gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Farizeové pak vidouce to, řekli jemu: Hle, učedlníci tvoji činí to, čehož nesluší činiti v den sváteční.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.바리새인들이 보고 예수께 고하되 보시오 당신의 제자들이 안식일에 하지 못할 일을 하나이다
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Ko pa farizeji to vidijo, mu reko: Glej, učenci tvoji delajo, kar se v soboto ne sme delati.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Người Pha-ri-si thấy vậy, bèn nói cùng Ngài rằng: Kìa môn đồ thầy làm điều không nên làm trong ngày Sa-bát.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Y al verlo los fariseos, le dijeron: --Mira, tus discípulos hacen lo que no es lícito hacer en el sábado
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Побачивши се Фарисеї, казали до Него: Ось Твої ученики роблять, чого не годить ся робити в суботу.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.Фарисеи, увидев это, сказали Ему: вот, ученики Твои делают, чего не должно делать в субботу.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.ויראו הפרושים ויאמרו לו הנה תלמידיך עשים את אשר אסור לעשות בשבת׃
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.فالفريسيون لما نظروا قالوا له هوذا تلاميذك يفعلون ما لا يحل فعله في السبت.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.法 利 賽 人 看 見 、 就 對 耶 穌 說 、 看 哪 、 你 的 門 徒 作 安 息 日 不 可 作 的 事 了
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.法 利賽人 看見 、 就 對耶穌說 、 看 哪 、 你 的 門徒 作 安息日 不 可作 的 事 了
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.Da nu Pinehas, Præsten Arons Søn Eleazars Søn, så det, trådte han frem af Menighedens Midte, greb et Spyd,
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.Keď to videl Pinchas, syn Eleazára, syna Árona, kňaza, povstal zprostred obce a vzal kopiju do svojej ruky
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.제사장 아론의 손자 엘르아살의 아들 비느하스가 보고 회중의 가운데서 일어나 손에 창을 들고
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.Pinehas pa, sin Eleazarja, sinú Arona duhovnika, videč to, vstane urno izmed množice in vzame sulico v roko
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.Toen Pinehas (de zoon van Eleazar en kleinzoon van Aäron) dit zag sprong hij overeind, greep een speer en
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.А Финеес, син на Елеазара син на свещеника Аарона, като видя стана изсред обществото, взе копие в ръката си,
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.Финеес, сын Елеазара, сына Аарона священника, увидев это, встал из среды общества и взял в руку свою копье,
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.וירא פינחס בן אלעזר בן אהרן הכהן ויקם מתוך העדה ויקח רמח בידו׃
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.فلما رأى ذلك فينحاس بن ألعازار بن هرون الكاهن قام من وسط الجماعة واخذ رمحا بيده
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.祭 司 亞 倫 的 孫 子 、 以 利 亞 撒 的 兒 子 非 尼 哈 看 見 了 、 就 從 會 中 起 來 、 手 裡 拿 著 槍
Bunu gören Kâhin Harun oğlu Elazar oğlu Pinehas topluluktan ayrılıp eline bir mızrak aldı.祭司 亞倫 的 孫子 、 以利 亞撒 的 兒子 非尼哈 看見 了 、 就 從會 中 起來 、 手 裡 拿著槍
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Ai nấy thấy vậy, đều lằm bằm rằng: Người nầy vào nhà kẻ có tội mà trọ!
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Ai_nấy thấy vậy , đều lằm_bằm rằng : Người nầy vào nhà kẻ có tội mà trọ !
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Al ver esto, todos murmuraban diciendo que había entrado a alojarse en la casa de un hombre pecador
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Ao verem isso, todos murmuravam, dizendo: Entrou para ser hóspede de um homem pecador.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.A viděvše to všickni, reptali, řkouce: K člověku hříšnému se obrátil.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.A vidiac to všetci reptali a hovorili: K hriešnemu človeku vošiel nocovať.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.A widząc to wszyscy, szemrali, mówiąc: U człowieka grzesznego gospodą stanął.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Cînd au văzut lucrul acesta, toţi cîrteau şi ziceau: ,,A intrat să găzduiască la un om păcătos!``
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Da sie das sahen, murrten sie alle, daß er bei einem Sünder einkehrte.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.In ko to vidijo, godrnjajo vsi, govoreč: K človeku grešniku gre gostovat!
