görkem ile cümle

görkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kraliyet mahkemesi mülke el koydu ve onu görkemli general Leopold Schlick’e verdi.Το βασιλικό δικαστήριο την παραχώρησε στον αυτοκρατορικό στρατηγό Leopold Schlick.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.Η μεγαλοπρεπής σκάλα σχεδιάστηκε από τον Γιόχαν Βαλτάσαρ Νόιμαν.
Cülus, Babüssade önünde yapılan en önemli ve görkemli törendi.Όσο για το κυριότερο και θαυμαστότερο γεγονός ήταν η γέννησή του.
It's A Hard Life ise grubun o döneme kadar çektiği en renkli ve görkemli kliptir.Το άλμπουμ αυτό είναι η πιο ροκ και δυναμική ηχογράφηση που έχει κάνει το συγκρότημα μέχρι σήμερα.
Bu görkemli kalıtımı sıkıca savunalım.Juster om nødevendigt dit greb.
Ruhların en büyüğü en görkemlisi sayılır.Men Gud er det høyeste vesen vi kan forestille oss.
Yeni stadyum 30 Ağustos 2007 tarihinde görkemli bir törenle açıldı.Begravelsen fant sted i lukket selskap 30. mars 2007.
Padme Senato Bail Organa'ya "Demek hürriyet böyle görkemli alkışlarla kaybediliyormuş."der.Da snur Padmé seg mot Bail Organa og sier «So this is how liberty dies...with thunderous applause.»
Ayrıca adanın oldukça görkemli kalesi görülmelidir.Øya hadde også rykte som et helbredende sted.
The Observer gazetesinden Kitty Empire, albümü "görkemli bir şekilde harmanlanmış" olarak niteledi.Kitty Empire dari The Observer bahwa album "lebih dari sangat gila."
Fakat III. Büyük Antiohos'un görkemi uzun sürmedi.Namun keagungan Antiokhos tidak bertahan lama.
1869'da New York'ta dönemi için oldukça modern sayılabilecek, görkemli Booth's Theatre'ı kurdu.Năm 1869, ông thành lập Nhà hát Booth ở New York, một nhà hát lộng lẫy khá hiện đại so với thời bấy giờ.
Günümüzde Ayutthaya'nın görkemli günlerinden kalan kimi tarihi eserler halen görülebilir.Những tàn tích còn sót lại tạo thành công viên lịch sử Ayutthaya ngày nay.
Fakat III. Büyük Antiohos'un görkemi uzun sürmedi.Tuy giành thắng lợi, nhưng những gì mà Antiochos III tạo nên không tồn tại được lâu.
Bir diğer kilit uygulama, ziyaretçileri görkemli görüntülerle boğmaktır.Một phương pháp quan trọng khác là nhấn chìm các vị khách bằng cảnh nhung lụa xa hoa.
Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.地は彼の栄光によって明るくされた。
Ancak "Orta Avrupa'daki tüm örneklerinden çok daha görkemli" olduğu belirtilmektedir.「彼の存在は全世界、特にヨーロッパにおいて思いがけない幸運だった」と述べている。
Görkemli saygınlıkları ve pek çok yengilerine karşın, Roma orduları yenilmez değildi.長期戦になれば、膨大な数のガリア軍でもローマ軍には勝てなかった。
Eskide parlak görkemli Jaraman İmparatorluğu zaten çok yaralandı.明治初期の廃仏毀釈でも甚大な被害を受けた。
Dünyanın hem doğusu hem de batısında kullanılan bu heraldik sembol, güç ve görkemi simgeleştirmektedir.それぞれインドネシアの東部、中部、西部を象徴する動物であるとともに、それぞれ戦略、スピード、強さを象徴している。
Yemin edileceği sırada, yerin altından görkemli bir taht ortaya çıkar.敬誓の時に真宗大谷派直参となる。
Eskide parlak görkemli Jaraman İmparatorluğu zaten çok yaralandı.原先繁平派的田坂全慶等重臣多遭到肅清。
Şarkıların türleri Mäenpää tarafından görkemli, biraz uzaylı ve melodik olarak tanımlandı.宇宙人乐团以曲风奇特、歌词怪异而著名。
Dikdörtgen planlı yapının girişine çift kollu görkemli merdivenlerden ulaşılır.上班一族若要前往較高樓層,需在42樓轉升降機。
Ancak "Orta Avrupa'daki tüm örneklerinden çok daha görkemli" olduğu belirtilmektedir.该政策相对于欧洲其他的中央银行更为“强硬”。
11 mayıs 1709'da görkemli bir nişan alayı düzenlendi.1917年5月,櫪木山被提拔為大關。
Biz Tunus'un çağ için yaşayıp ölüyoruz Onurlu bir yaşam ve görkemli bir ölüm!우리의 삶은 튀니지의 충성을 위한 희생일지니, 존엄한 삶과 영광스러운 죽음이니라.
