görevliler ile cümle
görevliler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.A könyvtárosok rettegtek, hogy emiatt elveszítik az állásukat, de valójában nem ez történt.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Bibliotecarii se temeau că meseria lor avea să dispară. Dar de fapt nu asta s-a întâmplat.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Bibliotekarze bali się, że ich stanowiska znikną. Nic takiego się nie stało.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Các thủ thư đã lo sợ công việc của họ sẽ biến mất. Nhưng trên thực tế điều đó đã không xảy ra.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.De bibliothecarissen waren bang dat hun banen zouden verdwijnen. Maar dat gebeurde niet.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Die Bibliothekare fürchteten um ihre Jobs. Aber das ist nicht passiert.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.I bibliotecari avevano paura che i loro lavori sparissero. ma in realtà non è quello che è successo.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Knihovníci se báli, že jejich pracovní místa zaniknou. Ale tak se ve skutečnosti nestalo.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.사서들은 그들의 직업이 사라질까봐 두려워했죠. 하지만 그런 일은 일어나지 않았습니다.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Los bibliotecarios temían que sus trabajos fueran a desaparecer. Pero, de hecho, eso no sucedió.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Pustakawan merasa takut pekerjaan mereka akan menghilang. tapi itu tidak terjadi.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Οι βιβλιοθηκάριοι φοβόντουσαν ότι θα χάσουν τις δουλειές τους. Αλλά στην πραγματικότητα δεν συνέβη αυτό.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Библиотекари боялись, что останутся без работы. Но на деле случилось совсем не это.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Библиотекарите се страхували, че ще изгубят работата си. Но не това се случило в действителност.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.Бібліотекарі боялися, що їхні робочі місця зникнуть. Але насправді сталося зовсім інше.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.הספרנים פחדו שעבודתם עומדת להיעלם. אבל זה לא מה שקרה, למעשה.
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.و أمناء المكتبة كانو متخوفين من اختفاء وظائفهم في الحقيقة ماحصل هو
Görevliler bu bilgisayar yüzünden işlerini kaybetmekten oldukça endişeliydiler fakat olaylar böyle gelişmedi.でも 現実は違いました この種の職の雇用は 1957年以降 ずっと増え続けました
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.A tak hľadali krásnu devu po všetkých krajoch Izraelových a našli Abizagu Sunamitskú a doviedli ju ku kráľovi.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.이스라엘 사방 경내에 아리따운 동녀를 구하다가 수넴 여자 아비삭을 얻어 왕께 데려 왔으니
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Så lette de i hele Israels land efter en vakker pike, og de fant Abisag fra Sunem og førte henne til kongen.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Så søgte de efter en smuk ung Pige i hele Israels Land og fandt Abisjag fra Sjunem og bragte hende til Kongen.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Si cercò in tutto il territorio d'Israele una giovane bella e si trovò Abisag da Sunem e la condussero al re
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.И искали красивой девицы во всех пределах Израильских, и нашлиАвисагу Сунамитянку, и привели ее к царю.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.ויבקשו נערה יפה בכל גבול ישראל וימצאו את אבישג השונמית ויבאו אתה למלך׃
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.ففتشوا على فتاة جميلة في جميع تخوم اسرائيل فوجدوا ابيشج الشونمية فجاءوا بها الى الملك.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.於 是 在 以 色 列 全 境 尋 找 美 貌 的 童 女 、 尋 得 書 念 的 一 個 童 女 亞 比 煞 、 就 帶 到 王 那 裡
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.於是 在 以色列 全境 尋 找 美貌 的 童女 、 尋得書 念 的 一 個 童女 亞比煞 、 就 帶到 王那裡
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.A služobníci Saulovi to oznámili jemu, Saulovi, a riekli: Tak a tak hovoril Dávid.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Các tôi tớ của Sau-lơ thuật lại cho vua câu trả lời của Ða-vít.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Các tôi_tớ của Sau-lơ thuật lại cho vua câu trả_lời của Ða - vít .
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Detta omtalade Sauls tjänare för honom och sade: »Så har David sagt.»
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.E os servos de Saul lhe anunciaram isto, dizendo: Assim e assim falou Davi.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.És megmondák Saulnak az õ szolgái, mondván: Ezt meg ezt mondta Dávid.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.I ministri di Saul gli riferirono: «Davide ha risposto in questo modo»
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.In hlapci Savlovi mu zopet povedo, rekoč: Take besede je govoril David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.사울의 신하들이 사울에게 고하여 가로되 다윗이 여차여차히 말하더이다
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Les serviteurs de Saül lui rapportèrent ce qu`avait répondu David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Los servidores de Saúl dieron a éste la respuesta diciendo: --Estas palabras ha dicho David
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Og Sauls Folk meddelte ham det og sagde: "Det og det sagde David."
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Para pegawai itu memberitahukan kepada Saul jawaban Daud itu
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Saulin palvelijat ilmoittivat hänelle tämän, sanoen: "Näin on Daavid puhunut".
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Sauls tjenere fortalte ham dette og sa: Således sa David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Slujitorii lui Saul i-au spus ce răspunsese David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Tedy słudzy Saulowi oznajmili mu, mówiąc: Tak powiedział Dawid.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Tedy služebníci Saulovi oznámili jemu, řkouce: Taková slova mluvil David.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Toen Sauls mannen dit aan hem doorgaven,
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Und die Knechte Sauls sagten es ihm wieder und sprachen: Solche Worte hat David geredet.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.Και ανηγγειλαν οι δουλοι του Σαουλ προς αυτον, λεγοντες, Κατα τους λογους τουτους ελαλησεν ο Δαβιδ.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.И донесли Саулу слуги его и сказали: вот что говорит Давид.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.И служителите на Саула му известиха, казвайки: Така и така казва Давид.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.ויגדו עבדי שאול לו לאמר כדברים האלה דבר דוד׃
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.فاخبر شاول عبيده قائلين بمثل هذا الكلام تكلم داود.
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.掃 羅 的 臣 僕 回 奏 、 說 、 大 衛 所 說 的 、 如 此 如 此
Görevliler Davutun dediklerini Saula bildirdiler.掃羅 的 臣僕 回奏 、 說 、 大衛 所 說 的 、 如此 如此
Görevliler de yöneticinin emri ile atanýr.Die Mitarbeiter des Zentrums werden im Auftrag des Direktors ernannt.
Görevliler de yöneticinin emri ile atanýr.El personal del mismo se designa por orden del director.
Görevliler de yöneticinin emri ile atanýr.Le personnel est nommé sur décision du directeur.
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.A sluhovia prišli zpät k najvyšším kňazom a farizeom, ktorí im povedali: Prečo ste ho nedoviedli?
Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, ‹‹Niçin Onu getirmediniz?›› diye sordular.Elmenének azért a szolgák a fõpapokhoz és farizeusokhoz; és mondának azok õ nékik: Miért nem hoztátok el õt?