Ana içeriğe geç
Sözlük

görevli ile cümle

görevli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
DEA, ABD'de uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele etmekle görevlidir.Su JAV parama kovojo prieš narkomafiją ir narkotikų kontrabandą.
Elektronik bir ortam, oyun görevlisi gerekliliğini ortadan kaldırır ve muharebe çözünürlüğü hızını arttırır.Elektroninė terpė leidžia panaikinti žaidimo meistro būtinybę ir padidina kovų sprendimų spartą.
Ne muhafızlar ne de saray görevlileri onları durdurmaya çalıştı.Rūmų sargyba ir rūmų pareigūnai jiems nesipriešino.
Kapıdaki görevli bunları cennete gönderir.Vietiniai gyventojai šią vietą praminė pragaro vartais.
Barış zamanında asayişi sağlamakla, itfaiye işleriyle ve saray korumalığından görevlilerdi.Taikos metu jie palaikydavo vidinę tvarką, dirbdavo ugniagesiais, policininkais.
Komisyon, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecine ilişkin konularda görevlidir.Su jo veikla siejamas Graikijos įstojimas į Europos Sąjungą.
Ortak İstihbarat Teknik: İstihbarat operasyonları için bilimsel ve teknolojik destek sağlamakla görevlidir.Jungtinis tyrimų centras yra atsakingas už techninės ir mokslinės paramos iniciatyvai teikimą.
Kalyonların ikinci kaptanlığını yürütmekle ve tersanelerin asayişini sağlamakla görevli idi.Kavalerijos daliniuose kaptenarmusai turėdavo antrąjį padėjėją, kuris tvarkydavo pašarus.
Öğretim görevlisi ve gazeteci olarak görev yaptı.Jis dirbo matematikos mokytoju ir žurnalistu.
Sağlık ocağı ve sağlık evi mevcut olup, görevli personeli bulunmamaktadır.Teatras ir jo personalas liko be namų.
Tank komutanı ayrıca topu oldurmak ile görevliydi.Tanko vadas kartu buvo ir patrankos taikytojas.
Emisyon Genel Müdürlüğü: Banknotlarının dolaşımını sağlamak ve gerektiğinde değiştirmekle görevlidir.Tanko užtaisytojas turi būti įsisavinęs taikytojo pareigas ir, esant reikalui, šį pakeisti.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.Išgirdę riksmą tarnai pakviečia policiją.
Din polisi ise bu kuralların uygulanmasını sağlamakla görevli idi.Vyriausiasis įgaliotinis turėjo rūpintis jų įgyvendinimu.
Aynı zamanda organizasyonlarda polisler ve güvenlik görevlileri devriye gezer.Izraelio policija ir saugos tarnybos taip pat naudoja šią sistemą.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Liusija po incidento paliko policijos gretas ir įsidarbino oro uosto apsaugos darbuotoja.
Maraşlıdır ve bir devlet görevlisi olduğu sanılmaktadır.Mianmariečiai manė, kad jis nusipelnė valstybinių laidotuvių.
Bölgedeki Yunan ilerleyişini karşılamakla görevli 143.Užima 1438 ha plotą.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.Tarybiniais metais Šmotiškiai priklausė Pajieslio apylinkei.
2005 yılının sonuna doğru gardiyan listesi 134 görevliden oluşuyordu.2005 lõpus oli Kaardiväel 134 liiget.
Sovyet ordusunda görevli bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Lapsendati lastekodust Nõukogude ohvitseri perekonda.
Beyaz Rusya'da görevliydi.Ta oli vabatahtlikuna Vene valgete armees.
Hâlen IBM Thomas J. Watson Araştırma Merkezi'nde araştırma görevlisidir.Põhiline arendustöö toimus IBM T.J. Watsoni uurimiskeskuses.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Sarja toimetaja oli Thomas Sebeok.
SS Lazio 9 Ocak 1900 yılında İtalyan ordusunda görevli bir kişi olan Bigarelli tarafından kurulmuştur.Klubi asutas 9. jaanuaril 1900 Itaalia armee allohvitser Luigi Bigiarelli.
Belirlenmiş ücret alan görevlilere dayalı yeni bir yönetim sistemi oluşturdu.Ta võttis tööle kindla palgaga ametnikud.
O2–nin vücuda alınması CO2 gazının vücuttan uzaklaştırılması ile görevli organlardan oluşur.Body tunnetamine sõltub kohvi tõmbamise ajal eralduvatest õlidest.
Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerde kamu görevlisi gibi cezalandırılır.Kuid ma arvan, et inimesi, kes sooritavad kuritegusid, tuleb kohelda kurjategijatena, olenemata nende usust.
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.Täitevorgan on sekretariaat.