Azamet ve görkemi, zevk ve sefayı severdi.어려서부터 궁술, 마술, 수렵을 좋아하였다.
Büyük kısmı, görkemli "Şeytan Gırtlağı"'na geçiş imkânının da bulunduğu Arjantin kısmındadır.아르헨티나 쪽에 있는 《악마의 목구멍》에 버금가는 장면을 여러 번 즐길 수있다.
Büyük ve görkemli çadır.הבניין גדול ומפואר.
Bodrum katının en görkemli bölümü havuzlu salonun doğusundaki yemek odasıdır.המבנה העיקרי באגף המזרחי הוא חדר האוכל של הטירה.
Azamet ve görkemi, zevk ve sefayı severdi.אהב את החיים ואת שפעת השמחה והעליזות.
Bu resimler ancak tek bir açıdan bakıldığında bu etkiyi görkemli bir biçimde yaratırlardı.אולם, מאחר שהעבודה שם הייתה ממודרת, אנשים אלה ראו תמונה חלקית בלבד.
Her türlü görkemli unvanı reddetti.כולם הוקירו את גישתו האנטישמית.
Yüce, büyük, aşkın, görkemli demektir.כה גדולה, כה חגיגית, כה עצומה!
Hediyeler çoğunlukla görkemli elbiselerden seçilirdi.לעיתים קרובות הם יהיו לבושים בבגדים אלגנטיים.
Bu dönemde daha çok yüksek ve görkemli yapılar inşa edildi.В тази епоха било издигнато в култ здравото и добре развито тяло.
Yüce, büyük, aşkın, görkemli demektir.Великъ, великъ, великъ!
Bütün bunlar, bu görkemli törenin birer parçasıydı.Bio je to dio prekrasne vožnje.
Semele onunla birlikte olurken için tanrısal şeklinin tüm görkemi ile olamasini dilegini bildiir.Za razliku od boga, njega se može spoznati.
Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Želio sam znati zašto zvijedze sjaje.
Burada görkemli bir kanyon yapısı vardır.Tam stoji zdaj očarljiv samostan kanonikov.
Hediyeler çoğunlukla görkemli elbiselerden seçilirdi.Poleg tega so se taka oblačila pogosto dajala kot darila v diplomatske namene.
Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordu.Piramido so zatem na vseh straneh obzidali do višine obzidja.
Jonson, üslupta uzman görkemli bir hicivcidir.Jonas je mlad nadarjen študent kiparstva.
Manastırdaki kemerler çok görkemlidir.Notranjost stolnice je monumentalna.
Bu ücra ve kasvetli şatonun görkemli salonları loş ve ıssızdır.Reprezentančni prostori dvorca z viteško dvorano so bogato štukirani in poslikani.
Binanın en görkemli cephesi güneyidir.Hoonele parim vaade on idast.
Büyük ve görkemli çadır.Suur ja pikasabaline tihane.
Türkiye'deki Art deco mimarlığının en görkemli binalarından birisi idi.See on üks parimad art déco suuna näiteid maailmas.
Şimdi bu görkemli umuttan başka ümit edeceğim hiçbir şey yok.”Peale kütkestava ilu ei olnud selles avantüristis teisi voorusi."
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!(65:2) Пойте славу имени Его, воздайте славу, хвалу Ему.
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Bernyanyilah dan agungkanlah nama-Nya, muliakanlah Dia dengan puji-pujian
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Cantad a la gloria de su nombre; dadle la gloria en la alabanza
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Cantai a glória do seu nome, dai glória em seu louvor.
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!cantate alla gloria del suo nome, date a lui splendida lode
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Chantez la gloire de son nom, Célébrez sa gloire par vos louanges!
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Cîntaţi slavă Numelui Său, măriţi slava Lui prin laudele voastre.
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Énekeljétek az õ nevének dicsõségét; dicsõítsétek az õ dicséretét!
Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, Ona görkemli övgüler sunun!Hãy hát ra sự vinh hiển của danh Ngài, Hãy ngợi khen và tôn vinh Ngài.

İlgili Sayfalar