(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(β) ο όρο «Υpiάλληλο» σηαίνει όνιο ή η υpiάλληλο των Ευρωpiαϊκών Κοινοτήτων.
-Celp görevlisiyim.-Aku adalah petugas pengadilan.
-Celp görevlisiyim.-Doręczam wezwania.
-Celp görevlisiyim.- Én adom át az idézéseket.
-Celp görevlisiyim.- Ich bin der Gerichtsdiener.
-Celp görevlisiyim.-Ich bin der Gerichtsdiener.
-Celp görevlisiyim.-Ik ben de subpoena server.
-Celp görevlisiyim.Ik ben de subpoena server.
-Celp görevlisiyim.- Jeg er den der kommer med stævninger.
-Celp görevlisiyim.- Je suis l'huissier de justice.
-Celp görevlisiyim.-Jsem od soudu, doručovatel.
-Celp görevlisiyim. -Kimliğini görebilir miyim?소환장 전달인입니다. / 신분증좀 볼 수 있을까요?
-Celp görevlisiyim. -Kimliğini görebilir miyim?.אני מגיש הזימונים- ?אני יכול לראות את תעודת הזהות שלך-
-Celp görevlisiyim. -Kimliğini görebilir miyim?أنا ظابط قضائي - هل بإمكاني رؤية هويتك؟ -
-Celp görevlisiyim. -Kimliğini görebilir miyim?最後の4桁を
-Celp görevlisiyim.- L'ufficiale giudiziario.
-Celp görevlisiyim.-Olen haastemiehen palveluksessa.
-Celp görevlisiyim.- Sunt de la biroul de citaţii.
-Celp görevlisiyim.- Tôi bên dịch vụ Subpoena.
-Celp görevlisiyim.-Tôi là người gửi trát hầu tòa.
-Celp görevlisiyim.- Ο δικαστικός κλητήρας.
-Celp görevlisiyim.- Аз връчвам призовки.
-Celp görevlisiyim.-Я повесткой сервера.
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.Chlapec ju pil a zbadal to strážnik. Zavolal políciu, ktorá zavolala sanitku.
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.아들은 그것을 마셨습니다. 그런데 그걸 경비원이 봤습니다. 경비원은 경찰을 부르고, 또 누군가는 앰뷸런스를 부르고
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.När sonen drack den fick en säkerhetsvakt syn på det.
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.הילד שתה אותה, ואיש בטחון אחד ראה את זה, קרא למשטרה, שהזמינה אמבולנס
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.وبدأ الطفل في شرب الليمون فشاهدهما أحد رجال الأمن بالمكان واتصل بالشرطة التي اتصلت بدورها بالإسعاف
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.警察を呼び、救急車も来て 息子を病院へ連れて行きました
Çocuk koruma, belediyelerin sosyal görevlilerinin ailelere ve çocuklara zor durumlarda yardım etmesi demektir.Barnskydd innebär att kommunens socialarbetare hjälper barn och familjer i problematiska situationer.
Çocuk koruma, belediyelerin sosyal görevlilerinin ailelere ve çocuklara zor durumlarda yardım etmesi demektir.Lastensuojelu on sitä, että kuntien sosiaalityöntekijät auttavat lapsia ja perheitä ongelmatilanteissa.
Çocuk koruma, belediyelerin sosyal görevlilerinin ailelere ve çocuklara zor durumlarda yardım etmesi demektir.حماية الطفل هي عبارة عن قيام عاملي الخدمات الاجتماعية للبلديات بمساعدة العائلات في حالات المشاكل.
Çok görevli rekonq için yardım sözüAjuda prometida para tornar o rekonq multi- tarefa
Çok görevli rekonq için yardım sözüAyuda prometida en rekonq multitarea
Çok görevli rekonq için yardım sözüHar lovet at hjælpe med multitasking i rekonq
Çok görevli rekonq için yardım sözüObiecana pomoc przy wielozadaniowości rekonq
Çok görevli rekonq için yardım sözüSegítség a Rekonq többfeladatos üzemmódjában
Çok görevli rekonq için yardım sözüUtlovad hjälp om parallellbearbetning för rekonq
Çok görevli rekonq için yardım sözüVersprach Hilfe bei der Entwicklung eines Multitask-rekonq
Çok görevli rekonq için yardım sözüОбещанная помощь с мультизадачностью в rekonq
Çok görevli rekonq için yardım sözüОбіцяна допомога у реалізації багатозадачного rekonq
Conseil d'administration'a teslim etmekle görevlidir.Hauptsitz der Konferenz ist Rom.Abkürzung: CRUI. (http://www.crui.it)
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Bởi, bộ phận này ( não), tất cả về việc kết nối được phân chia chặt chẽ
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Bo ten organ [mózg], który przede wszystkim odpowiada za nawiązywanie łączności, jest głęboko podzielony.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Denn dieses Organ, welches ohne Herstellung von Verbindungen nicht funktioniert, ist tiefgehend unterteilt.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Fordi organet [hjernen], hvis funktion er at lave forbindelser er uden tvivl opdelt
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Karena, organ ini (otak), adalah semua tentang membuat koneksi telah dibagi ini ada di dalam diri kita
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.왜냐면, 모든 연결을 하는 이 기관은(뇌) 깊이 나뉘어진다.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Perche' questo organo, tutto impegnato a creare collegamenti e' profondamente diviso.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Porque, este órgano [el cerebro], que es todo conexiones está profundamente dividido.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Zato ker, ta organ (možgani), ki ga zaznamujejo predvsem povezave je skrajno ločen.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Επειδή αυτό το όργανο [ο εγκέφαλος], το οποίο λειτουργεί για να δημιουργεί συνδέσεις είναι βαθιά διχασμένο.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.Поскольку данный орган (мозг), постоянно создающий связи, сильно разделен.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.מכיוון, האיבר הזה [המוח], אשר הוא הכל אודות הפיכת חיבורים מחולק עמוקות.
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.لأن هذا العضو (الدماغ) الذي يختص بالقيام بعمليات الربط مقسم بشكل عميق
Çünkü, bağlantılar kurmakla görevli olan bu organ, aslında temel olarak bölünmüş durumda.それが深く分割されているのだ。 すべては私たちの内部にある。
Çünkü Tennessee piyango güvenlik görevlileri ah ,hayır ona benziyordu bu doğru olamazDe controleurs van de loterij van Tennessee zeiden: "Oh nee, dit kan niet waar zijn."
Çünkü Tennessee piyango güvenlik görevlileri ah ,hayır ona benziyordu bu doğru olamaz테네시의 복권 보안 담당자는 절대 사실이 아니라고 부인하고 있기 때문이죠.
Çünkü Tennessee piyango güvenlik görevlileri ah ,hayır ona benziyordu bu doğru olamazכי האחראים על הבטחון בלוטו של טנסי היו כאילו, או, לא -- כאילו, זה לא יכול להיות נכון.
Çünkü Tennessee piyango güvenlik görevlileri ah ,hayır ona benziyordu bu doğru olamazلأن المسؤولين الأمنيين لليانصيب بتينيسي قالوا ، أوه ، لا --هذا لا يمكن أن يكون صحيحا.