gören ile cümle
gören kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şerif Gören, Türk film yönetmeni.Шериф Гьорен — турецький кінорежисер.
Copenhagen yorumlaması kuantum mekaniğinde en yaygın rağbet gören yorumlamadır.Докладніше: Копенгагенська інтерпретація Найбільш поширена інтерпретація квантової механіки.
Kızı ormanda yürürken gören bir kurt, onu yemek için bir plan yapar.Коли дівчинка приходить, вовк пропонує їй поїсти.
Bunları gören Pak'o kaçar.Кіт бачить, як вони від'їжджають.
Görentaş (Gerdiç) köye hem kuzeyden, hem de güneyden ulaşmak mümkündür.Ва (ва: Va, Vo, Wa, Awa) — мова народу ва, що живе на північному сході М'янми та на півдні Китаю.
Ayrıca Tatarşav'ı görenler Nart görmedim demesinler!Ніби й не чули ударів татарських батогів.
Nishikori 81 yıl sonra yarı finale gören ilk Japon oldu.Нішікорі став першим японцем у чвертьфіналі Australian Open за 80 років.
Köyün gelenek-görenekleri Anadolu Türkleri ile bağdaşmaktadır.Місцеві мешканці пов'язують цей факт з віком черепахи.
Arama sırasında zarar gören olmadı.Пошкоджень перевірка не виявила.
O sırada pencereden onları gören padişah her ikisini de huzuruna çağırarak meseleyi sormuş.Через це потрапила в поле зору чекістів, які двічі викликали її на допит.
Güney Her zaman güneş ışığı alan, güneş gören yer.Хотів в останнє побачити промені сонця, світло.
Gelen savaşçıları gören halk şehri boşaltarak dağlara kaçtı.Решту вояків врятувала ніч, що спустилася на гори.
Kerevitler son yıllarda akvaryum sektöründe de talep gören canlılar haline gelmişlerdir.У працях минулих років стверджувалося про зимівлю більшості тварин у водоймах.
Hamile olanlara veya yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi görenlere uygulanmamalıdır.Не слід вводити вакцину вагітним жінкам, або людям з пригніченою імунною системою.
Bir süredir lösemi tedavisi gören sanatçı 6 Mayıs 2007'de İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.Деякий час лікувалась від лейкемії, померла 6 травня 2007 року в Стамбулі.
Görenlerin dediğine göre geminin ana yelken direğini ok gibi gökyüzüne atan bir infilak yaşandı.За словами тих, хто це бачив, стався вибух, який відкинув грот-щоглу корабля в небо, як стрілу.
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.Ti putují stejným směrem, a tak se k nim zaklínač přiidá.
Köyün ], görenek ve ] hakkında bilgi yoktur.O tom, co se nachází dál, obyvatelé Ubikací nevědí.
Victorya Şelaleleri'ni gören ilk Avrupalıydı.Jako první Evropan spatřil Viktoriino jezero.
Bunu gören savunmacılar teslim olmaktan vazgeçip çatışmaya devam ettiler.Vyzvala přítomné, aby se nevzdávali a pokračovali v boji.
Bir daha da onları gören olmadı.Dál jsem ho už neviděl.
Bahçenin açıklığı(şehrin engin manzarasıyla) zamanının göreneklerine uymamaktaydı.Ten však město nedokázal dobýt (vlastně to ani moc nezkoušel) a odtáhl od něj.
Bunu gören öğrenciler onları gösterek gülmeye başlarlar.Kdybych to dnes řekl nahlas, všichni by se mi vysmáli.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.Ke zlepšení dochází u přibližně 50–60 % léčených osob.
Aynı maç içerisinde ikinci defa sarı kart gören oyuncu, kırmızı kartla cezalandırılır.Místo druhé žluté karty se stejnému hráči uděluje červená.
Görentaş (Gerdiç) köye hem kuzeyden, hem de güneyden ulaşmak mümkündür.Přivádí k Sezimovu Ústí vody od severu (od Chotovin) a východu (od Turovce).
Dünya üzerinde herkes tarafından kabul gören dolaylı vergileme yöntemi rezerv gereksinimi uygulamasıdır.Poskytnutí jakékoli požadované finanční pomoci v rámci tohoto mechanismu bude podléhat přísné podmíněnosti.
Son yıllarda parçaları en çok talep gören prodüktör ve remixçilerin başında geliyorlar.V posledních letech ale řidiči těchto vozů přesedají do větších a divácky oblíbenějších kategorií.
Bu yangını gören Joel, hemen restorana girer ve Ellie'nin kendini korumak amacıyla David'i öldürdüğünü görür.Dostanete do restaurace, ve které se David snaží zabít Ellie.
