görk ile cümle

görk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük ve görkemli çadır.مبنى جميل المنظر وضخم .
Peter Capaldi her zamankinden daha görkemli.Peter Capaldi é magnífico como sempre.
Bu görkemli kalıtımı sıkıca savunalım.Sejamos nós dignos de tão grandioso benefício.
Senato'nun açıkça görülen beceriksizliği ve Marius'un görkemi kendini göstermişti.A aparente incompetência do senado, e o brilho de Mário, teria sido posto em plena exibição.
Üst katta görkemli ve geniş bir daire kiraladı.Ela aluga um apartamento muito mais caro.
Renk bakımından çok görkemli olan birçok tür, aquaristik alanda çok yaygındır.Muitas espécies são bastante coloridas e populares em aquarismo.
Görkey, derbilerin de unutulmaz golcüsüydü.Foi um carnaval inesquecível para os portelenses.
Sıkıldığı zamanlar görkemli binalar ve savaş gemileri planları çizdi.Também fez planos para grandes edifícios e navios de batalha quando estava aborrecido.
Chloe adlı genç kızla tanışır ve kısa süre sonra görkemli bir törenle evlenirler.Numa velocidade furiosa, Colin conhece e casa-se com Chloé numa cerimónia grandiosa.
Mücadelemizin Görkemli Günleri, KKTC Tanıtma DairesiDatas marcantes do Vintismo em Arqnet Infopédia
Azamet ve görkemi, zevk ve sefayı severdi.Hij genoot van straf en schaamte.
Bu iki eser de dönemdaşı ünlü Rus yazar Maksim Gorki’den de iltifatlar almıştır.De uitgeverij gaf onder meer de werken van de Russische schrijver Maxim Gorki uit.
Sarayının büyüklüğü ve görkemi şaşırtıcı boyutlardadır.Over het uiterlijk en omvang van het kasteel is weinig tot niets bekend.
Film 1906 yılı yayınlı Maksim Gorki'nin eseri olan Ana adlı romandan uyarlamadır.Het scenario is gebaseerd op de gelijknamige roman uit 1906 van Maksim Gorki.
Ayrıca Lev Tolstoy ve Maksim Gorki gibi kişileri ağırlamıştır.Daarnaast onderhield hij vriendschappelijke contacten met Lev Tolstoj en Maksim Gorki.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.De orgelkast is ontworpen door Balthasar Neumann.
Ama hiç kuşkusuz bu kentlerden en görkemlisi “Minas Anor” (Güneş Kulesi) idi.Dit was gelijk de kleinste van de vier Oranje-Nassau mijnen.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Tegenwoordig zijn van het klooster nog twee vleugels aanwezig.
Chloe adlı genç kızla tanışır ve kısa süre sonra görkemli bir törenle evlenirler.Colin spotyka Chloe i bardzo szybko pobierają się podczas dużej uroczystości.
Bütün bunlar, bu görkemli törenin birer parçasıydı.Stanowiła ona nieodłączną część tego zabawnego przedsięwzięcia.
Görkemli bir varlığa sahiptir.Ma potężne potomstwo.
Bu dönemde daha çok yüksek ve görkemli yapılar inşa edildi.Pod ich nadzorem wykonano wielkie i wspaniałe budowle.
Gorki'nin Faşist İtalya'dan geri dönüşü Sovyet zaferinin büyük bir propagandası olur.Uratowanie załogi Czeluskina stało się dużym sukcesem propagandy radzieckiej.
A. M. Gorki adlı Edebiyat Enstitüsünü 1993 yılında bitirmiştir.W 1951 roku ukończył Instytut Literacki imienia A.M. Gorkiego.
Gorki yalnızca birkaç ay okula gidebilir.Yichang do szkoły uczęszczał jedynie przez dwa lata.
Bu Görkey'in ilk ve tek millî takım maçı oldu.To oznaczało dla zespołu Shadow pierwszą i jedyną kwalifikację do wyścigu.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Oni zobaczą chwałę Pana, wspaniałość naszego Boga.”
Bu iki eser de dönemdaşı ünlü Rus yazar Maksim Gorki’den de iltifatlar almıştır.Wiadomo, iż owe wczesne utwory Jakuba Kołasa wysoko oceniał znany rosyjski pisarz Maksim Gorki.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.Den magnifika trappan i Augustusburg ritades av Balthasar Neumann.
Peter Capaldi her zamankinden daha görkemli.Den historiska King Charles Spaniel större än de var idag.
Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır.Kogon var motståndare till den nazistiska regimen i Tyskland och blev därför arresterad ett flertal gånger.
Gençliğinin ilk yıllarında etkilendiği Maksim Gorki, hem yakın arkadaşı, hem de danışmanıydı."Jag har beundrat Otto Hahn sedan min tidiga ungdom, som forskare och människa.
