görevler ile cümle
görevler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.巡逻警车是各国巡警执行巡逻任务所使用的车辆。
Daha sonraki uzay görevleri geri gelmek üzere tasarlandı.随后的太空飞行任务队空间站进行了维修。
Görevleri, Türkiye Anayasası'nın 152. ve 156. maddeleri arasında belirtilmiştir.这些措施被列入宪法第3,152和153条文。
Kesrevi defalarca adliye’de çeşitli görevlerde bulundu.布里索被送上法庭多次為自己辯護這些指控。
Bu dönemlerde Linz'de matematik öğretmeni ve General Wallenstein’ın danışmanlığı görevlerinde bulundu.他还曾经在奥地利林茨担任过数学教师及华伦斯坦将军的顾问。
Görevleri nedir?職位是?
Daha sonra Alman diplomatik görevlere katıldı ve Santo Domingo ve Fildişi Sahili'nde çalıştı.之后他加入了德国外交使团在圣多明各和科特迪瓦的工作。
Görevleri, Venezuela'daki futbol liglerini ve Venezuela millî futbol takımını organize etmektir.委内瑞拉足协管理委内瑞拉国家足球队以及全国大部分的足球赛事。
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.結構功能論:有內臟出現一定出理一些活動。
Burada eksik kalan görevler degil eksik hikâyeler gösterilir.沒有編號的作品暫不列出。
Askere alım için en düşük yaş 16 olsa da 18 yaşından küçüklere aktif görevler verilmemektedir.入伍的最小年龄为18岁且无强制兵役。
Kralların görevleri dini, hukuki ve askeri alanlarda öne çıkardı.国王的职责无疑是军事、司法和宗教。
Tek görevlerde çatışırız.主要是从事近战任务。
Okul yıllarında çeşitli değişim ve sosyal projelerde görevler aldı.接下来数十年该校更有几番校名及使命变更。
Reis-ül Küttablıkta çeşitli görevlerde çalıştı.雷曾在羅馬教廷出任不同職務。
Çeşitli görevler üstlendikten sonra 1998-2002 yıllarında Singapur Büyükelçisi olmuştur.1990年中新建交后,他于1991年至1998年间出任首任新加坡驻华大使。
Ayrıca bu görevleri tek başlarına da yerine getirebilirler.我可以向你保证你们都会尽自己的职责。
İmparatorun ayakkabısını tutma görevleri vardır.是大臣戴幞頭著靴的创始人。
İki otoyol polisinin otobandaki görevlerini konu alır.運輸聯線則在島上營運兩條巴士綫。
Görevler, kullanıcı tarafından gerçekleştirildikleri veya bir listeden seçilebileceği şekilde kaydedilebilir.任务可以在操作的时候被记录下来,也可以从列表里选择。
Kadılara dinî, malî, idarî, eğitim-öğretim gibi görevlerin verildiği de görülmüştür.慈侍下,妻張氏,兄學周;學易,弟學忠;學恕。
Bu görevlerinden dolayı Venedik devleti tarafından "şövalye" olma şerefi ile onurlandırılmıştı.他們憑這工作賺得德國「巨匠」的榮譽。
Ka-32A2 : Polis görevleri için spot ışıklar ve megafon ile donatılmış bir model.卡-32A2 警用型号,配备两个探照灯和扬声器。
İsaakios hemen devlet işlerini ve görevlere yapılacak tayinleri eline alabilecekti.伊丽莎白不得不出售国有地面以及官职。
Görevlerinde başarıya ulaşacaklardır.完成任务的队伍将获得胜利。
Kendisine verilen görevleri yerine getiremez.그러나 그는 자신이 약속했던 증거를 내놓지 못하였다.
Görevler gizlilik içerisinde, çarpışarak veya her ikisinin kombinasyonuyla tamamlanabilmektedir.임무는 스텔스, 전투, 또는 두 가지를 조합하여 완료할 수 있다.
Temel görevleri 11 yıllık güneş spot çemberindeki morötesi ve x ışını tayfını gözlemlemekti.첫 번째 임무는 11년의 태양주기를 자외선과 X 선으로 관측 할 수 있었다.
Ama yaptığınız görevler geçerlidir.하지만 필요한 임무는 이미 수행되었다.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.경찰차(警察車)는 경찰에서 업무하는 데 사용하는 자동차이다.
Doçelik öncesi Selvo'nun yaptığı görevler hakkında da bilgimiz azdır.젊어서부터 나라의 고실(故實)에 대하여 많이 알고 군국의 기무에 통달하였다.
Yine de bazılarının görevleri ve sayıları bilinmektedir.일부 목록들은 분류와 전문분야에 따라 나뉜다.
Sonra diğer görevlerde de bulunmuştur.그 후에 다른 내각 임무들을 맡았다.
Kralların görevleri dini, hukuki ve askeri alanlarda öne çıkardı.두 왕의 임무는 우선 종교, 사법, 군사 분야에 있었다.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.이들 조직·집단의 권한·이해관계 및 책임은 떨어져 있어서는 안 되는 것이다.