Bu okullarda eğitim gören öğrencilerimizin % 30'u burs katkısıyla okumaktadır.Programu může využít až 30 procent bakalářských studentů.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri vardır.Všímá si náboženství, zvyků, jídla a podobně.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri: Cağ Kebabı meşhurdur.Trvalky v zahradní a krajinářské tvorbě: Pomněnkovec velkolistý .
Okavango Deltası'nı 1848'de ilk gören Avrupalı, İskoç misyoner ve kâşif David Livingstone'dur.V roce 1851 navštívil poprvé Zambii skotský cestovatel, misionář a lékař David Livingstone.
Torpido tüpü, yatay yönde torpido fırlatılması işlevini gören bir cihazdır.Torpédomet je zařízení pro vypouštění torpéd v horizontálním směru.
Büyük ilgi gören kitap, üç yıl içinde 12 dile çevrildi.Získal cenný pergamen, který během 6 let přeložil.
Bunu görenleri bir umut ve cesaret sarar.Tato svíčka představuje naději a očekávání.
Bu sırada depremden zarar gören askeri binaları onarımının yapılması yönünde çaba sarf etti.Mezitím se rozběhly velké opravné práce na zničené infrastruktuře státu.
Hasar gören vücut bölgesi örtülür.Projeví se poškozením tělesných funkcí řízených z postižené oblasti.
Tarihine rastlanmamıştır Mahallenin gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.Nesmíme opomenout, že program nezohledňoval ani místní tradice a zvyky lidí.
Çünkü o yaptıklarınızı gerçekten görendir.''Dumnezeu este Văzător a ceea ce făptuiesc.
Bunları beraber gören Wizard yanlarına gelir.Atunci ea a aruncat o vrajă asupra lui.
Yörük örf, âdet ve görenekleri hakimdir.Uzual, ayat-ul și burhan-ul vieții (Vezi Ayat).
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Scott G. Anderson în rolul lui Frederick Fleet: Gabierul care a observat aisbergul.
Bir daha da onları gören olmadı.De atunci, nimeni nu îi mai văzuse.
Geceleri gören bir türdür.Este o specie nocturnă.
Tedavi gören kişilerin 50–60%’ında sonuçlarında düzelme görülür.În cazul a 50–60% dintre pacienții tratați se obțin rezultate îmbunătățite.
En çok sarı kart gören (tüm zamanlar, oyuncu) 6, Cafu ( Brezilya, 1994-2006).Cele mai multe avertizări (all-time, jucător) 6, Cafu ( Brazilia, 1994–2006).
Onu gören hastaneden çalıştığı arkadaşı delirdiğini düşünür.Unii dintre cei cărora le împărtășise proiectul său apostolic, îl considerau nebun.
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Un asteroid pierdut este un asteroid care a fost observat apoi pierdut.
O dönemde BBC’de çok büyük ilgi gören Mr. Wroe’s Virgins dizisinden de sorumluydu.El a fost de asemenea responsabil pentru seria Mr. Wroe's Virgins difuzată de BBC2.
Diğer Balkan ülkelerini kendine karşı tehdit olarak gören Arnavutluk, mecburen bağımsızlığını ilan etti.Statele autonome britanice care au votat pentru rămânere în U.E. vor independență acum.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Incidența anafilaxiei la penicilină este de 1 la 2.000-10.000 de persoane tratate.
En çok zarar gören sektör ise %18,46'lık kayıp ile madencilik oldu.Cea mai afectată regiune a fost Europa cu un declin de 6%.
Burada yaşayanların bazıları papaz okulunda eğitim gören ya da kilisede çalışan geçici yerleşimcilerdir.Unii dintre locuitorii temporari sunt studenți la seminar sau lucrează ca funcționari bisericești.
Köy bugüne kadar gelenek ve göreneklerinden hiçbir şey kaybetmemiştir.Satul românesc a păstrat peste veacuri nealterate tradițiile și obiceiurile.
(Görenler tarafından Dünya'nın en büyük düellosu olarak söylenir.)(Este cel mai mare tsunami cunoscut din istorie).
Kısa bir kuşatmadan sonra, herhangi bir Kartaca yardımı gelmeyeceğini gören Sirakuza Roma ile barış yaptı.După un scurt asediu, neprimind sprijin cartaginez, Siracuza a încheiat pace cu romanii.
Köyde Türk gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.În sat s-au păstrat tradițiile și obiceiurile românești .
Köyün gelenek ve görenekleri etnik kökenlere göre değişmektedir.Numărul și dimensiunea provinciilor se schimba în conformitate cu politica internă romană.
Oldukça ilgi gören bu şarkının klibi de diğer kliplerden oldukça farklıdır.Acest sunet, relativ ușor pentru noi, este o mare piatră de încercare pentru alte națiuni.
İlgili Sayfalar