Eskiden beri ticaret merkezi olmuş ve bugün de İran'ın kuzey batısının en görkemli ticaret merkezlerindendir.Därefter har stödet ökat, och i dag är Sinn Féin det största nationalistiska partiet i Nordirland.
Roma'ya, bir imparatorluk başkentine yakışan görkemli bir görünüm kazandırır.Där skänker hon prinsessan en magisk, önskeuppfyllande ring.
Azamet ve görkemi, zevk ve sefayı severdi.Вони обожнювали Сонце, грім і блискавку.
Misafirperver bir halk olma özelliğinin yanında, düğünleri renkli ve görkemlidir.Поряд із дорогими йому людьми Кіба стає надзвичайно м'яким і ніжним.
Her türlü görkemli unvanı reddetti.Відмовлявся від будь-яких адміністративних призначень.
Dormen Tiyatrosu, 13 Mart 2006 Pazartesi günü görkemli bir gece ile 50. sanat yılını kutlamıştı.Театр Дормена відсвяткував своє 50-річчя у понеділок, 13 березня 2006 року.
Viktorya Şelaleleri veya Mosi-oa-Tunya dünyanın en görkemli şelalelerindendir.Viktoriiny vodopády nebo Mosi-oa-Tunya (anglicky Victoria Falls) jsou jedny z největších vodopádů na světě.
Her türlü görkemli unvanı reddetti.Špika možný střed zájmů odmítl.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Do dnešních dnů se z celého kláštera dochovala jen jediná zeď.
O da mektupları Maksim Gorki'ye gösterdi.Našli jsme dopisy pro paní Jacobi.
Yemin edileceği sırada, yerin altından görkemli bir taht ortaya çıkar.Na místě zázračného zjevení potom vytrysknul ze země pramen.
Bunlar içerisinde en görkemlisi Kadırga semtinde bulunan Esma Sultan Çeşmeli Meydan Namazgâhıdır.Nejvznešenější a nejčelnější je mezi nimi ten, jemuž říkají vládce vládců a nazývají ho Svatopluk.
The Observer gazetesinden Kitty Empire, albümü "görkemli bir şekilde harmanlanmış" olarak niteledi.Kitty Empire z Observeru napsala, že "skládají přístupný elektro-pop, který se blíží k skutečné brilantnosti".
Orta Dünya üzerindeki en görkemli kuledir.Je nejzachovalejším středověkým hradem v zemi.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.Bazilika byla postavena podle plánů Balthasara Neumanna.
Gorki'nin Faşist İtalya'dan geri dönüşü Sovyet zaferinin büyük bir propagandası olur.Reîntoarcerea lui Gorki din Italia fascistă a fost o victorie propagandistică majoră a regimului sovietic.
Yasamaya ilişkin güç, hem hükümet ve görkemli ve genel konseyde kullanılır.Puterea legislativă o are atât guvernul, cât și pe Consiliul Mare și General⁠(d).
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Ma már csak pár romos fal maradt a kolostorból.
1963-2004 yılları arasında Maksim Gorki Çocuk ve Gençlik Stüdyoları adını kullanmıştır.1963 és 2004 között Gyermek- és ifjúsági filmek Makszim Gorkij központi filmstúdiója néven folytatta munkáját.
Büyük ve görkemli çadır.Nagy és zsiros legelő.
The Observer gazetesinden Kitty Empire, albümü "görkemli bir şekilde harmanlanmış" olarak niteledi.Kitty Empire, a The Observertől pompásnak találta az albumon uralkodó káoszt.
Sarayının büyüklüğü ve görkemi şaşırtıcı boyutlardadır.A park csodálatos méretű fái lenyűgöző látványt nyújtanak.
Şehrin ismi Keltçe'nden türeyen belo-dunum anlamı "görkemli tepe" dir.A város neve a kelta Belo-Dunum szóból származik, ami "pompás domb"-ot jelent.
Bu ikinciden daha görkemlidir.Jobb, mint az első.
Aleksandr Soljenitsin'e göre Gorki kendi ilgileri nedeniyle dönmüştür.Aleksandr Solženitsynin mukaan Gorki palasi ennen kaikkea taloudellisista syistä.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü.Gorkin poika Maksin Peškov kuoli toukokuussa 1935 ja Gorki itse kesäkuussa 1936.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı, görkemli bir törenle açıldı.1869 – Välimeren Punaiseenmereen yhdistävä Suezin kanava avattiin juhlallisesti liikenteelle Egyptissä.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Minusta kirjoittaa apostoli: "Minä annan sinulle taivasten valtakunnan avaimet."

İlgili Sayfalar