rusça eğitimi görmüştür.Weiterhin lernte er auch Russisch am Institut national des langues et civilisations orientales.
Monkey (maymun) lakabını, Lost dizisindeki arkadaşları ona ağaçlara çok rahat tırmandığı için uygun görmüştür.Als an seinem Grab Wunder geschahen, überführte man seine Gebeine zu denen seines Herrn im Stift Melk.
2005 yılında "Görüşe gel", 2010 yılında ise "Baxmağa değer" kitabı ışık yüzü görmüştür.Der Spiegel bezeichnete das Projekt 2007 als „gewagt“.
Bu tür etkinlikler, çağlar boyunca tüm dünyada yaygın ilgi görmüştür.Seit einigen Jahren gewinnen diese Ansätze weltweit an Bedeutung.
O dönemlerde herkesin diline dolanmış ve çok büyük ilgi görmüştür.Am Ende des Tages waren alle sehr zerknirscht und weinten.
Hukuk eğitimi görmüş, evli ve iki çocuk sahibidir.Die studierte Lehrerin ist verheiratet und hat zwei Kinder.
Sarayın bir bölümü 1972 yılında çıkan bir yangından ötürü hasar görmüştür.1972 wurde die Halle durch einen Brand beschädigt.
Yapımcı Pandro S. Berman'ın masasında senaryoyu görmüştü.Sein Bruder war der Filmproduzent Pandro S. Berman.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Er zettelte eine Meuterei an und hätte so beinahe die erste Weltumseglung verhindert.
Birçok insan onları ilk kez görmüş ve izlemişti.Seit Jahren geben mehrere Leute an, es gesehen zu haben.
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Boten seien in der Lage, zu erkennen, wenn Menschen bald sterben.
Uzun zaman önce bu filmi görmüştüm.J'ai vu ce film il y a fort longtemps.
Bu baylar hiçbir devrim görmüşler midir?Ont-ils jamais vu une révolution, ces messieurs ?
En az 30 dünya lideri Oxford'da eğitim görmüştür.Au moins trente dirigeants mondiaux ont étudié à Oxford.
Nâzım Hikmet için yazdığı kitap, (Nâzım Hikmet Üzerine) dört basım görmüştür.Le livre de l'arbre et des quatre oiseaux (Risâlat al-ittihâd al-kawnî), trad.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.J'ai dû le voir en tout entre six et huit fois.
Birmingham Repertory School'da eğitim görmüştür.Il étudie à la Birmingham Repertory School.
Daha sonra da Neptün ismi gezegenin uluslararası kabul görmüş ismi oldu.Peu de temps après, Neptune est devenu le nom internationalement accepté.
Conservatoire de Paris'te, Jules Truffier'nin sınıfında eğitim görmüştür.Orphelin très jeune, il entre au Conservatoire national de Paris dans la classe de Jules Truffier.
Deniz uçağı platformu Curtiss de ayrıca zarar görmüştü.Le navire ravitailleur USS Curtiss fut également endommagé.
Bizans zamanında onarım görmüştür.Benkei le sauve juste à temps.
Çünkü onu Numara 5 ile görmüştür.Il a été réuni avec le no 5.
1976 yılında Özel Hukuk alanında eğitimini tamamlamış, 1977'de Kriminoloji Enstitüsü'nde öğrenim görmüştür.Elle obtient une maîtrise de droit privé en 1976 puis étudie à l'Institut de criminologie en 1977.
Rumen tarihçi Nicolae Iorga, Eminescu'yı Modern Rumen Dili'nin manevi babası olarak görmüştür.L'historien roumain Nicolae Iorga considère Eminescu comme le « parrain » de la langue roumaine moderne.
Almanya'da önce dil öğrenimi için bir buçuk yıl yatılı bir lisede eğitim görmüştür.Elle parle parfaitement anglais ayant étudié un an et demi à l'étranger.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Torturé pendant les interrogatoires.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.Elle dit avoir subi des violences physiques de la part de son père durant son enfance.
Birçok insan onları ilk kez görmüş ve izlemişti.Beaucoup d'entre vous m'ont vu et en sont témoins.
AUP ayrıca uluslararası kabul görmüş ISO 9001:2008 tanımlaması vardır.La compagnie est également certifiée ISO 9001:2008.
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Il est très souvent confondu avec son père ou pris pour lui.
Bu kısım Fransız devrimi sonrasında hasar görmüş ve Viollet-le-Duc tarafından yeniden tasarlanmıştır.Ce vitrail endommagé au moment de la Révolution a été restauré par Eugène Viollet-le-Duc.
Rabat'taki Kraliyet Koleji'nde eğitim görmüştür.Elle a fait ses études au Collège royal (Rabat).
Savaş Doktor'u 10. Doktor ve 11. Doktor'u görmüş ve bunu yapmayı kesinleştirmiştir.Elle a croisé quatre incarnations du Docteur (10e, 11e, 12e Docteurs et le Docteur de la Guerre) à ce jour.
Kalın bağırsak zarar görmüş veya yangılıysa su emilmesi engellenir ve sulu dışkı meydana gelir.L'amphithéâtre, bien qu'en plein-air, dispose d'un toit et est chauffé.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Quelques bateaux ont été légèrement endommagés.

İlgili Sayfalar