gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.他是第一个看到维多利亚湖的欧洲人。
Fenâ, Allah’tan başka ne gören/şâhit ne de görülen olmadığını müşâhde etmektir.環顧,則捨己以外,他無所見。
Bahçenin açıklığı(şehrin engin manzarasıyla) zamanının göreneklerine uymamaktaydı.但圍城日久後,樋土佐右衛門無法支持,透過宮部繼潤向秀吉請降。
Bazen sallantılı evliliğine karşı bir tehdit olarak gören Jerry onu aşırı derecede sevmez.被傑瑞認為是對自己婚姻造成威脅的存在,所以相當不喜歡他。
Kota etmelerden kasıt hemen teslimatta gerçekten işlem gören ürünler için bölgesel ücretlerdir.蔣認為農村安定靠地主,故不惜代價扶助地主恢復其威權,對地方鄉紳,尤視為反共支柱。
Bu durumunda az gören göze ambliyopik göz (tembel göz) adı verilir.由於牠們體型細小,很難觀察到牠們。
Şu anda köyde eğitim gören öğrenci bulunmamaktadır.當時弘農郡沒有人懂經學。
Benimle senden başka onu gören oldu mu? — Bir gören daha var.有沒有這樣的電報?誰看過?我也不知道。
(Ünal ERDOĞAN) Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.由此可知,榮懿既不可能是扶歡場,也不是青羊市,必在它處。
Büyük Okyanus'u gören ilk Avrupalıdır.成为第一个看到太平洋的欧洲人。
1930'lu ve 1940'lı yıllarda yıldız oluşumunu çağdaş bir süreç olarak gören ilk kişiler arasındaydı.1930到1940年到中他是最早研究恆星形成過程的天文學家。
(Görenler tarafından Dünya'nın en büyük düellosu olarak söylenir.)(有趣的是这两个国家都被称为“最尊贵共和国。
Bunu gören Helvetler ortadan tekrar hücuma geçtiler.王設見者必生惡賤。
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".請勒下流人,見為追尋此物也。
Copenhagen yorumlaması kuantum mekaniğinde en yaygın rağbet gören yorumlamadır.量子力学诠释中最被普遍支持的是哥本哈根诠释。
Johnson'u arkadaştan daha öte gören Wollstonecraft bir mektubunda ondan bir baba ve ağabey gibi bahseder.对沃斯通克拉夫特而言,约翰逊更像是一位朋友;在她的信件中,约翰逊被比作为父亲与兄长。
Ancak Cadı Kral'ın içeri girdiğini gören herkes korkuya kıpılıp kaçarlar.任何人看到他的骑士从他的城堡出来都会不安。
Gelenek ve görenekleri hakkında pek fazla bilgi yoktur.对他们的风俗习惯知之甚少。
Bulgaristan Varna Türkleri kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.葛瑞恩亚文化有不同的观点和做法。
Şair olup da seni bu gözlerle görende Varlığa inanmakla sana inanıyorum.诸君皆忠烈之士,亦当同孤徇此举。
İşte bu hasar gören eserlerin, engelli insanların atası olduğuna inanılırdı.是笨蛋王子作成失敗的人工生命體。
Yüzünü bir gören olmasın diye kızını çok sakınırmış.很怕讓人看到她沒有眼睛的樣子。
Köyün gelenek, görenek ve |yemekleri]] hakkında bilgi bulunmamaktadır.而未究竟道類智時於轉究竟。
Birtakım NASA tarafından parasal destek gören çalışma, "Spaceguard projesi" üzerinde çalışıyor kabul edilir.NASA獲得大量的經費,都被視為是為努力執行"太空警衛計畫"工作所需要的。
Bu tarih genel kabul gören tarihtir.这是和目前广泛接受的历史评价是一致的。
Akciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören Evliyaoğlu, 21 Ağustos 2011 gecesi vefat etti.滿妹阿嬤因肺癌於2011年8月21日病逝。
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.他在车店里买了一部可以在驾驶室做爱的高档小车。
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.按照聯合國的説法,羅興亞人是世界上受到迫害最嚴重的少數民族之一。
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.그러나 그곳은 마술사의 무대와도 같아서, 함부로 가까이 가서는 안 되며 보도록 허락된 것만을 보아야 한다.
Kendi genelen ve göreneklerini hala sürdürmektedirler.저서로는 효재처럼 보자기 선물과 시가 있는 효재밥상등이 있다.
Bunu gören İzanagi ise korkup kaçmaya başlar.처음 보는 사람을 보면 두려움에 떨며 도망친다.
Görentaş (Gerdiç) köye hem kuzeyden, hem de güneyden ulaşmak mümkündür.비봉면은 고산군 서면(西面)과 북상면(北上面)의 합면이다.
Bunu gören Helvetler ortadan tekrar hücuma geçtiler.악견은 부정견(不正見)이라고도 하며 간단히 견(見)이라고도 한다.
