görkem ile cümle
görkem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
arikusu@ bahcesehir. edu. tr, gorkem@ kde. orgtaszanto@ gmail. com
arikusu@ bahcesehir. edu. tr, gorkem@ kde. orgvisnovsky@ kde. org
arikusu@ bahcesehir. edu. tr, gorkem@ kde. org[email protected],[email protected],[email protected],,[email protected]
arikusu@ bahcesehir. edu. tr, gorkem@ kde. orgדוא" ל של המתרגמים:, alexrait@ hotmail. com, contrib@ chenlevy. com
Artık hepimiz Chávez'in geri geldiğini biliyorduk. Gelişini görmek, görkemli bir andı.Det var en härlig stund att se honom komma.
Artık hepimiz Chávez'in geri geldiğini biliyorduk. Gelişini görmek, görkemli bir andı.Kami semua tahu Chavez di dalamnya Kedatangannya adalah momen kemenangan
Artık hepimiz Chávez'in geri geldiğini biliyorduk. Gelişini görmek, görkemli bir andı.Когда мы узнали, что Чавес на его борту, это был наш момент славы, видеть его прибытие
Artık hepimiz Chávez'in geri geldiğini biliyorduk. Gelişini görmek, görkemli bir andı..אז ידענו כולם שצ'אבס על המסוק .זה היה רגע מרגש, לראות אותו מגיע
Artık hepimiz Chávez'in geri geldiğini biliyorduk. Gelişini görmek, görkemli bir andı.誘拐48時間後に チャベスは政権に戻ったのです
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Dopo tutto questo, resterai ancora insensibile, o Signore, tacerai e ci umilierai sino in fondo
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Hát megtartóztatod-é magad mind e mellett is, Uram; hallgatsz-é és gyötörsz minket felettébb?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Izali nad tem zatrzymasz się Panie? izali milczeć a nas tak bardzo trapić będziesz?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.우리 열조가 주를 찬송하던 우리의 거룩하고 아름다운 전이 불에 탔으며 우리의 즐거워하던 곳이 다 황무하였나이다
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Onze heilige, prachtige tempel, waar onze vaders U loofden, is platgebrand en alle mooie dingen zijn verwoest.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Ser du roligt HERRE, på sligt, kan du tie og bøje os så dybt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Vil du tross dette holde dig tilbake, Herre? Vil du tie og trykke oss så tungt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.בית קדשנו ותפארתנו אשר הללוך אבתינו היה לשרפת אש וכל מחמדינו היה לחרבה׃
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.بيت قدسنا وجمالنا حيث سبحك آباؤنا قد صار حريق نار وكل مشتهياتنا صارت خرابا.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們 聖 潔 華 美 的 殿 、 就 是 我 們 列 祖 讚 美 你 的 所 在 、 被 火 焚 燒 . 我 們 所 羨 慕 的 美 地 、 盡 都 荒 廢
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們聖潔華 美 的 殿 、 就是 我 們列祖 讚 美 你 的 所在 、 被 火焚 燒 . 我 們所羨慕 的 美地 、 盡都 荒廢
'Bana bütün Hristiyan alemindeki en büyük, en görkemli, en şaşaalı kiliseyi yapın' emrini vermiş,"Vytvořte mi nejhonosnější, největší kostel v celém křesťanském světě," a to je to, co on udělal.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.A řekl mi: Služebník můj jsi, v Izraeli skrze tebe oslaven budu.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.A riekol mi: Ty si môj služobník, Izraelu, v ktorom sa oslávim.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.e me disse: Tu és meu servo; és Israel, por quem hei de ser glorificado.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.És mondá nékem: Szolgám vagy te, Izráel, a kiben én megdicsõülök.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Et il m`a dit: Tu es mon serviteur, Israël en qui je me glorifierai.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Hij zei tegen mij: "U bent mijn dienaar, Israël. In u zal Ik mijn glorie laten zien!"
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.In mi je rekel: Hlapec si moj, Izrael, po katerem se bom oslavljal. –
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.I rzekł mi: Sługaś ty mój, w Izraelu tobą się chlubić będę.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Ja hän sanoi minulle: "Sinä olet minun palvelijani, sinä Israel, jossa minä osoitan kirkkauteni".
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Kata-Nya kepadaku, "Engkaulah hamba-Ku; Aku akan diagungkan karena engkau.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.내게 이르시되 너는 나의 종이요 내 영광을 나타낼 이스라엘이라 하셨느니라
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Mi ha detto: «Mio servo tu sei, Israele, sul quale manifesterò la mia gloria»
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Ngài phán cùng ta rằng : Hỡi Y-sơ-ra-ên , ngươi là tôi_tớ ta , ta sẽ được sáng danh bởi ngươi .
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Ngài phán cùng ta rằng: Hỡi Y-sơ-ra-ên, ngươi là tôi tớ ta, ta sẽ được sáng danh bởi ngươi.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Och han sade till mig: »Du är min tjänare, Israel, genom vilken jag vill förhärliga mig.»
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Og han sa til mig: Du er min tjener, du er Israel, på hvem jeg vil åpenbare min herlighet.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.sagt til mig: "Du er min Tjener, Israel, ved hvem jeg vinder Ære."
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.şi Mi -a zis: ,Israele, Tu eşti Robul Meu, în care Mă voi slăvi.`
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.und spricht zu mir: Du bist mein Knecht Israel, durch welchen ich will gepriesen werden.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.Y me dijo: "Mi siervo eres tú, oh Israel; en ti me gloriaré.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.και ειπε προς εμε, Συ εισαι ο δουλος μου, Ισραηλ, εις τον οποιον θελω δοξασθη.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.И рече ми: Ти си Мой служител, Ти си Израил, в когото ще се прославя.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.и сказал Мне: Ты раб Мой, Израиль, в Тебе Я прославлюсь.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.ויאמר לי עבדי אתה ישראל אשר בך אתפאר׃
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.وقال لي انت عبدي اسرائيل الذي به اتمجد.
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.對 我 說 、 你 是 我 的 僕 人 以 色 列 、 我 必 因 你 得 榮 耀
Bana, ‹‹Kulumsun, ey İsrail, Görkemimi senin aracılığınla göstereceğim›› dedi.對我說 、 你 是 我 的 僕人 以色列 、 我 必 因 你 得 榮耀
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ád a te fejednek kedvességnek koszorúját; igen szép ékes koronát ád néked.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Dá tvojej hlave veniec miloty a obdarí ťa krásnou korunou.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››den sætter en yndig Krans på dit Hoved; den rækker dig en dejlig Krone.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Den skal sette en fager krans på ditt hode; den skal rekke dig en herlig krone.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Diadema de gracia dará a tu cabeza; corona de hermosura te otorgará
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ea îţi va pune pe cap o cunună plăcută, te va împodobi cu o strălucită cunună împărătească.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ela dará � tua cabeça uma grinalda de graça; e uma coroa de glória te entregará.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Elle mettra sur ta tête une couronne de grâce, Elle t`ornera d`un magnifique diadème.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››en je hoofd tooien met een prachtige kroon.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Hon skall sätta på ditt huvud en skön krans; en ärekrona skall hon räcka åt dig.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ia akan memberikan kepadamu karangan bunga yang elok untuk menjadi mahkotamu
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››그가 아름다운 관을 네 머리에 두겠고 영화로운 면류관을 네게 주리라 하였느니라