görkem ile cümle
görkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.A glória dos jovens é a sua força; e a beleza dos velhos são as cãs.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Az ifjaknak ékessége az õ erejök; és a véneknek dísze az õsz haj.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Der Jünglinge Stärke ist ihr Preis; und graues Haar ist der Alten Schmuck.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.De ungas ära är deras kraft, och de gamlas prydnad äro deras grå hår.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.De unges pryd er deres kraft, og de gamles ære er de grå hår.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Het sieraad van de jeugd is kracht, dat van de ouderen het grijze haar.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.젊은 자의 영화는 그 힘이요 늙은 자의 아름다운 것은 백발이니라
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.La force est la gloire des jeunes gens, Et les cheveux blancs sont l`ornement des vieillards.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.La gloria de los jóvenes es su fuerza; y el esplendor de los ancianos, sus canas
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Orang muda dikagumi karena kekuatannya, dan orang tua dihormati karena ubannya
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Ozdoba mládenců jest síla jejich, a okrasa starců šediny.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Ozdoba młodzieńców jest siła ich, a sędziwość poczciwością starców.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Ozdobou mládencov je ich sila a okrasou starcov šediny.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Slava tinerilor este tăria, dar podoaba bătrînilor sînt perii albi. -
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Sức lực của gã trai trẻ là vinh hiển của người; Còn tóc bạc là sự tôn trọng của ông già.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Sức_lực của gã trai_trẻ là vinh_hiển của người ; Còn tóc bạc là sự tôn_trọng của ông_già .
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Unges Stolthed er deres Styrke, gamles Smykke er grånet Hår.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Vanto dei giovani è la loro forza, ornamento dei vecchi è la canizie
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Voima on nuorukaisen kunnia, ja harmaat hapset ovat vanhusten kaunistus.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Καυχημα των νεων ειναι η δυναμις αυτων και δοξα των γεροντων η πολια.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Славата на младите е силата им, И украшението на старците са белите им коси.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.Слава юношей – сила их, а украшение стариков - седина.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.תפארת בחורים כחם והדר זקנים שיבה׃
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.فخر الشبان قوتهم وبهاء الشيوخ الشيب.
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.強 壯 乃 少 年 人 的 榮 耀 . 白 髮 為 老 年 人 的 尊 榮
Gençlerin görkemi güçleri, Yaşlıların onuru ağarmış saçlardır.強壯 乃 少年人 的 榮耀 . 白髮為 老年人 的 尊榮
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.A realidade e a História têm dotado esse título de grandeza.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.A valóság és a történelem tiszteletet parancsolóvá tette a nevet.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.De werkelijkheid en de geschiedenis hebben de titel met grandeur bekleed.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Họ có được danh hiệu của sự kính trọng.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.현실과 역사는 그 명칭에 위엄을 가져다 주었습니다.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.La realidad y la historia han dotado al título de grandiosidad .
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.La réalité et l'histoire ont doté ce titre d'une grandeur.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realita a historie obdařily tento titul honosností.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realitatea și istoria au înobilat acel titlu cu grandoare.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Realtà e storia hanno conferito grandezza a quel titolo.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Rzeczywistość i historia dodały tytułowi znaczenia.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Virkelighed og historie har udstyret titlen med pragt.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Wirklichkeit und Geschichte haben dem Titel Größe gegeben.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Η πραγματικότητα και η ιστορία έχουν προικίσει αυτόν τον τίτλο με μεγαλείο.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Реалността и историята са изпълнили тази титла с величие.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Реальність та історія наділили цей титул величчю.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.Реальность и история наделили этот титул величием.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.המציאות וההיסטוריה עטפו את התואר בגדלות.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.الواقع والتاريخ قد وهبا هذا اللقب العظمة.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.結局 上院が勝ったのです
Gerçekten acıklı bir sahne. Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .É um belo corpo atlético que agora está derrotado pela morte eminente
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.(96:6) Небеса возвещают правду Его, и все народы видят славу Его.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Az egek hirdetik az õ igazságát, és minden nép látja az õ dicsõségét.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Các từng trời truyền ra sự công bình Ngài, Muôn dân đã thấy sự vinh hiển Ngài.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Các từng trời truyền ra sự công_bình Ngài , Muôn_dân đã thấy sự vinh_hiển Ngài .
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Cerurile vestesc dreptatea Lui, şi toate popoarele văd slava Lui.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Die Himmel verkündigen seine Gerechtigkeit, und alle Völker sehen seine Ehre.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Himlarna förkunna hans rättfärdighet, och alla folk se hans ära.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Himlene kunngjør hans rettferdighet, og alle folkene ser hans ære.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Himlen forkyndte hans Retfærd, alle Folkeslag skued hans Herlighed.
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.I cieli annunziano la sua giustizia e tutti i popoli contemplano la sua gloria
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.하늘이 그 의를 선포하니 모든 백성이 그 영광을 보았도다
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Langit mewartakan keadilan-Nya, dan semua bangsa melihat kemuliaan-Nya
Gökler Onun doğruluğunu duyurur, Bütün halklar görkemini görür.Les cieux publient sa justice, Et tous les peuples voient sa gloire.