görkem ile cümle
görkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.E te pus um pendente no nariz, e arrecadas nas orelhas, e uma linda coroa na cabeça.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.fæstede en Ring i din Næse, kugler i dine Ører og en herlig krone på dit Hoved;
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.in vtaknil sem ti obroček v nos in uhane v ušesa in ti položil krasen venec na glavo.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.jag satte en ring i din näsa och örhängen i dina öron och en härlig krona på ditt huvud.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Jeg satte en ring i din nese og ørenringer i dine ører og en prektig krone på ditt hode.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.je mis un anneau à ton nez, des pendants à tes oreilles, et une couronne magnifique sur ta tête.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.코고리를 코에 달고 귀고리를 귀에 달고 화려한 면류관을 머리에 씌웠나니
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Kuberikan kepadamu cincin hidung, anting-anting dan mahkota yang indah
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.misi al tuo naso un anello, orecchini agli orecchi e una splendida corona sul tuo capo
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.panin nenärenkaan nenääsi, korvarenkaat korviisi ja päähäsi kauniin kruunun.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Puse un zarcillo en tu nariz, aretes en tus orejas y una corona de hermosura sobre tu cabeza
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.ţi-am pus o verigă în nas, cercei în urechi, şi o cunună minunată pe cap.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.tra khoen nơi mũi , đeo hoa vào tai , và đội mão đẹp trên đầu mầy .
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.tra khoen nơi mũi, đeo hoa vào tai, và đội mão đẹp trên đầu mầy.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.und gab dir ein Haarband an deine Stirn und Ohrenringe an deine Ohren und eine schöne Krone auf dein Haupt.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Και εβαλον ερρινα εις τους μυκτηρας σου και ενωτια εις τα ωτα σου και στεφανον δοξης επι την κεφαλην σου.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.И дал тебе кольцо на твой нос и серьги к ушам твоим и на голову твою прекрасный венец.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.Турих и колелце на ноздрите ти, Обеци на ушите ти, И славен венец на главата ти.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.ואתן נזם על אפך ועגילים על אזניך ועטרת תפארת בראשך׃
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.ووضعت خزامة في انفك واقراطا في اذنيك وتاج جمال على راسك.
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.我 也 將 環 子 戴 在 你 鼻 子 上 、 將 耳 環 戴 在 你 耳 朵 上 、 將 華 冠 戴 在 你 頭 上
Burnuna halka, kulaklarına küpeler, başına görkemli bir taç taktım.我 也 將環 子 戴在 你 鼻子 上 、 將耳環 戴在 你 耳朵 上 、 將華 冠 戴在 你 頭上
CA: Hataya sebep olan nedir? Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?크리스 앤더슨: 그럼 왜 우리는 공포감을 느끼나요?
CA: Hataya sebep olan nedir? Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?אנדרסון: מה גורם לזה? אולי האפקט הדרמטי -
CA: Hataya sebep olan nedir? Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?كريس: ما الذي يسبب الخلل؟ هل هي دراما الحدث --
CA: Hataya sebep olan nedir? Olayın dramatikliği mi -- bu kadar görkemli olan?人目を引くから?
Çok görkemli ve çok mükemmel.É bonito e é tão perfeito.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Es ist großartig und so perfekt.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Es precioso y es tan perfecto.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Het is prachtig en zo perfect.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Jest przepiękny i idealny.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Je to prekrásne a je to tak perfektné.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Je to úžasná budova. Je perfektní.
Çok görkemli ve çok mükemmel.이것은 아름답고 완벽합니다.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Magnifique, il est si parfait.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Nó thật lộng lẫy và hoàn hảo.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Sangat indah dan sempurna.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Se on todella upeaa ja niin täydellistä.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Είναι πανέμορφο και τέλειο.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Він чудовий і він такий ідеальний.
Çok görkemli ve çok mükemmel.Оно великолепно и так прекрасно.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.(48:18) ибо умирая не возьмет ничего; не пойдет за ним слава его;
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.(49:18) Car il n`emporte rien en mourant, Ses trésors ne descendent point après lui.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Älä pelkää, jos joku rikastuu, jos hänen talonsa komeus karttuu.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.căci nu ia nimic cu el cînd moare: vistieriile lui nu se pogoară după el.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Denn er wird nichts in seinem Sterben mitnehmen, und seine Herrlichkeit wird ihm nicht nachfahren.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Frukta icke, när en man bliver rik, när hans hus växer till i härlighet.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Frykt ikke når en mann blir rik, når hans huses herlighet blir stor!
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Ker ob smrti ne vzame nič tega s seboj, za njim ne pojde slava njegova.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.저가 죽으매 가져가는 것이없고 그 영광이 저를 따라 내려가지 못함이로다
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Maak u niet druk als iemand rijk wordt en zijn bezittingen alleen maar toenemen.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Neboj sa, keď niekto bohatne, keď sa množí sláva jeho domu!
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Neboj se, když by někdo zbohatl, a když by se rozmnožila sláva domu jeho.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Ne félj, ha valaki meggazdagszik, ha megöregbül házának dicsõsége;
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Nie bójże się, gdy się kto zbogaci, a gdy się rozmnoży sława domu jego.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Pois, quando morrer, nada levará consigo; a sua glória não descerá após ele.
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Porque al morir no llevará nada, ni descenderá tras él su gloria
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Sebab waktu mati ia tak dapat membawa apa-apa, hartanya tak akan turun ke kubur bersama dia
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.Se vedi un uomo arricchirsi, non temere, se aumenta la gloria della sua casa
Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.thi intet tager han med i Døden, hans Herlighed følger ham ikke.