görkem ile cümle
görkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Na glavo ti dene krasen venec, krono slave ti podari.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Přidá hlavě tvé příjemnosti, korunou krásnou obdaří tě.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Przyda głowie twojej wdzięczności, koroną ozdoby obdarzy cię.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››se panee päähäsi ihanan seppeleen ja lahjoittaa sinulle kauniin kruunun."
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Sie wird dein Haupt schön schmücken und wird dich zieren mit einer prächtigen Krone.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Sự khôn ngoan sẽ đội trên đầu con một dây hoa mĩ, Và ban cho con một mão triều thiên vinh quang.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Sự khôn_ngoan sẽ đội trên đầu con_một dây hoa_mĩ , Và ban cho con_một mão triều thiên vinh_quang .
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Una corona di grazia porrà sul tuo capo, con un diadema di gloria ti cingerà»
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Θελει επιθεσει επι την κεφαλην σου στεφανον χαριτων θελει σοι δωσει διαδημα δοξης.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››возложит на голову твою прекрасный венок, доставит тебе великолепный венец.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ще положи на главата ти красив венец. Ще ти даде славна корона
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››תתן לראשך לוית חן עטרת תפארת תמגנך׃
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››تعطي راسك اكليل نعمة. تاج جمال تمنحك
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››他 必 將 華 冠 加 在 你 頭 上 、 把 榮 冕 交 給 你
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››他 必將華 冠 加在 你 頭上 、 把榮冕 交給你
Beni ne kadar rahatlattığını anlatamam bir kaç gün önce Dean Kamen'in görkemli sunumundaki şu son cümlenin.저는 얼마나 확신을 했는지 모릅니다. 며칠 전 딘 케이먼이 한 정말 멋진 프레젠테이션에서의 마지막 문장에 의해서 말이죠.
Beni ne kadar rahatlattığını anlatamam bir kaç gün önce Dean Kamen'in görkemli sunumundaki şu son cümlenin.Trudno wyrazić, jak dodało mi otuchy ostatnie zdanie wspaniałej prezentacji Deana Kamena kilka dni temu.
Beni ne kadar rahatlattığını anlatamam bir kaç gün önce Dean Kamen'in görkemli sunumundaki şu son cümlenin.Важко виразити, як мене запевнив той останній вислів чудового виступу Діна Камена кілька днів тому.
Beni ne kadar rahatlattığını anlatamam bir kaç gün önce Dean Kamen'in görkemli sunumundaki şu son cümlenin.איני יכול לומר לכם כמה נרגעתי מן המשפט הממש-אחרון במצגת הנהדרת של דין קיימן מלפני כמה ימים.
Beni ne kadar rahatlattığını anlatamam bir kaç gün önce Dean Kamen'in görkemli sunumundaki şu son cümlenin.ولا يمكنني ان اخبركم كم كنت مطمئنا لتلك الجملة الاخيرة في العرض الرائع الذي قام به " دين كامين " منذ عدة ايام
Beni ne kadar rahatlattığını anlatamam bir kaç gün önce Dean Kamen'in görkemli sunumundaki şu son cümlenin.素晴らしいプレゼンテーションの 最後のひと言で 私は 大変な安堵感を覚えました 正確に聞き取ったのか
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzAcum aici la TED noi descifrăm unele din marile enigme ale științei și mistere ale universului.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzAquí en TED estamos resolviendo algunos de los grandes enigmas de la ciencia y misterios del universo.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzBei TED lösen wir einige der größten Rätsel der Wissenschaft und Geheimnisse des Universums.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzDi TED, kita memecahkan beberapa teka-teki besar ilmu pengetahuan dan misteri alam semesta.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzItt, a TED-en megoldjuk a tudomány néhány nagy kérdését és az univerzum rejtélyeit.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzMais ici, à TED, nous résolvons certains des plus grandes énigmes de la science et mystères de l'univers.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzQui a TED cerchiamo di risolvere alcuni dei grandi enigmi della scienza e i misteri dell'Universo.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzTại TED, chúng ta vẫn thường giải những câu đố về khoa học và những bí ẩn của vũ trụ.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruz이곳 TED에서는 과학이 주는 위대한 난제와 우주의 신비로움을 풀어 나갑니다.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzW ramach TED rozwikłujemy wiele wielkich zagadek nauki i tajemnic wszechświata.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzВ TED мы решаем некоторые из самых сложных загадок науки и тайн вселенной.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzСега тук в TED ние разрешаваме някои от най-големите загадки на науката и мистериите на Вселената.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzכאן ב-TED אנחנו פותרים כמה חידות גדולות של המדע ותעלומות של היקום.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzالآن هنا في تيد نحن نجد حلول لبعض هذه الألغاز العلمية الكبيرة و الغموض في الكون .
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruz宇宙の神秘を解き明かそうとしています ここに未解決の根本的な問題が ひとつあります
Böylece 1194 yılında Chartes şehri görkemiyle onun önemine eşdeğer olacak bir kilise inşa edebilecekti.Chtěla, aby uvolnil místo, na kterém v roce 1194 mohl stát kostel vhodný Panně Marii.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.De priesters mcesten gewoon naar buiten, want de heerlijkheid en glorie van de HERE vulde het hele gebouw.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 여호와의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a slúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Hospodinov.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova naplnila dům Hospodinův.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении, по причине облака, ибослава Господня наполнила храм Господень.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית יהוה׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الرب
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.제사장이 그 구름으로 인하여 능히 서서 섬기지 못하였으니 이는 여호와의 영광이 하나님의 전에 가득함이었더라
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Og for skyens skyld kunde prestene ikke bli stående og gjøre tjeneste; for Herrens herlighet fylte Guds hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.så at Præsterne af Skyen hindredes i at stå og udføre deres Tjeneste, thi HERRENs Herlighed fyldte Guds Hus.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak iż się nie mogli kapłani ostać, i służyć dla onego obłoku; albowiem napełniła była chwała Pańska dom Boży.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.takže nemohli kňazi obstáť a svätoslúžiť pre oblak, lebo sláva Hospodinova naplnila dom Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.Tak že nemohli kněží ostáti a sloužiti pro ten oblak; nebo sláva Hospodinova byla naplnila dům Boží.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.и не могли священники стоять на служении по причине облака, потомучто слава Господня наполнила дом Божий.
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ולא יכלו הכהנים לעמוד לשרת מפני הענן כי מלא כבוד יהוה את בית האלהים׃
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.ولم يستطع الكهنة ان يقفوا للخدمة بسبب السحاب لان مجد الرب ملأ بيت الله
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚 至 祭 司 不 能 站 立 供 職 、 因 為 耶 和 華 的 榮 光 充 滿 了 神 的 殿
Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RAB Tanrı'nın görkemi tapınağı doldurmuştu.甚至 祭司 不 能 站立 供職 、 因為 耶和華 的 榮光 充滿 了 神 的 殿
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Ano, je. Je to nadherne atleticke telo, ktore prave celi blizkej smrti.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Asa-i. Este un corp atletic, frumos, infrant acum de moartea iminenta.
Bu görkemli vücut, yaklaşan ölüme teslim olmak üzere. .Es. Es ese hermoso cuerpo atlético que Ahora es derrotado por una muerte inminente.