görevi ile cümle

görevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sanatçı bu görevi 13 yıl boyunca sürdürmüştür.En estos lugares el artista ha trabajado durante treinta años.
Tümel gerçeklikler arasından görünen çatışmalardan doğan felsefî sorunları çözmek, felsefenin asıl görevidir.Por último, la estrategia de base para enfrentar la conflictiva personal, es a través de la ficción.
2015 yılı sonuna kadarki iki yıl dönemi boyunca bu görevi yürüttü.Este sistema de dos divisiones fue utilizado por varias décadas hasta el año 2015.
Mardonius'un görevi Trakya'ya yeniden boyun eğdirmekti.El deber de Spyro será recuperar las libélulas.
Görevi 2018'de sonlandı.La gira finalizó en 2018.
Görevi anlıyor musun?Capisci la missione?
Görevimi yaptım.Ho fatto il mio dovere.
Senin için başka bir görevim var.Ho un altro compito per te.
Sen görevini yapmalısın.Devi fare il tuo dovere.
Görevi bıraktından sonra Pan American World Airways'te ticari pilot olarak işe başlamıştır.Dopo avere lasciato il servizio, fu pilota commerciale per la Pan American World Airways.
26 Haziran 1909'da Sazonov, St. Petersburg'a çağrıldı ve Dışişleri Bakanı Yardımcılığı görevine getirildi.Il 26 giugno 1909 Sazonov fu richiamato a San Pietroburgo e nominato vice ministro degli esteri.
1931 - Daniel Salamanca Urey, Bolivya Devlet Başkanlığı görevine getirildi.1931 - Daniel Salamanca Urey viene nominato presidente di Bolivia.
Finsch tekrar gezilerine devam edebilmek için 1878 yılında müzedeki görevinden ayrılmıştır.Finsch si dimise da curatore del museo nel 1878 in modo da poter continuare i suoi viaggi.
Desert Hawk ileride görevini Desert Hawk III modeline bırakacaktır.Desert Hawk verrà rimpiazzato dal più capacitabile, Desert Hawk III.
Holokost uzmanı Yehuda Bauer, akademik danışmanlık görevini üstlendi.Lo studioso dell'Olocausto Yehuda Bauer assunse il ruolo di consulente accademico.
24 Ocak'ta görevine başlamıştır.Il 24 gennaio termina la sua missione.
Programlanabilir olsa da genel amaçlı değildi, yalnızca tek bir görevi yerine getirecek şekilde tasarlandı.Sebbene fosse programmabile, non era multiuso, essendo progettato per eseguire solo un unico compito.
Birincil görevi, nükleer silahların nükleer olmayan bileşenlerini geliştirmek, tasarlamak ve test etmektir.Il loro obiettivo principale è sviluppare e testare le componenti non nucleari delle armi nucleari.
Görevi sebebiyle KGB ve Sovyet ordusu içindeki Amerikan kaynaklarının kimlik bilgilerine erişebiliyordu.Ricoprendo tale ruolo aveva accesso alle identità delle fonti americane nel KGB e nell'esercito sovietico.
1821 - James Monroe, ABD Başkanlığı görevine ikinci kez getirildi.1821 – James Monroe viene insediato per il suo secondo termine come presidente degli Stati Uniti.
Bu dönemde kendisi FBI’yla işbirliği görevi içindeydi.Cosa che del resto in quella data già stava facendo con la Bandit.
Kın kanatlılarda ön (üst) kanatlar (elitra) kuvvetlice kitinleşip koruma görevi üstlenmişlerdir.Quando saltano producono dei fili di seta (dalle filiere) che servono per ancorarsi e proteggersi.
Böyle bir görevin 2025-2030'da gerçekleşmesi planlanmaktadır.Una tale missione potrebbe aver luogo tra il 2025 e il 2030.
Görevi hakkında bilgi yoktur.Non si hanno notizie sul suo servizio.
Ertesi gün görevi için yemin etti.Ha giurato il giorno successivo.
Petty bu görevi 1656 yılında tamamlar ve bu araştırması Down Survey adı ile bilinmektedir.Questo enorme lavoro fu completato in due anni, nel 1656, e divenne noto com Down Survey.
Kendi veri akışının iletimi RTSP protokolünün görevi değildir.Di per sé la trasmissione dei dati di streaming non è un compito definito nel protocollo RTSP.
9 Haziran 2014 tarihinde ise tekrar görevine döndü.A settembre 2014, conduce nuovamente Affari tuoi.
Aralık 2001'den 2003 yılına kadar Afganistan Kadınlar Bakanı görevini yürütmüştür.È stata Ministra per la Condizione delle Donne in Afghanistan dal dicembre del 2001 al 2003.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Quest'ultimo però non accettò l'incarico.