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Ja sen nähdessään kaikki nurisivat sanoen: "Syntisen miehen luokse hän meni majailemaan".
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.뭇사람이 보고 수군거려 가로되 저가 죄인의 집에 유하러 들어갔도다 하더라
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Men alla som sågo det knorrade och sade: »Han har gått in för att gästa hos en syndare.»
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.mikor [ezt] látták, mindnyájan zúgolódának, mondván hogy: Bûnös emberhez ment be szállásra.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Og da de så det, knurrede de alle og sagde: "Han er gået ind for at tage Herberge hos en syndig Mand."
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Og da de så det, knurret de alle og sa: Han gikk inn for å ta herberge hos en syndig mann!
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Vedendo ciò, tutti mormoravano: «E' andato ad alloggiare da un peccatore!»
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Voyant cela, tous murmuraient, et disaient: Il est allé loger chez un homme pécheur.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.Και ιδοντες απαντες εγογγυζον, λεγοντες οτι εις αμαρτωλον ανθρωπον εισηλθε να καταλυση.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.И все, видя то, начали роптать, и говорили, что Он зашел к грешному человеку;
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.И като видяха това, всички роптаеха, казвайки: При грешен човек влезе да преседи.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.І бачивши всї, нарікала кажучи: Що до грішника чоловіка пійшов у гостину.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.וילונו כל הראים לאמר בא ללון בבית איש חוטא׃
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.فلما رأى الجميع ذلك تذمروا قائلين انه دخل ليبيت عند رجل خاطئ.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.眾 人 看 見 、 都 私 下 議 論 說 、 他 竟 到 罪 人 家 裡 去 住 宿
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.眾人 看見 、 都 私下 議論說 、 他 竟 到 罪人 家 裡去 住宿
Bu parçalar cebimde bulunan ve haberleşme ve hesaplama cihazı işlevi gören cep telefonu ile iletişim halinde.이것들은 통신과 컴퓨팅을 담당하는 제 주머니 속 휴대폰과 커뮤니케이션 하도록 되어 있습니다.
Bu parçalar cebimde bulunan ve haberleşme ve hesaplama cihazı işlevi gören cep telefonu ile iletişim halinde.המרכיבים האלה מתקשרים אל הסלולרי שלי הנמצא בכיסי שמתפקד כיחידת התקשורת והמיחשוב.
Bu parçalar cebimde bulunan ve haberleşme ve hesaplama cihazı işlevi gören cep telefonu ile iletişim halinde.وهذه المكونات تتواصل مع هاتف متنقل في جيبي والذي يتصرف كأداة أتصال وحوسبة
Bu parçalar cebimde bulunan ve haberleşme ve hesaplama cihazı işlevi gören cep telefonu ile iletişim halinde.コミュニケーションや計算する道具となります ビデオには私の学生のプラナブ・ミストリさんが写っています
Burada inanılmaz coğrafi imzalar olan ve karadaki yerleşim için doğal dalga kırıcı görevi görenיש את החתימה הגאוגרפית המדהימה הזו של שורת איים שהיו בנמל
Burada inanılmaz coğrafi imzalar olan ve karadaki yerleşim için doğal dalga kırıcı görevi görenهذا التوقيع الجغرافي المدهش من سلسلة من الجزر التي كانت في المرفأ
Burada inanılmaz coğrafi imzalar olan ve karadaki yerleşim için doğal dalga kırıcı görevi görenこれらの島々は 素晴らしい地形をしていて 塩沼や浜といった土台が
Burada inanılmaz coğrafi imzalar olan ve karadaki yerleşim için doğal dalga kırıcı görevi gören항구의 외부에 있는 일련의 섬들과 고지대 정착을 위한 자연적 파 감쇠(波 減衰)로서의
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.Bagian berhalusinasi diwakili oleh mereka yang mengakui bagian dari bumi sebagai milik mereka.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.La parte allucinante è rappresentata da quelli che ammettono parti della Terra come loro proprietà.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.La parte alucinante está representada por aquellos que admiten partes de la tierra como sus posesiones.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.Халюциниращата част е представена от тези, които твърдят, че части от Земята са техни.
İlgili Sayfalar