Çan kulesi yangından zarar gören öncekinin yerine 1842 yılında yapıldı.종탑은 과거 번개로 손상이 생긴 것을 대체한 1842년에 지어졌다.
Dünyanın en doğusunda, yani Gün değişim çizgisinin yakınında olduğundan yeni günü ilk gören yerleşim yeridir.날짜 변경선과 가장 가깝기 때문에 세계에서 가장 먼저 하루가 시작되고 가장 먼저 새해를 맞이하는 섬이다.
(Bu görüşe karşın, başarısızlık nedenini saldırının geç yapılması olarak gören askeri uzmanlarda vardır.(그러나, 이 결과는 증거로 불충분하다는 연구자들의 회의적인 태도에 부딪혔다.)
Şair olup da seni bu gözlerle görende Varlığa inanmakla sana inanıyorum.또한, 성체를 신자들이 직접 눈으로 보며 공경할 수 있도록 하기 위해서 성광 안에 성체를 모시기도 한다.
Kasık bitleri, enfestasyon (istila) gören bir kişiyle yakın temasla yaygınlaşmaktadır.원래 하(下)자가 새겨졌는데 누군가가 추가로 새겨 정(正)자로 보인다.
Birçok uygulamalı çalışmalarda %95 güven düzeyi için tek bir güven aralığı göreneksel olarak verilir.특정 사건이 일어나는 확률을 근거로 통계를 낼 때 95%의 신뢰도를 따라가게 되어 있다.
Gelenek ve görenekleri karadeniz yöresıne benzer ama karadenizli degildirler.전작과 감독은 다르지만 원작가는 같다.
Bahçenin açıklığı(şehrin engin manzarasıyla) zamanının göreneklerine uymamaktaydı.주변에 아무런 시설을 하지 않았으며, 겉으로 보아 내부는 굴식돌방무덤(횡혈식석실묘)으로 추측된다.
Üniversitede eğitim gören her 3 kişiden biri orta yaşlı öğrencidir.만세사건으로 구속된 학생 중 100여명이 중앙중학교 학생이었다.
Mahallenin gelenek, görenekleri hakkında bilgi yoktur...코치는 전술에 대한 어떠한 말도 하지 않았다...
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".그러나 형사들 사이에도 연락이 계속되어 형사들은 밀착하여 그를 감시하였다.
40 yıl boyunca Saylonları gören ya da duyan olmadı.אף אחד לא ראה או שמע מן הסיילונים למשך 40 שנה.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.האירופאי הראשון שראה את מפלי ויקטוריה.
Aldatıldığını gören Tet öfkelenir.האופן שהם מסתכלים עליך מעיד על כעסם.
4 sarı kart gören Hamzaoğlu takımını hiç yalnız bırakmadı.הוא כמעט אף פעם לא נראה ללא כובע הצמר הצהוב שלו.
AIDS'i Afrika için büyük bir tehdit olarak gören ilk devlet Burkina Faso oldu.הממשל של סנקרה היה הממשל האפריקאי הראשון שהכיר במגפת האיידס כאיום גדול על אפריקה.
Bir daha da onları gören olmadı.הם לא נראו עוד לעולם.
1627 ve 1657 yıllarında ağır hasar gören şato, 1720'de yıkıldı.המצודה ניזוקה קשות בשנים 1627 ו-1657 ובשנת 1720 היא נחרבה סופית.
Köyün gelenek, göreneklerine devam etmektedir.לכן המחוז נשאר טקסי בעיקרו.
Bunu gören yerliler topluca üstüne çullandılar.כשראו זאת הילידים, השליכו עצמם כולם עליו.
Köy sakinleri aynı gelenek ve göreneklere sahiptir.בני מנשה מקיימים מנהגים רבים הדומים למנהגי היהדות ומצוותיה.
Saint David bayrağı bölgede değer gören bir bayraktır.דגל דייוויד הקדוש (באנגלית: Flag of Saint David) הוא הדגל המזוהה עם פטרונה של ויילס - דייוויד הקדוש.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.כל השוהים במדורים אלו מתו מיד.
Ā== Kültür == Köy Kürt gelenek, görenek yasamaktadir.תורת האדם (שער המיחוש – עניין הסכנה) יומא פ"ח סי' יג.
Her şeyi doğa içinde gören bir anlayışa sahiptir.לשם כך צריך להכיר את כל הטבע.
Tazminat denen bu ödemeye karar verilmesi için zarar gören taraf zararını kanıtlamalıdır.עשה כן, יהיה זכאי לפיצויים בגין הנזקים אותם הוכיח.
Köyün gelenek ve görenekleri hep canlı kalmıştır ve mümkün olduğunca devam ettirilmektedir.במצב זה, סיכוייה של האוכלוסייה להישמר ולחיות כרגיל גדלים.
İlgili Sayfalar