Tehlikeli bir görevdi.It was dangerous duty.
Görev kolay değil.The task isn't easy.
Görev tamamlanmadı.The task isn't done.
Biz bir görevdeyiz.We're on a mission.
Tom görevinden atıldı ve karısı ondan ayrıldı.Tom was fired from his job and his wife left him.
Onu yapmak benim görevim.It's my duty to do that.
Sağlık görevlileri birkaç dakika içinde olay yerine geldi.Paramedics arrived on the scene within minutes.
Sağlık görevlileri Tom'un hayatını kurtarmak için çılgınca çalıştı.Paramedics worked frantically to save Tom's life.
Bu görevin ne kadar tehlikeli olacağını düşünüyorsun?How dangerous do you think this mission is going to be?
Ne zamandan beri park görevlisi olarak çalışıyorsun?How long have you been working as a parking attendant?
Görevde olan tek doktor Jamal Sadiq'tır.The only doctor on duty is Jamal Sadiq.
Güvenlik görevlisini aramam gerek.I need to call the security guard.
Güvenlik görevlisini aramam lazım.I need to call the security guard.
Orada kaç tane güvenlik görevlisi var?How many guards are there?
Fadıl'ın görevi onu dış dünyadan uzak tuttu.Fadil's job kept him removed from the outside world.
Tom üç yıl boyunca bir park görevlisiydi.Tom was a park ranger for three years.
Tom üç yıl göreve devam etti.Tom held the post for three years.
Tom üç yıl görevde kaldı.Tom held the post for three years.
O benim günlük görevlerimden biri.That is one of my daily duties.
Ben görevdeydim.I was on duty.
Bugün görevdeyim.I'm on duty today.
Fadıl o soruyu cevaplamanın basit bir görev olmayacağını çabucak fark etti.Fadil quickly realized that answering that question would be no simple task.
Doktor görev için elverişsiz olduğumu söyledi.The doctor said that I'm unfit for duty.
Onlar beni görevlendirdi.They put me in charge.
Hiçbir zaman jüride görev yapmadım.I've never served on a jury.
Bu gece görevde olacağım.I'll be on duty tonight.
Bu gece görevde misiniz?Are you on duty tonight?
Ben bu gece görevdeyim.I'm on duty tonight.
Onu yapmak bizim görevimiz diye düşündük.We thought it was our duty to do that.
Duygularımı kontrol etmek benim görevim değil.Controlling my emotions is not my forte.
Moor görevini yapmış, Moor gidebilir.The Moor has done his duty, the Moor can go.
Benim görevim insanların hayallerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.My mission is to help people achieve their dreams.
Eldeki tüm imkanları kullanarak görevi bitirmelisin.You must finish the task by any means necessary.
Her vatandaşın hakları ve görevleri vardır.Every citizen has rights and duties.
Tom'un vefat ettiğini sana söylemek benim üzücü görevimdir.It is my sad duty to tell you that Tom has passed away.
Sonuçları hakkında endişelenmeden görevinizi yapın.Do your duty without worrying about the consequences.
Tom görevinin kölesidir.Tom is a slave to his duty.
Görevini yap.Do your duty.
O görevi onaylıyor musun?Do you agree with that position?
Kültürel kalıntılarımıza değer verin; hepsi bizim görevimizdir.Cherish our cultural relics; it is all our duty.
Layla banka soygunu için komplo kurmakla görevlendirildi.Layla was charged with conspiracy for bank robbery.
Bu gece görevli değil misin?Aren't you on duty tonight?
Bu gece görevde değil misin?Aren't you on duty tonight?
Leyla, ABD silahlı kuvvetlerinde çavuş olarak görev yapıyordu.Layla was serving as a sergeant in the US armed forces.
Sami, Vietnam'da görev yapıyordu.Sami served in Vietnam.
Tom geçici müdür olarak görev yapıyor.Tom is serving as interim director.
Bu görevi Cuma gününden önce tamamlamak için çok çalışmalıyız.We must work hard to finish this task before Friday.
Her şeyden önce görev.Duty above all.
Suçlu görev dışı polis memuru tarafından tutuklandı.The criminal was apprehended by an off-duty policeman.
Tom kendi görevini yaptı, ben de kendi görevimi.Tom did his duty, and I did mine.
Bunu yapmak sizin görevinizdir.It's your duty to do that.
Bunu yapmak bizim görevimizdir.It's our duty to do that.
Tom ve ben görevdeyiz.Tom and I are on duty.
Tom yarın görevde olacak.Tom is going to be on duty tomorrow.
Tom o sırada görevde değildi.Tom wasn't on duty at that time.
Tom yeni görevinden memnun.Tom is happy with his new job.
Tom o zaman görevdeydi.Tom was on duty at that time.
Tom bütün gün görevdeydi.Tom has been on duty all day.
Tom artık görevde değil.Tom isn't on duty now.
Sami İslami görevlerini eksiksiz yerine getiriyordu.Sami practised Islam to its fullest.