Kahvaltıdan sonra aile kalan diğer görevleri yapar ve tekrar oyun oynarlar.종종 아침 식사가 끝나고 또 다른 일이 있을 때에는 일을 하고 게임을 하기도 한다.
Artık günümüzde görevlerin birçoğu otomatik olarak yapılmaktadır.오늘날에도 필요한 많은 일이 무료로 행해진다.
Running back'in ana görevleri, koşu oyunlarında topu Quarterback'den almak, pas tutmak ve blok yapmaktır.러닝백의 주된 역할은 쿼터백으로부터 볼을 건네 받아(핸드오프: handoff) 러싱플레이를 하고, 백필드에서 벗어나 패스를 받으며, 블로킹을 하는 것이다.
Mevzuatla verilen görevleri yürütmek.해석하는 역할을 담당한다.
Böylece, bu görevler doğrudan build.xml dosyası içinde çağrılabilmektedirler.이러한 기능들은 주로 환경설정을 담당하는 XML 파일에 의해 설정되고 수행된다.
İlk olarak 150 gün içerisinde sığınağınızın su sorunu çözmek için görevler üstleniyorsunuz.처음에 플레이어에게는 볼트의 물 공급이 바닥날 때까지 150일의 기한이 주어진다.
Saldırma, çatışma ve keşif görevleri yapan alay, genelde geceleri faaliyet göstermektedir.공격을 포함하여, 강습, 그리고 수색 임무를 가지고 대부분 저녁 동안 저고도로 빠르게 행동한다.
Ancak fiziksel olarak görevlerini yerine getiremeyen Kohenler görevlerinden azat edilir.법률적인 의무 없이 남을 위하여 그의 사무를 처리하는 일.
Tereddüt göstermeleri üzerine ikisinin de ordudaki görevlerine son verildi.그러나 장교들은 불협 화음이 따랐고, 양쪽의 군사들은 군사재판에 나가게 되었다.
"Uğruna savaştığımız özgürlüklerimiz, görevlerimiz ve hakklarımız var.저희는 그들의 자유롭고, 행복하고, 성취된 삶을 살 권리를 지지합니다."
Bunun yerine, bu görevleri gerçekleştirmek için çevrimiçi web arayüzünü kullanmak gereklidir.이들의 활동을 제어하기 위해 인터넷 실명제 제기의 필요성이 제기되기도 했다.
Yurtdışında diplomat olarak çeşitli görevlerde bulunmuştur.외교사절로서 여러차례 외국에 파견되었다.
Bir sonraki görevlerde de bunlara benzer taşımalarımız olacak.이러한 선진 관행들에는 다음과 같은 것들이 있다.
Operada idari görevler de aldı.견학센터의 도우미 역할도 맡고 있다.
Bu durum karşısında Honecker 18 Ekim günü tüm görevlerinden istifa etti.만네르헤임은 10월 17일 사직서를 취소했다.
Geçimlerini ise büyü kullanmayan insanların verdikleri görevleri yerine getirerek karşılarlar.마법은 운동을 못하는 사람들이 운동을 잘하게 된다.
Bunların yanında eğitim, kültür, bilim ve teknoloji bakanlıklarında görevler almıştır.당원은 주로 보건, 문화, 교육, 과학 기술 관련 인사들로 구성되어 있다.
Oyuncu seçimli görevler; oyuncuya beş tane görevden oluşan bir liste verilir, ve yapmak istediği görevi seçer.플레이어는 5명의 특징을 가진 대원을 골라, 임무를 진행하게 된다.
Bazı görevleri yapmadan bu oyunu oynamak neredeyse imkânsızdır.그는 경기에서 임하면 상대하기가 거의 불가능합니다.
Anadolu Üniversitesi'nde çeşitli idari görevler de yapmıştır.아나돌루 대학교 등 많은 대학이 밀집해 있다.
Sivasspor tarihinde ilk Yönetim Kurulunu oldukça zor görevler beklemektedir.서울시 자치구 단위에서 통합출력관리서비스를 적용한 사례는 양천구가 최초다.
Görevleri bitince de yörüngede bekleyen uzay gemisine geri dönerler.)그리고는 자신들의 임무가 끝났다며 현장을 떠나 우주선으로 다시 진군한다.
1955 yılında diplomatik görevler üstlenmeye başlamış ve Roma Antlaşması'nın hazırlanmasına katılmıştır.기원전 509년 로마는 군주제를 폐지하고 로마 공화정을 시작하였다.
Ulusal Edebiyat Merkezi'nde aktif görevler aldı.영등포문화재단에서 위탁운영하고 있다.
Aktörlerin görevlerinde yardımcı olabilmek için senaryoya kıyafetler eklenmiştir.대통령을 접대하기 위해 특별한 옷을 입고 공연을 해야 했다.