gören ile cümle

gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çan kulesi yangından zarar gören öncekinin yerine 1842 yılında yapıldı.Klokketårnet blev bygget i 1842 og erstattede da et tidligere tårn, som var blevet beskadiget ved lynnedslag.
Eski ticaret yolu üzerinde olduğundan rağbet gören bir bölgeydi.Byen var tidligere et stort handelssted på Silkevejen.
Ayrıca, Adolf Hitler ve Joseph Goebbels'i intihar etmeden önce canlı gören son kişiler arasındaydı.Han var også blant de siste som så både Adolf Hitler og Joseph Goebbels i live før de begikk selvmord.
Ünlü "Gözlerinin aklarını görene kadar ateş etmeyin" emri burada verilmiştir.Han hevdes å stå bak den kjente ordren «Ikke skyt før dere ser det hvite i øynene deres».
Steroid hormonlar hormon olarak iş gören steroidlerdir.Steroidhormoner er steroider som fungerer som hormoner.
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.En magiker kan forsvinne (eksivere) fra et sted, og med en gang dukke opp igjen (immivere) et annet sted.
Ama bunu gören Chris, bu işte bir bit yeniği olduğunu anlar.Men er Chris fortsatt den personen, om så innerst inne?
Ağır hasar gören Colomba gemisindeki Alman birlikleri neredeyse isyan etme seviyesine geldiler.De tyske soldatene ombord på den nesten sunkne «Colomba» gjorde opprør.
Kentte, savaş gören tüm kentlerde olduğu gibi, elektrik, havagazı ve su yoktu.Grotta hadde under krigen aldri tilførsel av strøm, luft eller vann.
Bunu gören diğeri kaçmaya başladı.Den som lo først, røk ut.
Bunlar, genellikle all-star maçları gibi önemli derecede rağbet gören şampiyonalardır.Vanlig i veldig sterke turneringer som f.eks. verdensmesterskap.
Bir daha da onları gören olmadı.De ble aldri sett igjen.
Bunu gören kraliçe çığlıklar atarak İsis’i engeller.Den rasende dronningen nektet å høre på ham.
Margaret Thatcher kabinelerinin en uzun süre hizmet gören bakanıydı.Howe var det medlem av Margaret Thatchers regjering som deltok lengst i hennes regjeringer.
Müslüman ve Süryani kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Både muslimen og antroposofen strever etter livslang læring.
Daha sonra Şerif Gören ile birlikte ağırlıklı olarak çalışmıştır.Men like etter så de mannen i live.
Zamanın daraldığını gören Rus ordusu baskıyı arttırdı.I den andre perioden økte det russiske presset.
Ancak, aldığı habere göre suikastı gören bir tanık vardır ve onun da temizlenmesi istenmiştir.Er saken allerede erklært fritt tilgjengelig, vil dette bare bli opplyst overfor de som søker om innsyn.
Ağır hasar gören Kazakistan, 5 bin kişilik yolcusundan 2.300'ünü başka bir gemiye aktardı.3,2 millioner passasjerer ble fraktet i 2 000 busser av 3 000 sjåfører.
Renkleri görme ile ilgili çok itibar gören bir evrimsel kuram geliştirmiştir.Han hadde en bemerkelsesverdig sans for farger.
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.Melihat hal tersebut, para ahli-ahli sihir Firaun tidak mau dikalahkan.
Çünkü o yaptıklarınızı gerçekten görendir.''Dan Allah Maha Mengawasi hal-hal yang kalian perbuat.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafilaksis terhadap penisilin muncul pada satu di antara 2.000 hingga 10.000 orang yang mendapat pengobatan.
Bir daha da onları gören olmadı.Sayang, mereka tak pernah bertemu lagi.
Hastanede hâlâ eğitim gören genç bir doktor olan Félix Rey tarafından tedavi edilmiştir.Di situ ia dirawat oleh Félix Rey, seorang dokter muda yang masih menjalani pelatihan.
Sanıyorum ki yer yüzünde bu kadar feci bir sahneyi gören göz pek azdır."Pandangan yang muncul pada waktu itu adalah orang yang miskin berarti tidak berkenan pada Allah.
Onu böyle gören başka bir insan da ablasıdır.Orang yang melihatnya (beranggapan) seakan ia orang yang kepayahan, lalu memandangnya sebelah mata.
Ayrıca, Kur'an'da cehenneme ve azap görenlere dair birçok tanım ve tasvir bulunur.Di akhirat para penghuni neraka akan menjalani hukuman berupa siksa yang sangat pedih.
Altmışlı yıllarda mahallenin okulunda ders gören yaklaşık 160 ögrenci bulunurdu.Sedikitnya 60 orang murid menempati asrama pada tahun pertama.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Pembela yang menjawab bahwa mereka tidak akan pernah menyerah dan terus berjuang.
Steroid hormonlar hormon olarak iş gören steroidlerdir.Hormon steroid adalah steroid yang bertindak sebagai hormon.
