gören ile cümle

gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Men da fariseeren så at han ikke først vasket sig før måltidet, undret han sig.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Men Farisæeren forundrede sig, da han så, at han ikke toede sig først før Måltidet.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Men när fariséen såg att han icke tvådde sig före måltiden, förundrade han sig.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Mutta kun fariseus näki, ettei hän peseytynyt ennen ateriaa, ihmetteli hän.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Người Pha-ri-si thấy Ngài không rửa trước bữa ăn, thì lấy làm lạ.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Người_Pha - ri-si thấy Ngài không rửa trước bữa ăn , thì lấy_làm lạ .
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.O fariseu admirou-se, vendo que ele não se lavara antes de almoçar.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Y el fariseo se asombró al ver que no se lavó antes de comer
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Ο δε Φαρισαιος ιδων εθαυμασεν οτι δεν ενιφθη πρωτον πριν του γευματος.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Фарисей же, побачивши, здивував ся, що перше не обмив ся перед обідом.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Фарисей же удивился, увидев, что Он не умыл рук перед обедом.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.Фарисеят се почуди, като видя, че Той не се оми първо преди обеда.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.ויתמה הפרוש בראתו אשר לא נטל ידיו בראשונה לפני הסעודה׃
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.واما الفريسي فلما رأى ذلك تعجب انه لم يغتسل اولا قبل الغداء.
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.這 法 利 賽 人 看 見 耶 穌 飯 前 不 洗 手 、 便 詫 異
İsanın yemekten önce yıkanmadığını gören Ferisi şaştı.這法 利賽人 看見耶穌飯 前 不 洗手 、 便 詫異
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.¥ret som hører, og øiet som ser -- Herren har skapt dem begge to.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.A halló fület és a látó szemet, az Úr teremtette egyaránt mindkettõt.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.De HERE heeft veel dingen gemaakt; ogen om mee te zien en oren om mee te horen.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ein hörend Ohr und sehend Auge, die macht beide der HERR.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.El oído que oye y el ojo que ve, ambas cosas ha hecho Jehovah
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.듣는 귀와 보는 눈은 다 여호와의 지으신 것이니라
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Kuulevan korvan ja näkevän silmän - molemmat on Herra luonut.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.L'orecchio che ascolta e l'occhio che vede: l'uno e l'altro ha fatto il Signore
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.L`oreille qui entend, et l`oeil qui voit, C`est l`Éternel qui les a faits l`un et l`autre.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.O ouvido que ouve, e o olho que vê, o Senhor os fez a ambos.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Örat, som hör, och ögat, som ser, det ena som det andra har HERREN gjort.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Øret, der hører, og Øjet, der ser, HERREN skabte dem begge.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Tai để nghe , mắt để thấy , Ðức_Giê - hô-va đã làm ra cả hai .
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Tai để nghe, mắt để thấy, Ðức Giê-hô-va đã làm ra cả hai.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Telinga untuk mendengar dan mata untuk memandang, kedua-duanya Tuhanlah yang menciptakan
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ucho, kteréž slyší, a oko, kteréž vidí, obé to učinil Hospodin.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ucho, ktoré čuje, a oko, ktoré vidí, to oboje učinil Hospodin.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ucho, które słyszy, i oko, które widzi, Pan to oboje uczynił.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Uho, ki sliši, in oko, ki vidi, GOSPOD je oboje enako naredil.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Urechea care aude, şi ochiul care vede, şi pe una şi pe celalt, Domnul le -a făcut. -
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Το ωτιον ακουει και ο οφθαλμος βλεπει αλλ' ο Κυριος εκαμεν αμφοτερα.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Слушащото ухо и гледащото око, Господ е направил и двете.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ухо слышащее и глаз видящий – и то и другое создал Господь.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.אזן שמעת ועין ראה יהוה עשה גם שניהם׃
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.الاذن السامعة والعين الباصرة الرب صنعهما كلتيهما.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.能 聽 的 耳 、 能 看 的 眼 、 都 是 耶 和 華 所 造 的
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.能 聽 的 耳 、 能看 的 眼 、 都 是 耶和華 所 造 的
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceCentre de rééducation des personnes torturéesfinnois _ anglais
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceKidutettujen kuntoutuskeskussuomi _ englanti
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceRehabiliteringscentret för tortyrofferfinska _ engelska
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceЦентр реабилитации лиц, подвергшихся пыткамфинский _ английский
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceمركز تأهيل المعذبين الفنلندية _ الإنجليزية
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizce酷刑幸存者中心芬兰语 _ 英语
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.A megkínzott és eltüntetett családok csendes szemtanúi voltak a dolognak.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.As famílias dos torturados e sumidos foram testemunhos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.De anhöriga till de torterade och försvunna var tysta vittnen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Die Familien der Gefolterten und Verschwundenen waren stumme Zeugen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Družine mučenih in izginulih so bile tihe priče.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Keluarga mereka yang disiksa dan dihilangkan adalah saksi bisunya
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Las familias de los torturados y desaparecidos fueron testigos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Le famiglie dei torturati e degli scomparsi erano testimoni silenziosi.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodiny mučených a nezvestných boli tichými svedkami.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodziny torturowanych i zaginionych były milczącymi świadkami
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Οι οικογένειες των βασανισμένων και των εξαφανισμένων ήταν οι σιωπηλοί μάρτυρες.
İlgili Sayfalar