Görevlilerin davranışları kaçamaklıydı.Töömehe käed jäid tegevuseta.
Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır.Niedermann on jooksus, peale seda, kui tappis politseiniku.
1938'den itibaren Yahudi sorununun düzenlenmesi dairesi için görevliydi.1938. aastast juudi küsimuse lahendamise volinik.
Prefect (Latince praefectus), Antik Roma'da çok çeşitli tipleri bulunan bir tür resmi görevli.Tribuun (ladina keeles tribunus) oli Vana-Roomas mitme erineva kõrge ametniku nimetus.
Mardonius bir sonraki sene Yunanistan'ın istilasını tamamlamakla görevlidir.Mardonios sai järgmisel aastal kreeklastelt Plataia lahingus lüüa.
1983-1989 yıllarında SBKP Merkez Komitesi Propaganda Bölümü'nde ajitasyon ve öğretim görevlisi olarak çalıştı.Ta töötas aastatel 1983–1984 ELKNÜ Keskkomitee propaganda- ja kultuuriosakonna instruktorina.
Kalede Çerkes kale görevlileri yaşamaktaydı.Kindlusse asusid elama kaupmehed.
1832 yılında Neuchâtel Üniversitesi’ne doğa tarihi üzerine öğretim görevlisi olarak atandı.Aastal 1832 määrati Agassiz Neuchâteli ülikooli loodusloo professoriks.
DEA, ABD'de uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele etmekle görevlidir.Juhtida dopinguvastast võitlust spordis ja osaleda rahvusvahelises võitluses narkootikumide vastu.
Olay yerindeki delilleri topladıktan sonra görevlilerden birisi sigara dumanı kokusu alır.Tulekahju alguses nägid mõned inimesed suitsu eskalaatori kohal.
Ruh Emiciler Little Whinging'e geldiği gece Harry'i korumakla görevlidir.Järgmisel ööl jõudiski Hagrid Harryga Little Whingingisse.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.Esimese maailmasõja ajal teenis Fleming kaptenina Kuningliku Armee Meditsiinikorpuses.
Memur (Arapça: مؤمور), devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli.Riigiametnik (ka ametnik) on ametnik, kes töötab riigiteenistuses.
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.1994, als ich Kuratorin im Whitney Museum war, erstellte ich eine Austellung namens "Schwarzer Mann".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.En 1994, cuando era curadora en el Museo Whitney, realicé una exhibición llamada "El hombre negro".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.En 1994, quand j'étais conservatrice au Whitney Museum, j'ai organisé une exposition intitulée "Le Mâle Noir".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.În 1994, când lucram ca şi curator la Muzeul Whitney, am organizat o expoziţie numită "Bărbatul Negru".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.In 1994, toen ik curator was bij het Whitney Museum, stelde ik een expositie samen genaamd "Black Male".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.Nel 1994, quando ero curatrice del Whitney Museum, organizzai una mostra intitolata "Uomo nero".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.Tο 1994, όταν ήμουν έφορος στο μουσείο Whitney, έστισα μία έκθεση που λεγόταν "Μαύρο Αρσενικό."
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.W 1994 r. jako kurator w Muzeum Whitney zorganizowałam wystawę "Czarnoskóry mężczyzna".
1994 yılında, Whitney Müzesinde bir görevli olduğum zaman, "Black Male" adında bir sergi düzenledim.През 1994-та, когато бях куратор в музея "Уитни", организирах една изложба, наречена "Черният мъж".
8 Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) çevre ile ilgili sağlıklı, bağımsız bilgiler vermekle görevli bir AB kurumudur.8 L’Agence européenne pour l’environnement (AEE) est un organe de l’Union européenne.
8 Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) çevre ile ilgili sağlıklı, bağımsız bilgiler vermekle görevli bir AB kurumudur.8 Ο Ευρωpiαϊκός Οργανισµός Περιβάλλοντος (ΕΟΠ) είναι υpiηρεσία της
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin Afrika'da hastalığı kapıp beraberinde getirmesi sonucu tanıştı.A járvány úgy került az USA-ba, hogy egy férfi légikísérő bevitte.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin Afrika'da hastalığı kapıp beraberinde getirmesi sonucu tanıştı.C'est un steward sur une compagnie aérienne qui l'a introduit aux États-Unis.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin Afrika'da hastalığı kapıp beraberinde getirmesi sonucu tanıştı.Epidemia dotarła do USA przez stewarda na pokładzie samolotu który zaraził się w Afryce.
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin미국에 소개된 수치를 보면
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisininהמחלה חדרה לארה"ב
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisininظهر الوباء أول مرة في الولايات المتحدة
ABD bu salgınla, erkek bir uçuş görevlisinin飛行機のある男性乗務員がアフリカ滞在中に感染し
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod