gören ile cümle

gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu illüzyonu gören sadece biz miyiz?А только ли нам видятся иллюзии?
Bu illüzyonu gören sadece biz miyiz?Дали ние сме единствените, които виждат илюзии?
Bu illüzyonu gören sadece biz miyiz?Чи ми єдині, хто бачить ілюзії?
Bu illüzyonu gören sadece biz miyiz?האם אנחנו היחידים שרואים אשליות ?
Bu illüzyonu gören sadece biz miyiz?هل نحن المخلوقات الوحيدة التي يمكن خداعها بصرياً ؟
Bu illüzyonu gören sadece biz miyiz?違います
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Als het volk de wolk bij de ingang van de tent zag staan, knielde iedereen neer, ieder bij zijn eigen tent.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Cả dân sự thấy trụ mây dừng tại cửa Trại, bèn đứng dậy, rồi mỗi người đều sấp mình xuống nơi cửa trại mình.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Cả dân_sự thấy trụ mây dừng tại cửa Trại , bèn đứng_dậy , rồi mỗi người đều sấp mình xuống nơi cửa trại mình .
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.모든 백성이 회막문에 구름 기둥이 섰음을 보고 다 일어나 각기 장막문에 서서 경배하며
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.וראה כל העם את עמוד הענן עמד פתח האהל וקם כל העם והשתחוו איש פתח אהלו׃
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.فيرى جميع الشعب عمود السحاب واقفا عند باب الخيمة. ويقوم كل الشعب ويسجدون كل واحد في باب خيمته ً.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.眾 百 姓 看 見 雲 柱 立 在 會 幕 門 前 、 就 都 起 來 各 人 在 自 己 帳 棚 的 門 口 下 拜
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.眾百姓 看 見雲 柱立 在 會幕 門前 、 就 都 起 來 各 人 在 自己 帳棚 的 門口 下拜
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.A tak si pomyslela - čert to vem. Odebrala z nich nějaký materiál.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.A tak si pomyslela - hm, ale čo s tým? Odobrala z nich nejaký materiál.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Ekkor azt gondolta, na, mi a fene. Ezért mintát vett belőle.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Entonces pensó, bueno, qué diablos. Y tomó una muestra del material.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.E si disse: perché no? E ne analizzò alcuni campioni.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Et alors elle s'est dit, et bien, que diable se passe-t-il. Alors elle préleva des échantillons.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Ik kan het maar proberen, dacht ze. Ze verzamelde er wat materiaal van.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.그녀는 생각했죠. 이게 뭐야. 그녀는 몇가지 샘플을 채취했습니다.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Maka dia berpikir, baiklah, lanjut saja. Dia mengambil beberapa sampel lagi dari sana.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Och så tänkte hon att, vad katten. Så hon tog ut prover på materia ur det.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Portanto ela pensou: "Que diabo!" Retirou algumas amostras daquilo.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Så vi tænkte, hvad pokker. Så hun udtog en prøve fra den.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Și s-a gândit, de ce nu. A extras, deci, un eșantion de material din os.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Vì thế, cô ấy nghĩ: chà, có thể là gì nhỉ? Cô ấy lấy mẫu chúng.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı."Was soll's", dachte sie sich. Also entnahm sie ein paar Proben daraus.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Więc pomyślała... "Co mi szkodzi". Pobrała próbkę.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Και έτσι σκέφτηκε, τι στο καλό. Έτσι πήρε δείγμα από αυτό.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.И така тя си помисли, ами, какво толкова. Така че, тя взе малко материал от нея.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.Ну и чертовщина, подумала она. И взяла образцы для анализа.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.והיא חשבה, ובכן, למה לא? והיא דגמה חלק מהחומר מתוך העצם.
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.او كما هُيىء لها .. على ما يبدو .. استخرجت عينة من ذلك ..
Bunlar gören Mary, buradan bir parça örnek aldı.そこからいくつかの物質を採取しました DNA自体はそこから発見できませんでしたが
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.Ce sont des destinations touristiques populaires, surtout en été.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.De är populära turistmål speciellt på sommaren.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.Ne ovat suosittuja matkailukohteita erityisesti kesäisin.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.Se trata de lugares muy concurridos, especialmente en verano.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.Они являются популярными туристическими объектами, особенно в летнее время.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.وتعتبر كأماكن سياحية مفضلة خاصة في الصيف.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.芬兰的许多古代城堡也对公众开放,例如萨翁林纳城堡
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Als ich dies machte, sah dies ein Herr und meinte zu mir:
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Cand am facut-o pe asta, un domn a vazut-o si mi-a spus,
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Cuando hice esto, un señor que estaba mirando me dijo:
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Keď som túto sochu spravil, videl ju jeden pán a povedal mi,
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Khi tôi làm cái này, một người đàn ông thấy và nói với tôi rằng
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,이 작품을 만들 때 어떤분이 이걸 보시고 저에게,
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,"OK, jeśli się pan upiera..." (Śmiech) (Oklaski)
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Quand j'ai fait celui-là, un homme l'a vu et m'a dit,
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Quando fiz este, um senhor viu-o e disse-me,:
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Quando ho fatto questo, un uomo l'ha visto e mi ha detto:
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,Toen ik deze deed, had een man het gezien en zei tegen me:
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,После того как я это закончил, Это увидел мужчина и сказал,
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,כשעשיתי את זה, אדון אחד ראה אותו ואמר לי,
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,عندما صنعت هذا رآه سيدا وقال لي:
Bunu bittikten sonra gören bir beyefendi bana dedi ki,ある男性が言ったんだ "機械なしでこんなの作れるもんか"
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.A keď to videli farizeovia, povedali mu: Hľa, tvoji učeníci robia to, čo sa nepatrí robiť v sobotu.
Bunu gören Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, öğrencilerin Şabat Günü yasak olanı yapıyor›› dediler.A ujrzawszy to Faryzeuszowie, rzekli mu: Oto uczniowie twoi czynią, czego się nie godzi czynić w sabat.
İlgili Sayfalar