Görevin yürütücüsü, Maryland Üniversitesi’nde astronom olan Michael A’Hearn idi.Il responsabile della missione è Michael A'Hearn, astronomo all'Università del Maryland, College Park.
Kurtarma görevi STS-115 görevinin geliştirilmiş bir versiyonu olacaktı.La missione di soccorso per STS-121 era una versione modificata della STS-115.
6 Ekim 1990 günü, Discovery Uzay Mekiği'yle (STS-41 görevi) fırlatıldı.La sonda fu lanciata nell'ottobre del 1990 dallo Space Shuttle Discovery (missione STS-41).
Mayıs 2009'dan beri keşif görevi mürettebatı sayısı altıdır.Dal maggio 2009 l'equipaggio dell'ISS viene portato a sei persone.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Il loro unico compito era gestire la spesa di denaro per l'esposizione di giochi o opere pubbliche.
Park cumhurbaşkanlığı görevine geçti ve bu görevi 1979'a kadar devam etti bir suikastte uğrayana kadar.Park fu presidente fino al 1979, anno in cui venne assassinato.
1720'de John Flamsteed'in varisi olarak ölümüne kadar sürdüreceği Kraliyet Astronomu görevine getirildi.Nel 1720, Halley successe a John Flamsteed come Astronomo Reale, impiego che mantenne fino alla sua morte.
Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz: Biz seni koruyoruz.Noi diciamo: Tu e il tuo Signore, andate e combattete, noi ti sosterremo!"
Görevi süresince çavuşluğa terfi eder.Nel corso della serie viene promosso a sergente.
Kakuda Uzay Merkezi (KSPC), Kakuda, Miyagi - Roket motorlarının geliştirilmesi görevindedir.Kakuda Space Propulsion Center (KSPC) - Sviluppa motori per razzi.
1995 yılı Eylül ayında Elazığ Adli Yargı Hakim Adayı olarak kamu görevine başlamıştır.Nell'ottobre 1995 fu proposta una mozione di sfiducia nei confronti dell'allora Ministro della Giustizia.
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Centre of Governance per incentivare la conoscenza e l'esercizio del ruolo sociale nel servire la società.
Taylor, Ferencz'i, Einsatzgruppen duruşması'nda ilk davasında Başsavcı görevine atadı.Taylor lo nominò procuratore capo nel processo alle Einsatzgruppen.
Bu görevini Temmuz 2009 senesine kadar sürdürür.Mantiene l'incarico fino al luglio del 2009.
Göreviniz bitmiştir.Il tuo lavoro è finito.
Huo Yuanjia, babasının yanında korucu görevi üstlenmeye başladı.Huo Yuanjia si recò lì a recuperare il capo dell'amico.
29 yaşında bu görevi aldığından, pozisyonda görev alan en genç insan oldu.Al momento della nomina aveva 29 anni ed è stato il direttore più giovane ad aver ricoperto la carica.
Yom Kippur Savaşı sonrası görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır.Fu costretto a dimettersi in seguito alla guerra dello Yom Kippur.
Google Dokümanlar dokümanları gerçek zamanlı olarak düzenlemek için iş birliği sağlayan bir araç görevi görür.Google Documenti funge da strumento di collaborazione per la modifica di documenti in tempo reale.
2011 yılından bu yana bu görevi sürdürmektedir.Dal 2011 tuttavia questo non è più in funzione.
Pakistan Seçim Komisyonu üyeliği görevini de bu devrede üstlendi.Detto ciò la delegazione pakistana lascia il tavolo.
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.Nel 1987 smise di insegnare per fare l'attore a tempo pieno.
Bu kez çok farklı bir görevi var.In ognuna di esse un diverso compito lo attende.
1958 yılında emekli olana kadar bu görevi sürdürdü.Vi rimase fino al suo pensionamento nel 1958.
Bu görevini 1 Ekim 2014 tarihinde eski Norveç başbakanı Jens Stoltenberg'e devretti.Il 1º ottobre 2014 gli è successo il norvegese Jens Stoltenberg.
İsrafil'in görevi kıyamet günü sûra üflemektir.Hussa bint Mubārak Al Sabah (da al-Jazi).
O zamandan beri bu görevi sürdürmektedir.Ha mantenuto questo incarico fino ad oggi.
Şubat 1985'e kadar bu görevi yürüttü.Svolse l'incarico fino al gennaio 1985.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ha partecipato occasionalmente anche a gare automobilistiche.
Başbakanlık görevini 28 Haziran 1996 ile 30 Haziran 1997 tarihleri arasında sürdürmüştür.È stato Primo ministro dal 28 giugno 1996 al 30 giugno 1997.

İlgili Sayfalar