Gelenek ve görenekleri ise normal düğünleri ve kendilerine has oynayış tarzlarıdır (delilo,şerizdin vb.).Merah jambu sering dikatikan dengan sifat-sifat dan hal-hal yang feminin.
Newton'un uzun süredir kabul gören bazı teorilerin, bazı koşullarda doğru olmadı ortaya koyuldu.Teori-teori lama yang dipegang Newton diperlihatkan tidak benar dalam segala situasi.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.Hasilnya lebih baik pada 50–60% pasien yang diobati.
"Onları gören peşlerinde koşuyor!".Lalu Ia memandang sekeliling-Nya untuk melihat siapa yang telah melakukan hal itu.
Romeo'yu ölmüş olarak gören Juliet, Romeo’nun hançerini alarak kendini öldürür.Julia lalu terbangun, dan melihat Romeo tewas, sehingga ia bunuh diri dengan pisau.
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Galangan kapal modern kemudian dibangun kembali di lokasi.
Bugün Anheuser–Busch InBev şirketine ait olan marka, Almanya'da rağbet gören önemli içecek markalarındandır.Industri yang menjadi fokus utama Anheuser-Busch InBev adalah industri minuman.
Bu rapor kısa sürede yaşanan olayların genel kabul gören sürümü oldu.Laporan ini dengan cepat menjadi versi acara yang diterima umum.
Dr. Gachet'nin Portresi Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un en çok değer gören resimlerinden birisidir.Potret Dr. Gachet adalah salah satu lukisan karya pelukis Belanda Vincent van Gogh.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri vardır.Ia memiliki hobi berolahraga dan makan.
Başvurusu kabul gören Schopenhauer, 1820'de Berlin Üniversitesi'nde eğitmenlik yapmaya başladı.Pada tahun 1820 Schopenhauer menjadi dosen di Universitas Berlin.
10 Eylül 2014 Kiel gören tarihinde 74 yaşında hayatını kaybetmiştir.Kiel meninggal dunia pada tanggal 10 September 2014 di usia ke 74.
Tu jaudinaisi, vos tik pamatei tą moterį. : Şu kadını görene kadar sinirliydin.Disaat itulah aku tergiur untuk memilikinya. hatiku berdebar-debar bila melihat wanita ini.
Bunu gören kaçaklar için ise geriye tek bir seçenek kalmıştır: Koşmak.Maka penguasa-penguasa tersebut patuh terhadapnya, hanya satu yang menentangnya.
Avustralya'da eğitim gören sanatçı burada Western Üniversitesi 'nden mezun oldu.Banyak pelajar dari Indonesia yang belajar di universitas yang ada di Australia.
Bunu görenleri bir umut ve cesaret sarar.Mereka melambangkan kebangkitan dan harapan.
Bunu gören Hun kağanı çocuğu yanına alarak yetiştirmiş krallığını ona geri vermiştir.Sifat Nao yang peka dan perhatian membuat suatu keputusan untuk membawa anak tersebut dengannya.
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Scott G. Anderson trong vai Frederick Fleet: Người gác đã phát hiện ra khối băng.
"Filmi gören ilk insanlar yapımın boyutları ve izleyiciye yakınlığından dolayı şoke olmuşlardı."Đợt khán giả đầu tiên xem phim, họ bị choáng ngợp bởi quy mô và sự gần gũi của siêu phẩm.
Zarar gören yüzük bir süreliğine müdürün odasındaki masanın üstünde kalmıştır.Chiếc nhẫn bị hủy ấy được cất trên chiếc bàn nằm ở Phòng Hiệu trưởng trường Hogwarts một thời gian.
Shusaku açılışının genel kabul gören şekli aşağıdaki gibidir: Shusaku fuseki The master playerKhai cuộc Shusaku fuseki chính thống được chơi như sau: Shusaku fuseki
Bir daha da onları gören olmadı.Hai người không bao giờ gặp lại.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.Ông cũng là người châu Âu đầu tiên nhìn thấy thác Victoria.
Barton da Her şeyi Gören Göz'ün altına 13 katlı bir piramit yerleştirmeyi tavsiye etti.Ngược lại, Barton đề xuất một kim tự tháp mười ba tầng bên dưới Thiên Nhãn.
Çok fazla yağış gören ormanlardır.Hà Nguyên có nhiều rừng mưa.
Neeson Schindler'i, zekasıyla onu bir çeşit dalgacı olarak gören Nazileri alt ettiği için eğlenceli bulmuştur.Neeson cảm thấy Schindler ưa tỏ ra thông minh hơn Đức Quốc xã, những kẻ coi ông như thằng hề.
Kızı ormanda yürürken gören bir kurt, onu yemek için bir plan yapar.Một con sói theo dõi cô bé và lập kế hoạch để ăn thịt cô.
Birleşmiş Milletlere göre Rohingyalar Dünya′nın en çok eziyet gören etnik gruplarından biridir.Theo Liên Hiệp Quốc, các Rohingya là một trong những dân tộc thiểu số của thế giới bị ngược đãi nhất.
Hasar gören vücut bölgesi örtülür.Làm tổn thương vùng da bị nổi ban.
İlgili Sayfalar